YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Moldova maçından sonra Fatih Terim'in "Kriz ortamı varmış gibi görünüyor, ama biz ikinci sıradayız" açıklaması olmasaydı bu ülkede artık neler olurdu, hesap edin.

Fatih hocaya taktik önerisi
Moldova maçından sonra Fatih Terim'in "Kriz ortamı varmış gibi görünüyor, ama biz ikinci sıradayız" açıklaması olmasaydı bu ülkede artık neler olurdu, hesap edin. Dolar 1 YTL'nin altına mı inerdi, tarihi rekorunu yaşayan borsa ani bir inişe mi geçerdi, bir manası olmamakla beraber tüpgaz satışlarında gözle görülür bir ilerleme mi kaydedilirdi, bütün bunları yaşamadan görmek imkânsız tabii ki.
Birincilik şansın çok zor, ikincilik şansın zor, Malta ve Moldova'da dört, Bosna-Hersek'te üç puan bırakmışsın, Macaristan maçının İskoç hakemi Cesur Yürek, sadece Budapeşte'de değil, Avrupa'da alay mevzuu. Bütün ümitlerin tükendiği bir anda Fatih Terim, tam bir devlet adamı soğukkanlılığıyla meseleyi ele aldı. Futbolumuzun zaten gerçek ihtiyacının hoca değil, devlet adamı olduğunu da göstermiş oldu, böylece.
Söyleyip söylememekte tereddüt ediyorum, ters etki yapar mı, diye; nedenini birazdan anlatacağım. Benim aldığım duyumlar, önümüzün açık olduğunu gösteriyor. Haluk Ulusoy, söylenenlere göre Platini'yi bağlamış, İstanbul'a gelmesinin arkasında da bu iş varmış, bir kereye mahsus olmak üzere bizim grupta ilk üç finallere katılacakmış. Milli Takım'a yakın kaynaklar ve Fatih hocanın vücut dilini iyi bilen otoriteler, "Hocanın sözlerine değil, satır aralarına bakmak lazım, hoca tüyo almadan konuşmaz" diyorlar. Şimdi tabii bu yönden baktığınızda havada bir kriz kokusu var, ama bu görüntü ile öz arasındaki o derin dilemmadan kaynaklanıyor. Zaten Marx'ın da dediği gibi, görüntü ile öz aynı olsaydı, hiç bilime gerek kalır mıydı?
Ters etki meselesine gelince. Hanidir görüşemediğim arkadaşım ve sevgili dostum, güzel insan Paul Isaac'in 'Football Quarterly' dergisindeki makalesi de, futbolda paniğin önlenmesi üzerine geliştirilen yeni teknikler üzerine. Kuzey Londra mahalli ligindeki bir takımın pilot seçildiği araştırmanın sonuçları, sadece ilginç değil, bir o kadar da öğretici. Ligde kalması kolay olmayacak bir takıma 'Bu yıl düşme kaldırılacakmış' diye gaz verilmiş, takım değil o sezon, düştüğü ligden de her sene dibine kadar gitmiş. Normal yani. Fakat kendisinin bizzat nezaret ettiği bir saha araştırmasında Paul, başka bir takımın topçularına, "Düştünüz lan pislikler, o ligden de düşeceksiniz, herkesin şamar oğlanı oldunuz, onursuz yaratıklar" filan diye düpedüz hakaret etmiş. Sonuç mu? Takım ligi hani nerdeyse 'UEFA'yı kıl payı kaçırmışlar' cinsinden iyi bir yerde bitirmiş. Şimdi İngiltere'de bütün hocalar, şampiyonluk şansı veya düşme ihtimaline bakmaksızın her durumda, "Düştünüz lan pislikler, o ligden de düşeceksiniz, herkesin şamar oğlanı oldunuz, onursuz yaratıklar" diyor ve çok iyi sonuçlar alıyorlarmış. Acaba, diyorum, Fatih hoca da benzer bir taktik mi uygulasa. Hem alışıktır da böyle konuşmalar yapmaya.