YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Sinan Engin'in, "PAF takımıyla çıkacağız" açıklamasını öğrenir öğrenmez, Beşiktaşlı kardeşlerime, "Bu oyuna gelmeyin" dedim; "Sinan Engin, oğlu Oğulcan'ı parlatmak için bunu yapıyor". Çoğu, bu çocuğun PAF takımında oynadığını bilmiyor bile.

PAF puf meseleler...
Sinan Engin'in, "PAF takımıyla çıkacağız" açıklamasını öğrenir öğrenmez, Beşiktaşlı kardeşlerime, "Bu oyuna gelmeyin" dedim; "Sinan Engin, oğlu Oğulcan'ı parlatmak için bunu yapıyor". Çoğu, bu çocuğun PAF takımında oynadığını bilmiyor bile.
Önce çok şaşırdılar, sonra da, her zaman olduğu gibi bana hak verdiler.
PAF tehdidini daha önce ben de yaptım. Radikal'in tabloid boyuta geçeceği haberini alır almaz bizim servisin ağzını aradım ve dedim ki, "O zaman biz de PAF takımıyla çıkarız". Bir noktadan sonra, ne yapsanız, süreç kendi içinde ilerliyor, engelleyemiyor, geri çeviremiyorsunuz. Süreci süreç yapan da, bu hususiyeti sanırım. Tehdidim bir işe yaramadı, tarih, şaşmaz akışında ilerlemeye devam edecek. Neyse!
Şimdi madem Beşiktaş kararını verdi, bu süreçte maçın hakemi de PAF hakem olsun. Ayrıca Sivasspor, bildiğiniz üzere centilmenlik hususunda kalender bir takım. İkinci yarının başında kendi sahalarında oynayacakları Trabzon maçına bir gol yiyerek başlayacaklarını söyledilerdi. Bu çizgilerini bence daha da geliştirmeliler (çünkü bir çizgiyi geliştirmek, önemlidir) ve bu maça, onlar da PAF takımıyla çıkmalılar. Ama haftayı boş geçirmek istemeyen kaşarlar, yani A takımı oyuncuları da, kendi aralarında maç yapmalılar. İşte bu maçın hakemi, bir şans vermek açısından İsmet Arzuman olmalı. O da böylece, varsa eğer hatası, telafi imkânı bulur.
Sadece oyuncular değil, teknik ekip de PAF olmalı. Hatta kulüp başkanlığını, o haftalığına PAF sorumlusu yapmalı, o da yoksa, rahmetli Özal'la literatüre giren 'Küçük' Turgut gibi, Küçük Yıldırım rol almalı, Küçük Çarşı, Küçük Ulusoy'u istifaya çağırmalı.
Aslında bu hafta, kafadan PAF Haftası olmalı, bu haftaya kısaca 'PAFTA' adı verilmeli. Bütün takımlar, bu hafta PAF kadrolarını sahaya sürmeliler. Mümkünse bir yarışma açılmalı, kazanan proje doğrultusunda bir PAF Heykeli dikilmeli ve hakkının yenildiğini iddia eden her takım, protestosunu anıta çelenk bırakarak dile getirmeli.
Giderek her yıl kasım ayının ikinci haftası, tüm yurtta, KKTC'de ve yabancı elçiliklerde, PAF Haftası olarak kutlanmalı. Hatta bu hususta Federasyon önayak olmalı ve önce UEFA nezdinde girişimlerde bulunulmalı, ardından tüm FIFA sathında, aynı hafta tüm maçların PAF'la oynanması için lobi oluşturmalı. Her hafta demiyoruz, bir hafta, diyoruz. Her şeyi değiştirebilecek bir hafta!