'Yapılanlar sadece bir makyaj'

Türkiye Futbol Federasyonu'nun olağan mali genel kurulunda Başkan Haluk Ulusoy, mevcut dokuz kurulda değişikliğe gidebileceğini söylemişti.
Haber: EFKAN BUCAK / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye Futbol Federasyonu'nun olağan mali genel kurulunda Başkan Haluk Ulusoy, mevcut dokuz kurulda değişikliğe gidebileceğini söylemişti. Bu durum, 'Yetkim var ama ben sizi görevden almıyorum, siz istifa edin' olarak yorumlandı. Açıklamalardan üç gün sonra da, Ulusoy yönetiminin en çok eleştirildiği iki kurul, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) ve Merkez Hakem Kurulu'nda (MHK) beklenen istifalar dün geldi. MHK Başkanı Mustafa Çulcu, PFDK Başkanı Talay Şenol ve üyeler dün görevlerinden ayrıldıklarını açıkladılar. Bu kararın, Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy'u rahatlatmak amacıyla yapıldığı belirtildi.
Peki istifaların arkasında ne var? Ulusoy niye üç gün önce kurullarla çalışmayacağını açıkladı? Görüşlerini aldığımız spor otoriteleri bu konuda şu görüşleri dile getirdi:
Attila Gökçe (spor yazarı)
Maalesef Türk futbolunda tayin ve atamayla gelenler safra olarak görülüyor ve ilk olarak feda edilen hep bu kurumlar oluyor. Kulüplerle daha iyi ve yumuşak ilişkiler kurma adına Merkez Hakem Kurulu kurban edilmemeliydi. Bu, yıllar önce, dönemin federasyon başkanı Şenes Erzik'in Fenerbahçe Başkanı Ali Şen'e verdiği Ahmet Güvener (dönemin MHK Başkanı) tavizine benziyor. Hatta o dönemki Galatasaray Kulüp Başkanı Alp Yalman arabuluculuk yapmıştı. PFDK ise kararlarının Tahkim Kurulu tarafından sürekli değiştirilmesinin kurbanı oldu. Bu gerçekten üzücü bir durum. Futbol Federasyonu, marka ve kurumları geliştirecek hamleler yerine günü kurtarmaya yönelik bir hamle yapmamalıydı.
Cemal Ersen (spor yazarı)
Haluk Ulusoy yönetiminin son 1.5 yıllık yönetiminde en çok eleştirilen yönü kurullarıydı. Onları görevden alma yetkisine de sahipti ancak istifalarını istedi. Bence bu yapılanlar bir makyaj. Fenerbahçe'nin de bazen talep ettiği 'Federasyon gitse de olur, kalsa da önemli olan kurullar değişsin' düşüncesinin ışığında yapılmış bir olay. Bir de, Haluk Ulusoy 19 Ocak 2006 tarihindeki başkanlık seçimleri öncesi fazla umutlu değildi. Kurulların listelerini bir telaş içinde hazırladı ve ben onun, bu seçimlerinden dolayı pişman olduğunu düşünüyorum. Bu olay onun için bir fırsat oldu. Hem zamanlama iyi oldu hem de kulüplerle ilişkiler açısından tansiyon düştü. Kurulların içeriği sayısal olarak değişecek ancak içerik ve mantık olarak değişirler mi, önemli olan bu.
Serdar Çakır (eski hakem)
Sonuçta MHK Futbol Federasyonu Başkanı'na bağlı. İyi de olsa kötü de olsa faturası başkana kesiliyor. Bu nedenle Haluk Ulusoy'un kendi çalışacağı ekibi seçmek istemesinden daha doğal bir şey olamaz. Zamanlama çok da kötü değil, eğer liglerin başlamasından sonra bu olay gerçekleşse çok daha kritik olurdu. Sorun, istikrarsızlık. Benim dönemimdeki Bülent Yavuz MHK'sı dört yıl görevde kalırken, son üç yılda üç MHK değişti. Bence bu kurullar en az dört yıllık olmalı.
Elbette ki MHK'nın hataları vardı ancak yine de onlara fırsat tanınmalıydı. FIFA hakem listesi ve bazı atamalar gibi bazı konular hariç Çulcu yönetimi federasyonla uyum içindeydi. Ancak maalesef Türkiye'de en çok yıpratılan kurum hakemler. Bir Süper Lig hakemi beş yılda yıpratılıyor. Yeni atanacak MHK'nın de en fazla 1-1.5 yıl dayanabileceğini düşünüyorum.