'Yedi günah'ı işledikten sonra nihayet...

Özlemişiz. Seyircili, tempolu, zekâ dolu bir lig maçını da, derbi atmosferini de. İstatistikler başka türlü yazsa da, dünkü karşılaşma sezonun ilk 'derbi gibi derbisi'ydi. Şampiyonlar Ligi derbisi hem de.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Özlemişiz. Seyircili, tempolu, zekâ dolu bir lig maçını da, derbi atmosferini de. İstatistikler başka türlü yazsa da, dünkü karşılaşma sezonun ilk 'derbi gibi derbisi'ydi. Şampiyonlar Ligi derbisi hem de.
İstatistik dedik, oradan başlayalım. Kırmızı köşede, ligde öne geçtiği hiçbir maçı kaybetmeyen, ama maçların ilk yarılarında genelde
açık veren, Kadıköy'deki son altı lig maçında yenilmeyen, son on derbide ilk golü attığı her maçı kazanan Beşiktaş var. Mavi köşede
ise son 15 resmi maçını kaybetmemiş, gollerinin yüzde 80'ini ilk yarılarda atan, evinde ikinci yarılarda hiç gol yemeyen, Zico'yla ligde hiç derbi kaybetmemiş bir Fenerbahçe. Karşılaşmayı biraz da bu rakamların kaçı sağ kalacak diye de izledik. Ama maç sonunda gördük ki, matematik hiçbir şeydir, fizik-kimya ve duran top her şey.
Zan çıktı, Kartal sarsıldı
Zaten daha 3. dakikada Delgado'nun Deniz'den aşırdığı topun pasında ceza sahasına sokulan Bobo'nun golüyle tekzip edildi istatistikler: 0-1. Bu sene ligde ilk 15'te attıkları ilk goldü bu ve özgüvenli başlangıcın ödülüydü.
Afalladı ev sahibi. Bir süre hazımsızlık çektiler. 16'da Deivid,
Roberto Carlos'tan gelen topu durdurmak yerine dürtseydi beraberlik gelecekti.
Oyundaki ilk Fenerbahçe tehlikesiydi bu. Sakatlık nedeniyle yapılan Diatta-Gökhan değişikliği Kartal'ı sarsmıştı . Yine de pek telaşa kapılmadılar. 24'te frikikten gelen Aurelio kafasına dek sızıntısız ve uyanıktılar. Hatta 26'da Diatta ile bonus bir gol bulacaklardı neredeyse. O ana dek Fenerbahçe bir türlü oyun alanını parselleyemiyor -müteahhit başkanlarına inat- konuk takımın arkasına hücum için gerekli olan inşaat malzemelerini yığamıyordu.Beşiktaş'ın, oyunun kurulduğu bölgeye yaptığı pres hem rakibi bozmuştu, hem de ani fırsatlar yaratıyordu.
Bu oyun düzenini ancak ekstra bir şey bozardı. 29'daki korner gibi mesela. O gol için 'ekstraya çıkanlar', korneri atan Alex, arkaya aşıran Aurelio ve golün sahibi Deivid'di: 1-1. Golün ardından 'bu kadar emeğin karşılığı bu olmamalı' diye kahırlı bir cevap vermeye kalkıştı Beşiktaş. 38'e dek art arda deneysel pozisyonlara girdiler. Çoğu Bobo'yla. Sonuç vermemesi şansızlıktı. 40'ta aynı kör talihe bu sefer Gökhan kahretti. Enfes taşıdığı top Alex'in ayağına otursa durduk yere öne geçecekti Fener. Yine de devrenin 1-1 kapanmasına konuk ekip daha çok üzülmüştü.
Maçın çilingiri duran top
Kartlar yeniden açıldığında kontrol kalemi devreye girmişti. Tamam, tempo değişmemişti, ama güvenlik tedbirleri artmıştı. Fenerbahçe'yi öne geçiren gol ise oyunun değil ödevini iyi yapmanın ödülü oldu. 60'ta yine bir serbest vuruşun ribaundunda Semih'le öne geçti Sarı-Lacivertliler: 2-1. Bu tip kilitli oyunlarda çilingir yine duran top olmuştu işte. Artık koz söyleme hakkı böyle maçların erbabı olmaya başlayan Sarı-Lacivertlilerindi. Ertuğrul Sağlam can havliyle Higuain kartını açtı. Bobo'yla 72'de her şeyin sağlamasını yapacak fırsatı da buldular. Ama Brezilyalı bu tip maçlarda kaçmayacak pozisyonu boşa harcadı. Güç panelleri takviye için Zico son bölümde Appiah'ı aldı oyuna. Ama o da Batuhan'ı pozisyona soktu. Son dakikadaki hakem tartışması ise maçın tek kusuruydu. Polemik dünyasına hayırlı olsun!

FENERBAHÇE: 2
Volkan 6
G. Gönül 5
Lugano 6
Edu 6
R. Carlos 6
Deivid 6
Deniz 5
(Appiah 76) 5
Aurelio 6
Vederson 5
Alex 6
(Tümer 71) 5
Semih 7
(Kazım 87) -

BEŞİKTAŞ: 1
Hakan 4
Ali 4
G. Zan -
(Diatta 17) 5
İ. Toraman 5
i.Üzülmez 4
Burak 4
(Higuain 64) 4
Cisse 6
Koray 5
(Batuhan 83) -
Serdar 4
Delgado 7
Bobo 6

GOLLER: Deivid (29), Semih (60) / Bobo (3)
SARI KARTLAR: Semih, Deivid, Appiah / İ. Toraman, Cisse, Burak, İ. Üzülmez
Stat: Şükrü Saracoğlu Hakemler: İ. Arzuman, M. Eyisoy, A. Ulusoy