Yeditepeli şehir en tepeye çıkacak mı?

Yeditepeli şehir en tepeye çıkacak mı?
Yeditepeli şehir en tepeye çıkacak mı?
İstanbul, sporun en önemli organizasyonuna evsahipliği yapmak için Tokyo ve Madrid ile yarışıyor. Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin kararı kaderimizi değiştirebilir. Bugün üç adayın artı ve eksilerini inceliyoruz...
Haber: CANER ELER ANALİZ - canereler@hotmail.com / Arşivi

İlk hatırladığım olimpiyat oyunları 1988’de Seul’ün evsahipliği yaptığı organizasyondu. O zaman sadece televizyondan izlediği sporların ve sporcuların büyüsüne kapılmış bir çocuk vardı. Olimpiyat oyunlarını izlemek en büyük tutkularından ve rüyalarından biri haline gelmişti. Ne şanslıydı ki yıllar sonrasında eskiden izlediği rüyanın anlatıcılarından biri, o farklı hikâyelerin aktaranlarından biri olmuştum.
Fakat olimpiyat oyunları denen devasa olayın aslında sadece sportif platform üzerinde kalmadığını aynı zaman dilimi ilerledikçe kavrama şansım da oldu. Bilhassa da olimpiyat oyunlarını düzenlemek isteyen şehirler arasında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin 100’den biraz fazla üyesinin karar verme süreçlerini yıllar içinde gördükçe olimpiyat oyunlarının sportif alanlar dışında başka hassas dengeler üzerinde yükseldiğini gördüm.
IOC ve olimpiyat oyunları dünyanın en büyük şirketlerinden biri. Aday kentler arasından da olimpiyat oyunlarını kimin düzenleyeceğine karar verirken, sportif kaygıların yanına, bu büyük şirketin hatırı sayılır malvarlığına ve mirasına, birçok kriter eşliğinde, kimin daha iyi sahip çıkabileceğine de bakıyorlar. 

Banu K. Yelkovan yazdı. "Tesis değil insan"


Kuveyt Şeyhi’nin önemi

Bu, politik, ekonomik, konjonktürel vb. bilumum unsurun rol oynadığı, üyeler üzerinde lobi faaliyetlerinin ve bazı güç odaklarının etkilerinin de harmanlandığı, aday şehirlerin ve ülkelerin olimpiyat oyunları vesilesiyle geleceklerini ipotek altına alma mücadelesi aslında. Aynı zamanda Asya Olimpiyat Konseyi’nin de başkanı olan Kuveyt Şeyhi Ahmet El Sabah’ın seçimde kimi desteklediğinin önemli olmasını da içeren bir karışım bu.
Şeyh’in son dönemde Olimpiyat Komitesi’nin kararlarında büyük etki yarattığı biliniyor. Aynı 70’ler ve 80’ler boyunca Adidas ve sahibi Dassler’in IOC ve FIFA üzerinde hâkim olduğu baskı misali. Aslında olayı şu açıdan anlatmak daha doğru olacak.
Gelecek hafta sonu 7-10 Eylül arasında 2020 Olimpiyat Oyunları’na kimin ev sahipliği yapacağına karar vermenin yanı sıra yeni başkanlarını da seçecek IOC üyeleri. Kimin başkan seçileceği dahi ev sahipliği yapacak kentin kaderini etkileyebilir. Şeyhin de desteğini aldığı bilinen ve en güçlü başkan adayı Alman Thomas Bach olduğu için üyelerin kıta güç dengelerini gözeterek farklı kıtadan aday olan kente oy verebilecekleri konuşuluyor. Bu IOC içi denge kaygısı dahi bu kaotik harmanın bir parçası. 

Erkan Goloğlu yazdı. "Kahrolsun 'bağzı' saatler"


1996 örneği de var...
Olumlu yanların çokluğunun ötesinde asıl olumsuz yanların azlığının etkisini gösterebileceği bir durum aynı zamanda. Geçmişten, 1996 Olimpiyat Oyunları seçim sürecini hatırlamak lazım mesela. 100. yılı olması ve gelenekler uyarınca Atina’nın düzenlemesinin beklendiği oyunları son turda Atlanta kazanmıştı. Üstelik önceki üç turda Atina oylarda liderdi. Diğer aday kentlerin oyları Atlanta’ya kaymıştı. Coca Cola ve CNN gibi kurumların kenti olan Atlanta’nın oyunları alması kafaları karıştırmıştı.
2016 Rio seçim sürecinde teknik komiteden en kötü oyları hep Rio almıştı. Fakat müthiş lobisi, büyük şirketlerin yatırım iştahını kabartan büyüyen ekonomisiyle Brezilya oylama sürecinde öne çıkmıştı. Daha güvenli bir liman olan Tokyo’dan alıp koparmıştı olimpiyatı.
Örnekler çoğaltılabilir. Burada esas olan adaylık süreci ve oylama safhasında dinamiklerin ve oy verenlerin kaygılarının-yönlerinin değişebileceği gerçeği. Oylamanın ilk turunda en fazla oyu alanın kazanacağı bir sistem değil bu. Bunu 2016 oylamasında ilk turu lider kapatan Madrid çok iyi biliyor. Italo Calvino’nun hepsine birer kadın adı verdiği kurmaca kentleri gibi ‘Görünmez Kentleri’nden biri seçilecek bu hafta sonu. Bir hayli görünür olacak.

 

Neden karşılar?

7 yıldan daha fazlası

Olimpiyat Oyunları artık dünyanın en önemli spor olayı olmasının yanı sıra bir şehrin ve o ülkenin geleceğinin şekillenmesinde mühim rol oynuyor. Yine bir kentin geleceği bu hafta sonu verilecek kararla çizilecek. Bu karar olumlu-olumsuz İstanbul ’un ve Türkiye ’nin önümüzdeki 7 yılına, belki de daha ötesine sirayet edecek. İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceğine olumlu yansıması dileğiyle...

İstanbul: Halk ve devlet garantili adaylık

+ Devlet desteği ve garantisi
+ İlk defa Müslüman nüfusun yoğun olduğu ülkenin ve kültürlerin buluştuğu bir kentin olimpiyat düzenleme ihtimali
+ Asya ve Avrupa’nın buluştuğu noktada Olimpiyat Hareketi’nin yeni bir kapıyı açma ihtimali
+ Halk desteği. Türkiye genelinde yüzde 76, İstanbul’da ise yüzde 83 oranında destek söz konusu
+ Ekonomik olarak gelişen ve büyüyen bir ülke olarak yatırımcıların ilgisini çekmesi
+ Hasan Arat başkanlığındaki komitenin Sebastian Coe’nun yardımcısı Nicola Milan ve adaylık danışmanlığında Jon Tibbs gibi profesyonellerle çalışması.
+ İyi bir tanıtım faaliyeti yapılması
+ Uğur Erdener’in varlığı
+ 5. kez aday olunarak bu konudaki istekliliğin kanıtlanması
+ Brezilya’nın Lula ve tüm gücüyle 2016’da Kopenhag’a çıkarma yapması gibi devlet erkânının lobi için Buenos Aires’e gitmesi
+ Dinamik, şevkli, yaratıcı ve duygusal bir adaylık profili
+ Güçlü şirketlerin ve patronların adaylığa tam desteği
+ Yapılması düşünülen tesislerin, yan yapısal eklemelerin ‘2023 projesi’ kapsamında devlet garantisiyle yapılacak olması
- Şehrin altyapı eksiklikleri, ulaşım sorunları ve tesislerin-yapısal temellerin çok büyük bölümünün inşa edilecek olması
- Son yıllarda olimpiyatı alan kentlerin öngörülen bütçelerin çok ötesine geçmesi. Şehir olarak benzer özelliklere sahip Rio’nun yaşadığı sıkıntıların İstanbul için kötü örnek olması
- Artık müsrif olimpiyat oyunları düzenlemenin yarattığı kaygılar
- Son dönemde yaşanan doping olaylarının yaratacağı etki
- Adaylığın sportif temellerden daha çok turistik ve bayındırlık temelleri üzerine kurulması
- Rıza Kayaalp’in ırkçılık skandalı
- Spor kültürünün diğer kentlere kıyasla çok az olması
- Şike davalarının sancıları
- Oyunlar çerçevesinde de yapılması planlanan 3. köprü ve 3. havaalanı inşaat projelerinin yaratacağı çevre tahribatının göz önüne alınabilecek olması. Tesislerin oyunlar sonrasındaki durumu da düşünülüp, bu minvalde olimpiyat oyunlarında çevre hassasiyetine ve sürdürülebilirlik ilkesine önem verilmesi
- İspanya Pau Gasol, Tokyo Carl Lewis ve Zico gibi önemli yıldızlardan destek alırken bu konunun ihmal edilmesi.

Tokyo: Tek kusuru 2018

+ Ulaşım ve altyapı
+ Sahip olduğu spor kültürü
+ Halkın olimpiyat adaylığına verdiği yoğun destek
+ Aday şehirler arasında kentsel dönüşümün etkilerini en az hissedecek şehir
+ ‘Sport for tomorrow’ projesi
- Fukuşima nükleer santralinin kente ve olimpiyatlara yönelik bir tehdit olma riski
- Deprem ve tsunami riskinin yüksek olması
- 2018 Kış Olimpiyat Oyunları’na Güney Kore’nin Pyeongchang şehrinin ev sahipliği yapacak olması
- Tokyo’nun fazla statik bir şehir konumunda oluşu.
Madrid: Tesisleri tamam
+ Olimpiyat oyunlarında kullanılacak olan tesislerin büyük bölümünün tamamlanmış olması
+ Şehrin ve ülkenin sahip olduğu spor kültürü
+ Çok sayıda önemli spor organizasyonuna ev sahipliği tecrübesine sahip olması
+ 1992’de Barselona’da düzenlenen olimpiyatta elde edilen başarı
+ Ekonomik krize karşın halkın desteği
- İspanya’nın içerisinde bulunduğu ekonomik kriz. Yüzde 26 ile Avrupa’daki en yüksek işsizlik oranına sahip olan ülke.
- Tüm dünyada ses getiren Dr. Fuentes
(Doping) davası ve etkileri

İSTANBUL

Öncekİ adaylıklar
2004, 2008, 2012
Bütçe
19.2 milyar dolar
Konaklama
55 bin 229 olan oda sayısı 2020’de 100 bine çıkacak.
Kazanma oranı 10-3

MADRİD

Öncekİ adaylıklar
2016
Bütçe
1.9 milyar dolar
Konaklama
50 bin 992 odanın yanı sıra şehrin 50 km’lik çevresinde 44 bin oda olanağı.
Kazanma oranı 3-1

Öncekİ adaylıklar
1964 Yaz Olimpiyat Oyunları’nı düzenledi. 2016’ya aday oldu.
Bütçe
4.9 milyar dolar
Konaklama
Şehir merkezinde 83 bin oda
Kazanma oranı 8-13

 

 

TOKYO