'Yengeç dansı' kaldı yadigâr

Galatasaray Kadıköy'de galibiyet sevincini en son 1999'da yaşamış. Yani 'Milenyum'da yüzü henüz gülmemiş. 'Makûs talihimi belki değiştiririm' diye çıktığı son mücadeleden de eli boş döndü.

İSTANBUL - Galatasaray Kadıköy'de galibiyet sevincini en son 1999'da yaşamış. Yani 'Milenyum'da yüzü henüz gülmemiş. 'Makûs talihimi belki değiştiririm' diye çıktığı son mücadeleden de eli boş döndü. Semih ve Deivid gollerinin yanına belki birkaç tane daha eklenebilirdi
ama kaleci Orkun'un gayreti farkın açılmasını önledi. Derbinin yankıları elbet sürüyor ama Fenerbahçe'nin Kadıköy'deki Galatasaray galibiyetleri kanıksandığı için bunun haber değeri çok fazla değil. 8 Aralık 2007'de oynanan son maç, kuşkusuz tarihe Devid'in attığı gol sonrası yapılan 'yengeç dansı'yla kalacak.
Oyunun şov yanına vurgu yapan bu tür sevinçler, futbol tarihi içinde yeni bir şey değil. Ama önemli olan farklı ve özgün şeyler yapabilmek. 1994 Dünya Kupası'nda Brezilyalı Bebeto'nun Hollanda'ya attığı gol sonrası arkadaşlarıyla yaptığı 'beşik' işareti artık bir klasiktir. O tarihten bu şana yeni baba olan her futbolcu, bu hareketi tekrarlayıp durdu. Keza Türkiye'de de 1995-1996 sezonunun başında Bursaspor'un Inter-Toto turnuvasında aldığı başarılı sonuçlarda 'icat edilen' timsah yürüyüşü de toplumsal bellekteki yerini alan görüntülerden biridir. Yeşil-Beyazlıların tarihinde önemli bir yer tutan bu figür, artık hayatta olmayan Afrikalı oyuncu Majid Mususi'nin bir armağanıdır.
Real'de tepki görmüştü
Galatasaray maçında, Deivid'in 56. dakikada attığı gol sonrası yaşanan sevince gelince; bu sevincin fikir babası da Sarı-Lacivertli formayı bu sezon başında giymeye başlayan Roberto Carlos. Attığı golden sonra takım arkadaşlarıyla yaptıkları dansı, Roberto Carlos ile keşfettiklerini belirten Brezilyalı futbolcu, adının da 'yengeç dansı' olduğunu söyleyerek bu konudaki tek 'resmi' açıklamayı yaptı. Anlaşılan 33 yaşındaki Brezilyalı savunmacı, tecrübesini sadece futbol sahasında değil işin şov boyutunda da göstermiş.
İşin tarihsel boyutuna gelince: Roberto Carlos, Real Madrid'de oynadığı dönemde de Brezilyalı takım arkadaşlarıyla birlikte hayli sempatik gol sevinçleri icat etmişti. Bunlardan biri de 2005-2006 sezonunda Alaves deplasmanında Ronaldo'nun attığı golden sonra yaptıkları 'karafatma dansı'ydı. Roberto Carlos, Robinho ve Ronaldo golden sonra sırtüstü düşmüş bir karafatmanın taklidini yapmışlar ve ayaklarını havaya kaldırarak sallamışlardı.
Fakat dönemin Alaves Başkanı Dimitri Piterman, Roberto Carlos ve arkadaşlarını bu gol sevinçleri nedeniyle 'Şaklabanlar' diye nitelendirmiş ve Real Madridli oyuncuların bu 'çocukça' hareketle Alaves seyircisine hakaret ettiğini söylemişti. Roberto Carlos ise Piterman'a "Bizler Brezilyalıyız. Sahadayken eğlenmek ve eğlendirmekten keyif alır, türlü türlü gol sevinçleri deneriz. Kimseye hakaret etme niyetinde değiliz. Anlaşılan Piterman, mizah duygusundan yoksun bir insan" diye cevap vermişti.
Bizim misket havasıyla Yeni Zelandalıların haka dansı arası bir figürasyona sahip olan 'yengeç dansı' ise şu ana kadar böylesi bir tepkiyle karşılaşmadı. Aksine son derece güzel bir sevinme biçimi olarak belleklerdeki yerini aldı. (Spor Servisi)