Yeşil sahada doğdu, sinemacı oldu...

Beşiktaş atkılı bir genç, kendinden geçmişçesine bağırıyor: 'Pascal Noumaaaaa'. Gencin bağırdığı yer İnönü Stadı değil, 'Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu' adlı filmin galası.

İSTANBUL - Beşiktaş atkılı bir genç, kendinden geçmişçesine bağırıyor: 'Pascal Noumaaaaa'. Gencin bağırdığı yer İnönü Stadı değil, 'Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu' adlı filmin galası. Film, 1982'de çekilen kült filmin devamı olmasının yanı sıra kadrosunda 'Fransa'da doğan ama Beşiktaşlı olan' Pascal Nouma'ya yer vermesiyle dikkatleri çekiyor. Hatta birkaç dakikalık rolüne rağmen filmin afişinde resmi var Nouma'nın.
"Buralarda hâlâ yıldız olduğumun, unutulmadığımın kanıtıdır bu. Türkiye'de ben birazcık Zidane gibiyimdir" diyor Pascal Nouma ve ekliyor "Dhorasoo'nun filmine (Dünya Kupası'nda kendi el kamerasıyla çektiği görüntülerden oluşan 'Yedek' adlı film) PSG taraftarları gitmiş mi acaba?"
Pascal Nouma, Türkiye topraklarında top koşturan yabancı oyuncular arasında gerçek bir fenomendi. Fransız oyuncu iki yıllık Türkiye kariyerinde birçok olay yaşadı: Gençlerbirliği maçlarında rakip takımdan İsmail Güldüren ve Tomasz Zdebel'le kavgaları, UEFA Kupası'ndaki Leeds United maçında Danny Mills'e attığı yumruk, antrenman tesislerinde duvara işemesi, çeşitli gece kulüplerinde çıkardığı olaylar... Ancak 20 Nisan 2003'te oynanan Fenerbahçe derbisinde, attığı gol sonrası yaptığı hareket 'Parizyen'in kariyerini kökten değiştirdi. Nouma, Fenerbahçe ağlarını havalandırdıktan sonra elini şortunun içine sokunca Beşiktaş'tan kovulmuş, federasyondan da yedi ay ceza almıştı.
'Başbakan Nouma derlerdi'
Bir süre Katar ve İskoçya'da futbol yaşamını sürdüren Nouma, bugünlerde hâlâ aykırı gol sevincinde hatalı olduğunu kabul etmiyor: "Basit biçimde sevincimi gösterdim. Cezamın nedeni benim kulübü, başkanı ve diğer insanları gölgelememdi. Sokaktaki insana 'Türkiye'nin başbakanı kim?' diye sorsanız cevabı 'Pascal Nouma' olurdu o dönem. Ben bir siyahtım ve savaşçıydım. İnsanlar bunu sevdi. 'Türk gibi güçlü' deyiminin 'Fransız gibi güçlü' olduğunu göstermek istedim."
Peki 'Türk işi Star Wars'ta oynamak nasıl bir duyguydu? Pascal, her şeyden önce eğlendiğini ve gençlik yıllarına döndüğünü söylüyor: "Mel Brooks'un çektiği 'İnsanlık Tarihi' gibiydi." Rolünün azlığından pek de şikâyetçi olmamış anlaşılan. Çekim sürecini şöyle anlatıyor Nouma: "Argo kelimeler kullanmam başlı başına bir deneyim oldu. Bana bir hoca tuttular. Konuşmalar esnasında surat ifadelerimi nasıl kullanmam gerektiğini öğretti. Ancak en zoru kamerayla yaşadıklarımdı. Biz futbolcular gazetecilerle konuştuğumuzda kameraya bakarız. Sinemada ise kamerayı unutmalısınız. Benim yüzümden birçok sahneyi yeniden çekmek zorunda kaldılar. Platoda 60-70 kişi olması da benim garibime giden başka bir olaydı. Sanki seyirciyle birlikte futbol oynuyormuşum gibi geldi! Stresimi yenmek için her sahneden önce şınav çekip rahatlıyordum."
Paris Hilton'la film projesi
Pascal, beyaz perdedeki kariyerine devam edecek mi? Eski 'Çekirge' David Carradine ve çılgın kız Paris Hilton'ın yer aldığı bir proje, Pascal'ın yeni işinde belirleyici olacak. Sözü ona bırakıp, noktalayalım: "Bu benim ilk filmimdi ve kabul ediyorum ki çırağın da çırağıyım. Ama bu işi sevdim. Yeni tekliflere de açığım. Paris Hilton'la aşk sahnesi olursa teklifi gözden geçiririm! Nasıl göründüğüme bakmayın. Öyle bir sahneyi çekebileceğimi sanmıyorum." (Spor Servisi)

* So Foot dergisinden derlenmiştir.