Yıldırım bir konuşabilse

Yıldırım bir konuşabilse
Yıldırım bir konuşabilse
'Şike Davası'nda dün gözler tahliyesi beklenen a-ma gerçekleşmeyen Aziz Yıldırım'daydı. Bildiklerini anlatacağını söyleyen Yıldırım yine ketumdu.
Haber: KENAN BAŞARAN - kenan.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

Şike davasında bütün gözlerin çevrildiği Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın savunması dün yapıldı. Ancak Yıldırım konuşmasına rağmen aslında konuşmadı! Çağlayan Adalet Sarayı’ndaki 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 16’sı tutuklu 93 sanıklı davada hararetli anlar yaşandı.
Açıklamaları merakla beklenen Yıldırım çok önemli açıklamalar yaptı ancak yine de Türkiye’yi sarsacak konuşmasından kaçındı, mahkeme başkanının “Tarihi bir görev üstlen konuş” demesine rağmen...
Yıldırım, şikeyle suçlandığı maçlara dair daha önceki savunmaları tekrarlarken, özetle, kendilerinin şike yapmak bir yana aksine Trabzonspor’un Gençlerbirliği, Manisa, Eskişehir ve Sivas gibi takımlara teşvik primi gönderme girişimlerinde bulunduğunu kendilerinin ise buna mani olmaya çalıştığını söyledi.
Esas ses getiren açıklamaları ise Yıldırım, davanın niteliğine dair yaptı. Aziz Başkan “Bu iddianameyi savcı Mehmet Berk yazmadı. Bu iddianame Çağlayan’da yazıldı ve buradan emniyete gitti” şeklinde iddiada bulundu.
Yıldırım, ‘Çağlayan’ diyerek neyi kastetti peki? Bazı avukatlara sordum ve şöyle bir tarif çıktı: “Başsavcılık Çağlayan’dadır.” Haliyle Yıldırım, bu sözüyle ‘siyasi’ bir göndermede bulunmuş oldu.
Siteminin bu mahkemeye değil organize şube, savcılık ve başkalarıyla ilgili olduğunu belirten Yıldırım, bu davanın bir şike davası değil, Fenerbahçe’yi ele geçirme davası olduğunu savundu: “Bu iddianame çöpe atılacak bir evraktır” dedi ve gerekçe olarak da şike yapmakla suçlanan hiçbir futbolcunun tutuklu olmamasını ve birçoğunun da sorgulanmamasını gösterdi.
Trabzonspor’un sürekli “Biz kupayı istiyoruz, kulpunu istiyoruz” dediğini belirten Yıldırım, “Hodri meydan, hadi tüm futbolu yargılayalım. Bakın 1915, 12 Eylül’ü yargılıyoruz. Türk futbolunu da yargılayalım” dedi.
Hâkim Mehmet Ekinci’nin “Tarihi bir görev üstlenip konuşun” demesine rağmen Yıldırım, “Ben herkesin ne yaptığını biliyorum. Konuşursam... Ama konuşursam neler olacağını biliyorum. Ondan sonra diyecekler niye yaptı” demekle yetindi.
Böylece, bir kez daha ‘konuşmadı’. Neden baklayı dilinin altından çıkartamadığı ise havada kalan bir soru oldu. Bunu ‘pazarlık’ olarak yorumlayanlar olduğunu söyleyelim.
‘Saha içi’, ‘saha dışı’ tartışmasına da nokta koydu Yıldırım: “Sahanın içinde yoksa sahanın dışında da yoktur. Sahanın içinde varsa sahanın dışında da vardır. İkisi de birbirinden ayrılmaz. Herkes namuslu oldu.”
Dünkü savunmada bir önemli nokta da Trabzonspor’a dair söyledikleriydi. Savcı Berk’in bizatihi iddianamede Fenerbahçe için “Şike ve teşvik faaliyetlerini engellemeye çalışmışlar” ifadelerini kullandığını kaydeden Yıldırım, “Bu şike davası ise Trabzonspor burada yargılanmalı biz ise onlara ilave edilmeliydik” ifadesini kullandı. Yıldırım’ın kendilerinin de ‘ilave edilmesi’ni söylemesi ilginç bir ayrıntıydı.
Fenerbahçe’nin futbola siyaset karıştırmadığını belirten Yıldırım, buna karşı tape’lerden örnekler vererek Bordo-Mavili kulübün seçimler öncesinde taraftarlarını hükümete karşı tahrik ettiğini savundu.
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener’in avukatı Prof. Fatih Selami Mahmudoğlu ise Yıldırım’a itiraz etti. Hep sustuklarını belirten Mahmudoğlu, Trabzon hakkında iki teşvik iddiası olduğunu belirttikten sonra “Yıldırım’ın bunun dışında bazı tereddütleri varsa ihbarda bulunabilir. Kendilerini savunurken sadece kendi maçlarını açıklasın. Bu açıdan yanlış yargılama yapıldığını düşünüyorum” dedi. Hâkim Ekinci ise yeri geldiğinde diğer müsabakalara dair konuşulabileceğini belirterek Şener’in avukatına pek hak vermediğini gösterdi.
Hâkim, “Bu dava bizim için diğerlerinden farklı değil, sıradan bir dava” demişti. Yıldırım ise aksine davanın Türk futbolu için milat olduğunu söylerken, Başbakan Erdoğan’a göndermede bulundu: “Başbakan ‘8 kulüp düşerse futbol biter’ diyor, savcı sağlam delilleri koyarsa futbolun bitmesi önemli değil.” “Kesin bir delil yoksa büyük Fenerbahçe ile başkanının ayrılığına son verin” diyen Yıldırım, tutukluluğunun sürmesi halinde ise hâkimden bunun hangi gerekçelere dayandığını açıklanmasını istedi. Yıldırım böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konudaki kararına göndermede bulundu.

Tahliye raporu
6 tahliye daha: Şike davasında dünkü duruşmanın ardından Aziz Yıldırım’ın tahliye talebi bir kez daha reddedildi. Ancak mahkeme altı kişi için tahliye kararı verdi. Dün tahliye edilen isimler: Selim Kımıl, Abdullah Eker, Abdullah Karakuz, Talat Emre Koçak, Hakan Karaahmet ve Abdullah Başer.
Tutuklu sayısı 10’a düştü: Dünkü tahliyelerden sonra tutuklu sayısısı 10’a düştü. Tutukluluk hali devam eden isimler: Aziz Yıldırım, Olgun Peker, İlhan Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Tamer Yelkovan, Sami Dinç, Haldun Şenman, Bülent İbrahim İşcen, Ahmet Çelebi, Yusuf Turanlı.
Yıldırım’a reddin gerekçesi: Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, Aziz Yıldırım’ın tahliye talebinin reddine ‘Kuvvetli suç şüphesi ve sanık beyanları’nı gerekçe gösterdi.
Gelecek duruşma 30 Nisan: Bir sonraki duruşmalar 30 Nisan-4 Mayıs
tarihleri arasında yapılacak.

Tuana ağlattı
Fenerbahçe Asbaşkanı İlhan Ekşioğlu’nun ek savunmasını tamamladığı esnada duygusal anlar yaşandı. “Her akşam 5’te evde olan bir baba olarak, ailem tek başına ve zorluklarla baş başa kaldığı için endişeliyim. Çocuklarıma sarılmak, gökyüzüne sınırsız bakmak istiyorum. Her mahkeme akşamı kızımın umutsuzlukla buradan çıkmasına dayanamıyorum” ifadelerini kullanan Ekşioğlu’na kızı Tuana, “Baba seni çok seviyorum” diye seslenince bazı sanık ve sanık yakınlarının gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Sarı-Lacivertlilerin yöneticilerinden Murat Özaydınlı da duygusallığa ithafen mahkemeye ara verildiğinde “İlhan Ekşioğlu mahvetti bizi” şeklinde yönetici arkadaşlarıyla konuştu. 

Kocaman ve Dilmen de oradaydı
Bu arada duruşmanın öğleden sonraki oturumuna Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman ve futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen de izleyici olarak katıldı.


Aziz Başkan: Daha da Trabzon’a gitmem...
HÂkİme telefon sorusu
Eski Bakan Faruk Özak’ın bile bir tapede telefonda konuşmaktan çekindiğini söylediğini aktaran Aziz Yıldırım, hâkim Mehmet Ekinci’ye dönüp “Bu ülkede bakan bile telefonda konuşmaya çekiniyor. Siz çekinmiyor musunuz?” diye sordu. Hâkim ise “Konuşuyorum. Dinlesinler…” deyince gülüşmeler oldu salonda. 

Organİze hâlâ takİp edİyor
Aziz Yıldırım, Organize Şube polislerinin kendilerini ve duruşmayı izleyen yakınlarını takip ettiğini söyledi. Bunun üzerine hâkim, Yıldırım’a suç duyurusunda bulanabileceğini söyledi. 

‘Sen karışamazsın’
Sadri Şener’in avukatı Fatih Mahmutoğlu, “İnşallah Aziz Yıldırım ve arkadaşları tahliye olur ve Trabzon’a maçı izlemeye gelirler” deyince Yıldırım, “Ben hayatım boyunca Trabzon’a gitmeyeceğim. Sen benim Trabzon’a gidip gitmeyeceğime karışamazsın” diyerek tepki gösterdi. Avukata Ali Yıldırım da tepki gösterince Aziz Yıldırım, eliyle oturmasını istedi. Hâkim de herkesi uyardı. 

Galatasaray yargılanmıyor
Aziz Yıldırım’ın Galatasaray’ın bu sezon yaptığı ara transferlere de değinerek, “Dört oyuncu aldılar. Bakıyorsunuz ki Galatasaray maçında oynamıyor, ondan sonra transfer ediliyor oyuncu. Biz Emenike ile Sezer için kulüplerinden izin aldıktan sonra görüşmelere başladık. Ama biz yargılanıyoruz, onlar yargılanmıyor” dedi. 

Tarla ‘dİlek’ demek
İddianamede geçen ‘tarla sürme’ ifadelerini Aziz Yıldırım, “Bunlar dilek anlamında kullanılmış. Ben de maç öncesi Sultanahmet’e giderim. Tamer Yelkovan da camiye gider. Dua ederiz. Yoksa şike değil bu. Zaten üç tarladan Kayseri-Manisa ve Beşiktaş-Trabzon maçları kayboldu!” dedi.

Çağlayan günlüğü
* Duruşma salonuna giriş fişlerinde stadyum resmi kullanılması dün basında çıkan haberler sonrası olay olunca güvenlik fişi hepten kaldırdı! İsim yazdırıp içeri girildi. Bu arada adliyenin güvenliğinden sorumlu Akdeniz Güvenlik’in Beşiktaşlı Murat Aksu’ya ait olduğunu da belirteyim. 

* Özellikle öğleden sonraki bölümde sanık yakınlarıyla güvenlikçiler arasında sık sık tartışmalar yaşandı.
Kadınlar Eurolig’de Galatasaray’ı yenip turnuvada safdışı bırakan Fenerbahçe’nin yöneticilerinin keyfi yerindeydi. Aralarında “Abdürrahim Albayrak bayılmış. Hastaneye kaldırılmış” şeklindeki konuşmalarına bizzat şahit oldum. 

* Cezaevinde kitap yazan Olgun Peker, savunmasının sonunda kitabının önsözünden alıntılar yaptı. Peker, Musa Eroğlu’nun “Ben yandım eller yanmasın” diye sözleri olan türküsünü de hatırlatıp “Benim yüzümden kimseye ceza vermeyin” dedi. 

* Tahliye taleplerinin karara bağlanacağı günde taraftarlar da yeniden kalabalık olarak Çağlayan’da boy gösterdi. 

* Aziz Yıldırım’ın avukatı Köksal Bayraktar mahkemede yaptığı savunmada şike iddialarının hep telefon konuşmalarına dayandırıldığını öne sürerek, “Şike yapma hadisesi CMK’da yer almış bir suç değildir” dedi. Bayraktar, Aziz Yıldırım’ın 20 yıldır Türk sporuna hizmet ettiğini hatırlatıp, “Artık Fenerbahçe’mizi Aziz Yıldırım’la birleştirin, Yıldırım’ı da Fenerbahçe ile birleştirin. Bu salondan aklanarak çıkacağız. Tutukluluk haline son vermenizi istiyorum” dedi.

Kararın ardından olay çıktı
Saat 21.30 sularında kararı açıklandıktan sonra, tahliye olmayan Aziz Yıldırım ve Fenerbahçeli diğer yöneticilerin yakınları büyük tepki gösterdi. Birçok kişi sinir krizi geçirirken, Şekip Mosturoğlu’nun olduğu yere çöküp kaldığı görüldü. Adliye önünde bekleyen taraftarlara  polis biber gazı kullanarak müdahale etti. Bazı taraftarlar metrobüslerin önünü kesti. Dün çıkan önemli bir karar da, aralarında Yıldırım Demirören, Mahmut Özgener ve Abdullah Avcı’nın bulunduğu 21 kişinin 30 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasındaki duruşmalarda tanık olarak dinlenmek üzere çağırılmasıydı. Şu anda Rusya’da bulunan Emmanuel Emenike’nin de Rus adli makamları aracılığıyla ifadesi istenecek. Gizli tanık ‘Poyraz’ın da yazılı ifadesi istenecek ve gerekirse mahkemeye dinlenmek üzere çağırılacak.

Ekinci sayesinde izleyebildik
Duruşmanın öğleden sonraki bölümüne sadece ajanslar alınınca birçok gazeteci dışarıda kaldı. İş başa düştü ve açık bulduğum kapıdan daldım! Tesadüfen Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci’yi koridorda gördüm. Çünkü ara verilmişti. Başkana doğru giderken güvenlik önlemek istedi ama kendimi tanıtınca başkan güvenliğe müdahale etti. Ekinci’ye “Basına kısıtlama getirmişsiniz” deyince “Öyle bir talimat vermedim” dedi. Ekinci daha sonra güvenliğe talimat verdi ve duruşma bütün gazetecilere açıldı.

Öztürk ifadeye çağrıldı
Şike soruşturmasının duruşmaları devam ederken dün Galatasaray’ın yaptığı Necati Ateş transferi nedeniyle inceleme yapıldı. Sarı-Kırmızılıların ara transferde kadrosuna kattığı eski oyuncusunun bu transferinde ‘Şike olduğu’ iddiası yüzünden Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk, Gayrettepe’deki İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’nde ifade verdi. 1 saat 45 dakikanın ardından emniyetten ayrılan Öztürk yaptığı açıklamada, “Şikâyet edenin ismini anımsamıyorum, not almadım. Galatasaray’ı bir şekilde bu olayların içine çekme çabaları var, ancak bu olmayacak. Bu tür hareketler yakışık almıyor ama ne yazık ki bunlar Türkiye’de futbolun bir parçası haline geldi” şeklinde konuştu. Öztürk transfere ‘Emenike benzerliği’ iddiası yöneltildiğini söylerken, “Bunun Emenike transferi gibi olduğunu ortaya attılar. Savcı da ifade vermem için beni buraya yönlendirdi” dedi. {İSTANBUL/SPOR SERVİSİ}