Yıldırım Demirören'den çarpıcı açıklamalar

Yıldırım Demirören'den çarpıcı açıklamalar
Yıldırım Demirören'den çarpıcı açıklamalar
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, canlı yayında futbolun gündemindeki soruları cevapladı. Volkan Demirel'in Kazakistan maçında küfürler nedeniyle sahayı terk etmesine değinen Demirören, taraftarların küfür etmelerini felaket olarak nitelendirirken Volkan Demirel'in yaptığını da yanlış bulduğunu söyledi.

RADİKAL - Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, NTVSpor'da katıldığı canlı yayında futbolun gündemindeki konular hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özellikle hakem hataları konusunda kulüp başkanları ve yöneticilerinin tarzını eleştiren Demirören, "Biz eleştiri olmasın demiyoruz, tabii ki eleştiri olacak ama 'duyum aldım' diyerek insanları zan altında bırakamazsınız" dedi. Ocak ayının ilk haftasında yapılacak basın toplantısıyla önümüzdeki sezon için uygulanacak yabancı oyuncu kuralını açıklayacaklarını da belirten Demirören, "Yabancı oyuncuda ülkesinin milli takımında oynaması kriteri koyarsanız Melo gibi kaliteli oyuncular Türkiye'ye gelemez" dedi. Volkan Demirel'in Kazakistan maçında küfürler nedeniyle sahayı terk etmesine de değinen Demirören, taraftarların küfür etmelerini felaket olarak nitelendirirken Volkan Demirel'in yaptığını da yanlış bulduğunu söyledi. Demirören son olarak, futbol kulüplerinin büyük bir maddi krizin eşiğinde olduklarının da altını çizdi.

İşte Demirören'in açıklamalarından satır başları;

-Zekeriya Alp'in istifasından hiçbir şekilde haberim yoktu. Biz toplantıya girerken haberi geldi; çok üzüldüm. Kendisi tarafsızlığın, dürüstlüğün sembolüydü. Alp bu şekilde futboldan ayrılıyorsa hepimiz şapkamızı önümüze alıp düşünmeliyiz. Kendisi gibi dürüst ve tarafsız bir ismi, Yusuf Namoğlu'nu getirdik. Kendisiyle telefonda konuştum; 'Başkanım size söylemedim çünkü siz beni ikna ederdiniz' dedi.

-Hakem tartışmaları herkes iyi niyetli olursa biter. Avrupa'da hangi ülkede hakem tartışmalarından sonra MHK başkanları istifa ediyor. Hep bir 'duyum aldım' lafları var Türkiye'de. Herkes, 'duyum aldım' diyenler kimseyi zan altında bırakmasın. Ellerinde ne varsa ortaya koysunlar. Kimse 'duyum oldum' lafıyla hareket edemez.

-Bir haftada hem Süper Lig hem de PTT 1. Lig'de hakemler yaklaşık 1000 kez düdük çalıyor. Biz bu 1000 düdükten sadece bir iki tanesini konuşuyoruz.

-Bir iki hafta önce yaptığımız toplantıda, Kulüpler Birliği toplantısında 18 kulüp başkanı Zekeriya Bey'in arkasındaydı. Arkasında olduklarını bize söylemişlerdi.

-Biz hakemlerimize maddi açıdan yapılmamışları yaptık. Hata yapan zaten sistemlerine göre ceza alıyor. MHK konusunda kimse fazla bir şey bilmiyor. Sanki öyle bir imaj var ki; biz her hafta oturup hakemleri toplayıp 'şu kararı vereceksiniz, 70. dakikada şu oyuncuyu atacaksınız' diyoruz. İnsanlar bu şekilde yorum yapıyor. Salı toplantılarını da bu yüzden yapmaya karar verdik. İnsanlar ne olduğunu anlasın diye bu toplantıları yaptık. Salı toplantıları fikrine de hakemlerimiz de olumlu yaklaştı.

-Cüneyt Çakır için bir başkanımız 'şaibelidir' dedi. İşte başkanının çıkıp bunu açıklaması lazım. Nedir 'şaibeli?' Ne duymuş, ne biliyormuş? Bunları artık kesmemiz lazım.

-En kolay şey çalışan insanı eleştirmektir. En zor işte sorumluluğu paylaşmaktır. Ahmet çakar, Erman Toroğlu vs gelsinler, oturalım konuşalım... Ama gelmezler. Zaten daha önce de çağrıldı gelmediler.

-Anadoluda yapılan hatalar büyük gazetelerde haber yapılmıyor. Ama büyük takımlar dediğimiz takımlara hata yapıldığı zaman bu günlerce tartışılıyor. Bu hakemlerde baskı yaratıyor. Ben hakemlere hep söylüyorum, beyninizle kalbiniz aynı anda çalışsın. Gördüğünüzü çalın.

-Salı toplantılarına çok sayıda eleştiri oldu. Eleştiri değişimi getirir; iyi bir şeydir.Yakında PFDK da bu şekilde toplantılara çıkartacağız. Şeffaf olsun istiyoruz her şey...

-Biz talimatları değiştirdik ve çok sertleştirdik. Ben hep söylüyorum, kafamızı koyduk bu işe. Ben kulüplere de söyledim artık makyajlı ekonomileri kabul etmeyeceğiz. Belki çok eleştirileceğiz ama yapmak zorundayız. Türk futbolunda kulüpler borç batağında, bunu yapmak zorundayız. Değişmesi gereken spor kanunuyla beraber kulüplerin dernekler kanunun da değişmesi lazım. Ama bu kanunlar da çıkarken kulüplerin ekonomilerinin değişmesi lazım. Bu borçların iptal edilmesi değil ama yumuşatılması lazım. Kulüpler Birliği toplantısında konuştuk, senelerce 'idare edilmişiz.' Artık olmayacak bu, kulüplerin mali konularını çok sıkı denetleyeceğiz.

-Ocak ayında yapılacak basın toplantısıyla yabancı oyuncu konusunu açıklayacağız. Halen yürürlükte olan kural bu sezon devam edecek. Açıklanacak karar önümüzdeki sezon için... Örneğin yüzde 10 kriteri koyarsanız yabancı oyuncu kuralına, kendi ülkesinin milli takımında oynamadığı için Melo gibi kaliteli oyuncular bile Türkiye'ye gelemiyor. O yüzden çalışmalarımız halen sürüyor.

-Alt yapıya büyük önem veriyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak çalışmalar yürütüyoruz.

-Milli Takım taraftarı kalmadı. oyuncularımız her maç protesto ediliyor. Volkan Demirel'in yaptığını da yanlış buluyorum ama ona yapılanları da daha büyük felaket. Bana Servet bey gelip olayı anlattığında 'Beni aşağı indirmeyin takımı sahadan çekerim' dedim. O konuda Volkan'a hak veriyorum. Ama arka planda baktığımda, takımdaşlık adına Volkan'ın yapmaması gerektiğini söylüyorum. Hele stadyumdan ayrılması tamamen yanlış...

-Benim Beşiktaş başkanlığı döneminde yaptığım açıklamaları çıkarabilirsiniz. Ben öğlen, gündüz maçları oynanmasından yanayım. Kulüplerimiz de gündüz maçına sıcak bakıyor. Ancak yayıncı kuruluş buna karşı çıkıyor.

-Yabancı oyuncu kuralı konusunda bir eğilim şu anda oluşmadı. Fatih Hoca çalışıyor...

-Seyircimiz maçın dakikasına göre bağırdığı için biz de ileriye dönük bakamadık. Hafta hafta, maç maç bakıyoruz. Futbolcular takımlarında çok iyilerdi de Milli Takım'da mı kötüydüler? Tam aksine Milli Takım'da çok daha iyiler.

-Semih Kaya kendi kalesine gol atınca neden Yıldırım Demirören suçlu oluyor? TFF Başkanı ile Milli Takım başarısı arasındaki alakayı bana açıklar mısınız? Oyuncuyu biz mi seçiyoruz...

-'Yeter Demirören' tezahüratı beni rahatsız etmiyor. Bunlar beni gerçekten rahatsız etmiyor çünkü yönetim olarak ne yaptığımızı biliyoruz. Çalışan insan hata yapar. Hata yapmışızdır, eleştiriye de açık bir insanım.

-Federasyonun aldığı bazı kararların haberlerinin ilk olarak sahibi olduğumuz gazetelerde çıkmasını bilemiyorum. İyi gazetecilik yapıyorlar. Hatta bazen ben onları durduruyorum kendi bildikleri şeyleri yazmamaları konusunda. Bu konudaki eleştirileri kabul etmiyorum.

-Yaptığım hiçbir işi yarım bırakmadım. Yapacağımız o kadar çok şey var ki. Haziranda yeniden başkan adayı olacağım...

-Dünyanın en demokratik ülkesinde bile federasyonlar hükümetlerle bakanlıklarla yakın olmak isterler. Çünkü çok fazla işiniz vardır onlarla. Ama onlardan bir karışma olmuyor. Siyaset futbola karışmıyor. Zaten biz onlara gidiyoruz, kapılarını hep çalıyoruz. Bizim en büyük şansımız futbolu seven Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanımız var. Spora destek veriyorlar.

-İsim veremem ama mali durumları çok kötü olan kulüplerimiz var. Gidişatları çok kötü. Bunu görüyoruz ve uyarıyoruz. Seçim nedeniyle kimseye iyi davranmayacağız, artık mali konularda ağır yaptırımlar geliyor. Altını çiziyoruz. 15-20 kulüpten daha kulüp mali olarak kötü durumda. Kulüpler Birliği'nde de bunu konuştuk. Onlara da söyledik, siz de bu konuda bir çalışma yapın dedik.

-Kulüpler yasası şart... Günlğük yaşamayalım, hakem hatalarını tartışmayalım demiyorum ama insanlara hakaret etmeyelim. 'Duyum aldım' diyerek insanları zan altında bırakmayalım. Herkese teşekkür ederim...