Yüz yıldır bu günü beklemişti...

Türkiye'de Süper Lig düzeni 18 takımın yaklaşık on aya yayılan bir süreçte, 306 karşılaşma yapmasına dayanıyor. Büyük takım şampiyonluk kupasını kucaklarken, kuşkusuz, yoğun ve uzun bir mücadeleden geçiyor.
Haber: BARIŞ TUT / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye'de Süper Lig düzeni 18 takımın yaklaşık on aya yayılan bir süreçte, 306 karşılaşma yapmasına dayanıyor. Büyük takım şampiyonluk kupasını kucaklarken, kuşkusuz, yoğun ve uzun bir mücadeleden geçiyor. Doruktakine övgüler sıralanırken, çoğu zaman onun başarısını kurmasında bir biçimde rol oynayan diğer takımlara gösterilecek saygı ve alkış
ıskalanabiliyor. Her sezon sonu, mutlaka 'gönüllerin şampiyonu' payesi yapıştırılır bir takıma... Tarafgir yorumlar şampiyonun konumunu hak edip etmediğini araştırır...
Oysa ligin zorlu atmosferinde 'yıkılmayan' ulaşabilmiştir zirveye... Bu sezon Beşiktaş, yüzde 80'e varan galibiyet oranıyla ve bir takım olmanın görkemini tutarlılıkla yansıtmanın güzelliğiyle ipi göğüsledi. Galatasaray ise, son on yılın tartışmasız en başarılı takımı olarak bu yıl da amansız bir takip sundu futbolseverlere... İki takım aralarındaki 5 puanlık farka karşın, sezonun en heyecanlı maçı için dün İnönü Stadı'ndaydı... Tıklım tıklım tribünlerden, maçtan önce küfürlerin yükseldiğine tanık olsak da, Özhan Canaydın'a Beşiktaş formalı gençlerin bir buket çiçek sunması, çirkinliği örten bir gelişmeydi. Ne yazık ki, son sözü Fatih Terim'e şişe yağdıranlar söyledi: Şiddetsiz yapamıyoruz!
Maçta, her iki takımın da orta alanı kalabalık tutarak kontrol etmeyi amaçlaması, bu bölgede meydan savaşlarının yaşanmasına neden oldu. Galatasaray ilk yarım saatlik bölümde, yaptığı presle, topa daha çok sahip oldu. Ancak uzaktan vuruşlar dışında, güçlü Beşiktaş savunmasını aşmayı başaramadı.
Orta alanda sıkışan oyunu, geniş alanlara bir türlü yayamayan Galatasaray, 30. dakikadan sonra savunmasında açıklar vererek yüklenmeye başlayınca, Beşiktaş ilk yarının en net iki gol pozisyonunu üretti. Önce 37. dakikada Pancu, Sergen'in arapasıyla ceza alanına girdi, topu biraz sürdükten sonra yaptığı sert vuruşta meşin yuvarlak yan direğe çarparak dışarı gitti. 45'te İlhan Mansız, Giunti'nin pasında Mehmet Polat'ın da hatasıyla topu önünde buldu, son derece rahat durumda çok kötü bir vuruşla üstten dışarı attı. İlk yarının uzatma bölümlerinde İbrahim ile Vedat arasında yaşanan gerginlik, diğer oyunculara da yansıdı ve itişmeler gözlendi.
Sergen'in öpücüğü
İkinci yarıda Siyah-Beyazlılar'ın kazandığı serbest vuruşlarda ve kornerlerde Galatasaray kalesi tehlikeler yaşadı. 60'ta Sergen, İlhan'ın önüne şık bir pas çıkardı, yıldız oyuncudan önce araya giren Bülent, mutlak bir golü önledi. 67'de Beşiktaş gole çok yaklaştı, soldan kullanılan serbest vuruşa iyi yükselen Tayfur'un kafası yan direkten geri geldi. Dönen topa yine Tayfur vurdu, bu kez Mondragon kurtardı. 73'te Revivo'nun ortasında Ümit Karan çok uygun durumdaydı ama Cordoba'nın üzerine vurdu, korner... 75'te Beşiktaş, bir pozisyonu daha değerlendiremedi. Sergen, gerilerden gelen Pancu'nun önüne 'al da at' dercesine yuvarladı, Rumen oyuncunun sert vuruşu az farkla dışarı gitti.
Galatasaray'ın her türlü riski alıp iyice yüklendiği son dakikalarda, Sergen kaptığı topla ilerledi, sağdaki Tümer'e geçirdi, bu oyuncunun ortasında yine topla buluşan Sergen, 89'da Beşiktaş'ın şampiyonluğunu ilan eden golün sahibi oldu: 1-0. Kalan saniyelerde kayda değer tek olay, sinirlenen Ümit Karan ile Volkan'ın kırmızı kart görmesiydi.