scorecardresearch.com

Tüketici, hak ihlallerine karşı ne yapmalı?

29/03/2010 11:20
Tüketici ayıplı-kusurlu bir mal satın aldığını anladığında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesi gereği, malı iade edip ödediği ücreti geri alabilir, malı misli malla değiştirebilir, ayıp-kusur oranında fiyatında indirim isteyebilir, tamir edilmesini talep edebilir
Haber: ERSİN ALBUZ / Arşivi

Tüketici, hak ihlallerine karşı ne yapmalı?


Tüketici ayıplı-kusurlu bir mal satın aldığını anladığında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesi gereği, malı iade edip ödediği ücreti geri alabilir, malı misli malla değiştirebilir, ayıp-kusur oranında fiyatında indirim isteyebilir, tamir edilmesini talep edebilir

ERSİN ALBUZ

İnsan yaşamı için tüketim, olmazsa olmaz koşuldur. Tüketim zorunluluksa, tüketilecek mal ve hizmet sunucularının bulunmasının da varlık koşuludur. Yani toplumsal yaşamın devamı için bir yanda üreticiler diğer yanda ise tüketiciler bulunur.

Kapitalist toplumda üreticilerin sundukları mal ve hizmetlerin bir karşılığı vardır. Bu karşılık değişim değeri veya kullanım değeri olarak fiyatlandırılmaktadır. Tüketici mal ya da hizmet için bir bedel ödemektedir. Bunun karşılığında da aldığı mal ve hizmetin belli standartlara sahip olmasını isteme hakkına sahiptir. Temel sorun da tam burada başlamaktadır. Toplumsal yaşamı düzenleyen ve kontrol altında tutan Devlet, piyasaya sunulan mal ve hizmetlerin belli standartlarda olması için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü altındadır. Yükümlülük sadece yasal düzenlemeler, genel düzenleyici işlemler tesis etmek değildir. Bizzat gerekli tedbirleri almaktır.

Hammurabi Kanunlarından 1928 tarihli ABD Tüketici Raporuna; 1215 tarihli Magna Carta’dan Evrensel Tüketici Hakları Beyannamesi’ne; günümüz Türkiye’sinde 1982 Anayasası ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna kadar yazılı kurallarının olması tüketici haklarını teminat altına almaya yeterli değildir.

Keyfi olarak köprü geçişlerine, şehir içi otobüs fiyatlarına, doğal gaza zam yapan Hükümetten; pazarlarda tavuk sakatatlarından sucuk-salam satışlarına, telefon şirketlerin keyfi tarife uygulamalarına; hastanelerde sağlık hizmetlerini fahiş fiyattan sunulmasına v.b. müdahale etmesini bekleyebilir miyiz?

Mal ve hizmet sunucularının tüketici haklarından bihaber olduğu toplumda; tüketicinin mevzuattaki haklarını kullanabilme olanağı, yargı süreçlerinin çok uzun, pahalı ve eziyetli olduğu düşünüldüğünde ne kadar mümkün olabilir.

15 Mart Dünya Tüketici Hakları günüde basının tüketici haklarına vermediği önemle; kar hırsı bürümüş mal ve hizmet sunucuları ile bilinçli tüketici toplum yaratılabilir mi?

Evrensel Tüketici Hakları Beyannamesi’ndeki sekiz temel hak 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1. maddesi:“Bu Kanunun amacı, (...) (1) kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici,çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.” güvence altına alınmıştır. Bu güvencelerin yazılı metinlerde kalmaması için inadına yazılı metinlerin hayata geçmesi için mücadele etmek gerekmektedir.

Tüketici ayıplı-kusurlu bir mal satın aldığını anladığında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesi gereği, malı iade edip ödediği ücreti geri alabilir, malı misli malla değiştirebilir, ayıp-kusur oranında fiyatında indirim isteyebilir, tamir edilmesini talep edebilir. Bu dört haktan hangisini kullanacağını tercih etme hakkı tüketiciye aittir. Tüketici kullanmak istediği hakkı satıcıya bildirmekle bu hakkı kazanmış olur. Yargıtay 13 Dairesi 17.11.2008 gün ve E:2008/6937, K:2008/13579 sayılı Kararı da bu hususu teyit etmektedir. Haklarımızı yaygın ve yoğun bir şekilde kullandığımız ölçüde haklarımızı daha ileri boyutlara taşıyabiliriz. Daha sağlıklı ve konforlu tüketim olanakları yaratırız.

Parlamenter Demokrasilerde olmazsa olmaz sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütleridir. Bu örgütleri nicel ve nitel olarak büyütemediğimiz sürece hakların yazılı metinlerde güvence altına alınmış olması tüketici hak ihlallerini önlemeyecektir. Önemli olan, tüketici haklarının ihlalinden sonra ortaya çıkan zararların giderilmesi değil tüketici hakları ihlalinin önlenmesidir. Bu yönde başta Anayasa olmak üzere diğer yazılı hukuksal metinlerde Devlete görev ve sorumluluklar yüklemesine rağmen Devleti bu yönde zorlayacak tüketici derneklerinin mücadele gücü ve azmidir. Tüketicilerin tüketici derneklerindeki aktif örgütlülüğü yolumuzu aydınlatacaktır. Güneş çarığı sıkar, çarık da ayağı sıkar. Tüketici hak ihlallerinin olmadığı bir dünya dileğiyle.

Ersin ALBUZ: Avukat, TÜKODER İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9884049884043

YORUMLAR
(3 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Tükenmeden Tüketmek - Fahrettin KAYAN

Tükenmeden tüketmenin yolu aklınızı kullanmaktan geçer. TükoDer sizin aklınızdır.Tüketici Örgütleri bizim aklımızdır. Aklınıza baş vurun Hakkınız kalmasın.

Yolunan kaz olmaktan çıkmak için, - kutupcu

'Cep telefonu alışkanlığı' kazandırılarak,hayatımızı ele geçirttiğimizin örneği, kontürlü CAep Telefonu sistemini seçen müşteri sıfatımızı,yarı yolda değiştirerek 'para ödemeli' biçime ve bilahare, fatura zorunluluğuna geçiş için kullanılma yolunun, adli bir itiraz yoluyla önlenmesi ve tüketicin sıfatının istismkarının önünün kesilmesi gerekmeketir. Teknolojik rekabetin 'sıfır bedeli' doğru gittiği şartlarda, sistemi sistemik bir bölünlenmeyle, her alanda istismar etmeye açık, tekelci şirket egemenliğinin ktırılması ve bu egemenliği 'şirketler arası'& vurgun yönünde paylaşan sistemin Rekabete aykırı halini tüespitle,gereğinin yapılması..

Tüketicilik hastalığındanh çıkmak önceliğimiz olmalı! - kutupcu

Öncelikle 'tüketici' kimliğiyle,dünyayı tüketmekten vazgeçelim.Yaşamın vazgeçilmesi gibi önümüze konulan ve düzen için kullandırdığımız alım gücümüzü,'geri dönüşüm' şartllı bir 'üretken tüketiciliğe' ve doğa temelli bir fiyat realizasyonu ile,kar unsurunu dışlamak, dünyanın Afrika'dan başlayarak 'nadas bölgeleri' tesisi ile kendi onarımına bırakılması ve 'refah toplumlarını' doğaya verdikyleri zararı geri ödemeye ve yaşam standatlarını,ortalama bir doğa' tüketimi ile sıfırlamayı hedeflemek!Doğa kerterizinde kökten eşiktlik temelinrde örgütlenmiş,coğrafyalara göre doğa bütünlüğü esası ve B.M'in bu tarzda örgütylenmesi esasını tartışmak gerekiyşor!.