Biyonik insana doğru birkaç adım daha

Biyonik insana doğru birkaç adım daha
Biyonik insana doğru birkaç adım daha

Günümüzün askerleri kimi zaman kendi ağırlıklarına yaklaşan oranda teknik teçhizat taşımak zorunda. Teknolojinin yarışıysa bu yükü hafifletmek üzerine kurulu.

Askerlerin yükünü hafifletmekten görmeyen gözlere yeniden işlev kazandırmaya kadar pek çok farklı çalışma biyonik insan hayalini biraz daha gerçeğe taşıyor

Amerika’daki Massachusetts Institute of Technology ya da daha bilinen adıyla MIT üniversitesinin geliştirdiği bir virüs yeniden şarj edilebilir lityum-iyon tabanlı pilleri dokuma esnasında kumaşa entegre etmeyi mümkün kıldı. Bu kumaşlarla üretilen giysiler ceplerindeki elektornik cihazlara enerji verme ya da şarj etmeyi mümkün kılıyor. Aynı teknik istenen herhangi bir yüzey ya da kaba püskürtülerek de uygulanabiliyor.
Geliştirilen bu teknolojinin hedef kitlesiyse taşıdıkları elektronik cihaz sayısının giderek arttığı Amerikan askerleri. Kimi durumda kilolarca ekstra yükü piller için taşıyan askerler bu sayede çok daha hafifleyebilecek.
Sistemin kalbini oluşturan ve insana herhangi bir etkisi bulunmayan M13 adlı virüs anod ve katod etkileşimini taklit ederek enerji ortaya çıkmasını sağlıyor. Geleneksel lityum-iyon tabanlı pillere göre çok daha az ısı çıkaran M13, tehlikeli kimyasallar içermediği için daha sağlıklı bir yapı da sunuyor.

Kadının cebi yok
Her ne kadar pek çok teknolojik yeniliğin öncelikli kullanım alanı ordu olsa da sivil alanda da yenilikler yok değil. CuteCircuit adlı firmanın yeni kreasyonu, giysileri günümüzün en kitlesel aksesuarı haline gelen cep telefonlarıyla birleştiriyor.
M-dress adı verilen bu seri kumaşa entegre olarak çalışan bir cep telefonuyla geliyor. Tasarımcı Francesca Rosella’nın şirketin kurucusu Ryan Genz ile birlikte geliştirdiği M-dress, kadınların kalabalık çantalarının içinde çalan telefonu bulup cevaplama stresini ortadan kaldırmayı hedefliyor. SIM kartın kıyafetin ense etiketinin bulunduğu alana yerleştirilmesiyle ‘telefon elbise’ kullanıma hazır hale geliyor. Kıyafetin herhangi bir yerinde tuş takımı bulunmadığı için gelen her çağrı cevaplanabilmekle birlikte sadece önceden belirlenen numaralar aranabiliyor. Bu aramayı başlatmak içinse önceden belirlenmiş bir hareketi gerçekleştirmek yeterli oluyor. Dolayısıyla bundan sonra bir partide garip hareketler yapıp kendi kendine konuşan bir kadını gördüğünüzde çok şaşırmamakta fayda var. Önümüzdeki sene satışa sunulacak M-dress’in ekranı da olmadığı için gelen çağrının kime ait olduğu da cevaplayana kadar sürpriz kalacak.

Gören gözler için
Vücuda entegre çalışacak biyonik parçalara yönelik çalışmaların içinde en dikkat çekici olanlarından biriyse gözlere yönelik. Ottawa Araştırma Enstitüsü ve İsveç Linköping üniversitesi tarafından yürütülen ortak bir çalışmada kornea tabakasının hasar gördüğü hastalara takılan yapay kornea sayesinde görme yeteneğinde gözle görülür bir başarı sağlandı.
Günümüzde sıklıkla kullanılan lenslere benzer bir yüzeyin yerleştirildiği hastalar 2 yıl içinde kornea nakli gerçekleştirilen hastalarla aynı düzeyde görme yeteneği kazandı. Uygulanan denekler üstünde hiçbir alerjik reaksiyona da rastlanmadı. Çalışmaların devam ettiği araştırmada hedef pahalı ve zorlu kornea nakline duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmak.


    ETİKETLER:

    İsveç