Elektronik çağın savaş teknikleri

Bilgisayarlar aracılığıyla yürütülen saldırılar yakın geçmişin bilgisayar konulu filmlerinde, günümüzdeyse gazete haberleri...

Bilgisayarlar aracılığıyla yürütülen saldırılar yakın geçmişin bilgisayar konulu filmlerinde, günümüzdeyse gazete haberleri haline gelen bilgisayar korsanlarının faaliyetlerinde herkes tarafından bilinen bir gerçek haline geldi. Ancak şu ana kadar kimse bunun planlı bir operasyon halinde ve devletlerarası statüde yürütülebileceğini iddia etmemişti. Ya da edenler hep üstü kapalı bir şekilde geçiştirmişti.
Bu hafta ABD Kongresi'nde bir konuşma yapan CIA'nın teknolojiden sorumlu başdanışmanı Lawrence Gershwin, ABD ekonomisinin ciddi bir tehdit altında olduğunu, bilgisayar ve internet tabanlı hale dönüşmeye başlayan yaşam düzeninin sekteye uğramasının giderek daha olası bir hale geldiğini iddia etti. Bunu iddia etmekle de kalmayarak iki ülkenin ismini vererek düşman saflarını da çizmiş oldu. Bu iki ülke belki hemen herkesin kafasındakilerdi: Çin ve Rusya.
Eski defterler
Soğuk Savaş'ın diğer kutbu olan Rusya, içinde boğuştuğu ekonomik krize rağmen hâlâ dünyanın hem hammadde, hem silah, hem de insan gücü olarak ciddi değerlerinden birisi durumunda. Aynı zamanda bağımsızlığını kazanan komşu ülkeler üstündeki 'söz sahipliği'ni de koruyor. Çin ise özellikle üretim alanında 'dünyanın fabrikası'na döndü. Silahlanma yarışında da ileri saflarda yer alan ülke, son dönemlerde dünyayla entegre olma çabalarıyla birlikte kendine yer açmak için kıyasıya bir rekabet içinde.
Hedef tüm rakipler
CIA'nın iddiası, bu iki süper gücün birleşerek internet başta olmak üzere bilgisayar tabanlı saldırı düzenlemek ve kullanılan finans, iletişim gibi hassas ağları etkisiz hale getirmek için teknikler geliştirdiğiydi. Bu elbette iletişim teknolojilerinin bugünkü durumu hakkında az çok haberi olan kişiler için olmayacak bir iddia değil. İddianın diğer bir bölümü ithamın çerçevesini daha da genişletiyor. Gershwin, bu saldırıların sadece ABD'yi değil, tüm ülkeleri tehdit ettiğini, zira kimi saldırıların diğer ülkelere de yapıldığını iddia ediyor.
Elbette böyle bir saldırıyla bir ülkeyi ele geçirmek, savaşta mağlup duruma düşürmek mümkün değil. Ancak bu konuda çalışan uzmanlar, bu tip saldırıların özellikle sivil kitle üstünde etkili olacağı ve bunun
da panik ve kaos ile düşmana avantaj sağlayacağına dikkat çekiyor. Örneğin tüm finans işlemlerinin durduğu, bankaların çalışamadığı, buna ek olarak telefon, telgraf, faks, e-posta, televizyon gibi hiçbir haberleşme ağının çalışmadığı bir ortamda, saldırıya uğrayan ülkenin elindeki gücü organize edip savunma ya da saldırıya geçmesi bile yeterince güç bir olay haline geliyor. Panik halindeki siviller de cabası.
Paranoya mı?
Tüm bunlar bir tarafa, ABD'de bir grupsa, bu iddiaların koltuklarını sağlama alma çabasındaki CIA yetkilileri tarafından ortaya atılan abartılı iddialar olduğunu iddia ediyor. Bu da kulağa pek aykırı gelmiyor.
Virüsler, siber punklar, bilgisayar korsanları, internet gerillaları, bilgi avcıları, internette yürütülen endüstriyel casusluklar, içinde gizli açıklar barındıran yazılımlar... Yakın geleceğin savaşlarının çok az bir kısmı cephede geçeceğe benziyor.