Mektuplara ne oluyor böyle?

Dünyanın bilgisayarlarla henüz kuşatılmaya başladığı yıllarda gündeme Mikalenjelo adlı bir virüs oturmuştu.

Dünyanın bilgisayarlarla henüz kuşatılmaya başladığı yıllarda gündeme Mikalenjelo adlı bir virüs oturmuştu. Yaptığı şey, o dönemdeki benzerlerinin aksine bulaşır bulaşmaz bir 'hainlik' yapmaması, aksine belirli bir tarihe kadar beklemesiydi. Aynı gün dünyanın farklı bölgelerinde bilgisayarlar karışmaya başladı. Olay anlaşılıp çözüm geliştirildiğindeyse birçokları için çok geç olmuştu.
O dönemlerde virüsler dünyanın bir ucundan ötekine disketlerle geçerdi. Ancak şimdi dünyanın hemen her yanındaki yüz binlerce bilgisayarları sürekli birbirine bağlı tutan devasa ağlar var. Ve bunlar sayesinde artık içeriğine bakmaksızın bir verinin on binlerce kilometrekarelik alana yayılması için gereken zaman sadece saniyeler. Böyle olunca virüs yazarlarına da gün doğdu elbette.
Kuluçkalı postalar
E-posta, virüsleri taşımak için en uygun ortamlardan birisi. Zira tüm zamanların internet kullanıcılarının en çok kullandığı hizmetlerin başında geliyor. Bu yüzden ilk virüsler de mektuplarla yollanan dosyalarla dağıtıldı. Zamanla internet kullanımı artıp insanlar iletişime girmek istedikleri insanlar için adres defteri tutmak zorunda kalınca daha cazip bir alan doğdu. Böylelikle önceleri kendini kopyalamak için bulaştığı bilgisayarın sahibinin bir mektup yazmasını bekleyen virüsler, artık adres defterinde kayıtlı isimlerin hepsine kendini kopyalayarak yayılmasını bağımsız olarak sürdürebiliyordu. Bu zincir, kartopu etkisiyle öyle bir büyüyordu ki, birkaç saatte dünyanın her tarafına yayılabiliyordu.
Huzurlarınızda Sircam
Bu hafta ortalığı kasıp kavuran 'Sircam' virüsü de aşağı yukarı bu mantıkla çalışan bir virüstü. 'Aşağı yukarı' ifadesini boşuna kullanmadık çünkü Sircam aslında virüs tarihinde yeni ve tehlikeli sayfalardan birisini açtı.
Sircam'in en önemli özelliği,bilgisayarınızda
bulunan belgeleri arayıp bunu bir e-posta eki haline getirmesi ve ucuna kendisini kopyalayarak sisteminizde kayıtlı herkese kendini yollaması. Buraya kadar fark göremeyenler için konuyu biraz daha açalım. Sircam, öncelikle bilgisayarınızda yazdığınız bir yazıyı arıyor. Bu, patronunuz için yazdığınız gizli bir rapor da olabilir, sevgilinize yazdığınız aşk mektubu da. Bunu elde ettikten sonra yazının başlığını e-postanın başlığı haline getiriyor ve sisteminizde kayıtlı e-mail adreslerine yollamaya başlıyor. Yani eskiden olduğu gibi bu virüsten muzdarip olmak için Outlook Express kullanıcısı olmanıza gerek yok. Hatta öyle ki, herhangi bir e-posta yazılımı kurmamış olmanız bile bu virüsü durduramıyor.
Çoğu kullanıcı için asıl felaketse, bilgisayarındaki özel belgeleri karşı tara-
fa yollaması. Özellikle gizli birtakım bilgiler barındıran bilgisayar sahipleri son derece zor anlar yaşadı. Bu gruba FBI da katıldı.
İzlemek imkânsız gibi
Sircam kendini eklediği dosyaya göre şekillendirdiği için tanınması imkânsız gibi görünüyor. Neyse ki mektupların içine or-tak bir mesaj ekliyor ve böylece tanınır hale geliyor. Kısacası bu günlerde içinde "Hi! How are you? I send you this file in order to have your advice. See you later. Thanks" yazan bir mektup alırsanız vakit kaybetmeden silin.
Sircam virüsünün künyesi
İçeriği: "Hi! How are you? I send you this file in order to have your advice. See you later. Thanks", "This is the file with the information that you ask for"
Başlığı: Ekteki dosyaya göre değişiyor.
Yaptığı: Yolladığı dosya, virüsü yollayan bilgisayarın içindeki bir yazının başlığı oluyor. Açıldığında kendisini Windows klasörüne scam32.exe adıyla kopyalıyor ve her Windows açılışında kendinin yüklenmesini sağlıyor.