Mobil iletişimin 'yaşam tatbikatı'

Bozuk parayla çalışan ve her sokakta bulunan ankesörlü telefonları yıllarca yabancı filmlerde izleyip durduk.

Bozuk parayla çalışan ve her sokakta bulunan ankesörlü telefonları yıllarca yabancı filmlerde izleyip durduk. Bizde çalışan telefon bulsanız kart ya da jeton bulmak gibi daha ciddi bir sorun karşınıza dikiliyordu. Bu durumun geçmişin puslu anılarında kaldığını söylemek hala pek mümkün değil. Hatta pek çok kişi için cep telefonlarının ülkemizde bu kadar popüler hale gelmesindeki en büyük etken de bu. Ancak cep telefonu 'o' ülkelerde de tuttu. Demek ki bambaşka beklentiler ve gerçekler de var.
Yarım milyarlık kitle
Bunların ne olduğunu zamanla araştırmacılar inceleyerek bulacak, ancak günümüzdeki durumu ve yakın geleceği incelemek, kat edilen yolu çizmesi açısından önemli göstergelerden birisi.
Günümüzde 500 milyonluk bir nüfusa ulaşan GSM nesli, şu anda genel anlamda iletişim için kullandıkları cihazları, yakın bir gelecekte hayatlarının her alanında kullanmaya başlayacak gibi görünüyor. Bunun ilk adımları bugünlerde İsveç'in kuzeyinde 75 bin nüfuslu bir kent olan Lulea'de atılıyor. Ericsson tarafından organize edilen 'E-street' kodlu projede 2 bin kişinin katılımıyla cep telefonu destekli yaşam organizasyonu denemeleri gerçekleştiriliyor.
Mobil ticaretten yerel yönetim hakkındaki bilgilere kadar geniş bir alanda GSM teknolojileriyle hizmet alan kitle, aynı zamanda gelecekteki beklentileri ve yanlışları da ortaya koyması açısından önem taşıyor. E-street, SMS ve WAP sistemlerinin yoğun olarak kullanılması temeline dayanıyor.
Örneğin E-street kullanıcıları ilgilendikleri
ürün grubu ve mağazalarını ana sisteme bildiriyor. Kullanıcının ilgi duyduğu ürünlerden birisiyle ilgili bir indirim, ya da beklediği bir ürünün mağazaya gelmesi durumunda sistem kullanıcının telefonuna uyarı yollayarak bilgilendiriyor. Buna ek olarak istenirse indirim dönemlerinde mağazanın kalabalık olmadığı zaman dilimlerinde uyarılmak da mümkün. Böylelikle en az zahmetle, en verimli alışveriş yapılabiliyor.
Bilgi bombardımanı
Sokakta yürürken bir anda yanından geçmekte olduğunuz salonda sizin ilgi grubunuza ait bir filmin başlamak üzere olduğu ya da köşedeki dükkânda en sevdiğiniz müzik grubunun konser biletlerinin satıldığı haberi telefonunuza mesajla geliyor.
Elbette böyle bir sistemin ayakta kalabilmesi, kullanıcı kitlesi kadar bu tür bilgilendirme hizmetlerini sisteme giren yerel yönetimler ve özel şirketler. Gelecek yıllarda vitrinlerde görmeye başlayacağımız üçüncü nesil telefonların yeteneğiyle birleşince bu tip hizmetlerin işlev ve yeteneklerinin de son derece gelişeceği öngörülüyor.