Sanal sınırların kaçak geçişleri

Sanal sınırların kaçak geçişleri
Sanal sınırların kaçak geçişleri

Web hizmetlerinin yarattığı haritanın gizlediği şey, bu hizmetlerin sunulduğu ülkeler arasındaki sınırlar. İnternette her şeyi görebilir ama arka yolları kullanmazsanız sadece ?bazılarına? ulaşabilirsiniz.

Dünyanın sınırlarını kaldırma iddiasındaki internet, telif hakları yüzünden sunduğu bazı hizmetlerde coğrafi sınırları sanal olarak yeniden inşa ediyor. Ancak herkes buna uyma niyetinde değil

Erişim hızının artmasına paralel olarak internet üstünden sunulan hizmetlerin sayısı ve çeşidi de arttı. Ancak özellikle eğlenceye dayalı hizmetlerde hem kullanıcılar hem de hizmet sağlayıcılar açısından en büyük sıkıntı telif hakları yüzünden içeriğin coğrafi olarak kısıtlanması. Film ve müzik ağırlıklı içerik sağlayıcılar, telif haklarını temsil eden kurumların çizdiği coğrafi sınırlar dolayısıyla internet üstünde de sanal sınırlar çizmiş durumda.
Kitlesel anlamda tepki çeken ilk adım müzik dinleme ve benzer türde şarkılar tavsiye etme hizmeti veren Pandora.com  sitesinin 3 Mayıs 2007 tarihinde ABD dışına hizmet vermeyi durdurması olmuştu. Dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişi tarafından kullanılan site aynı zamanda üyelerinin müzik zevklerinin de kaydedildiği bir ortam olarak dikkat çekiyordu.
Hizmet vermeye başladığı ilk günden bu yana ABD dışına kapalı bir diğer popüler hizmetse ülkenin en büyük televizyon yayıncılarından NBC, Fox ve ABC tarafından kurulan ve birçok içerik ortağıyla gelişen web tabanlı TV platformu Hulu.com . İçinde birçok TV içeriğini barındıran yapıya ABD dışından erişebiliyor ancak içindeki videoları izleyemiyorsunuz. Hulu yakında Avrupa ayağını da devreye sokmayı planlıyor. Ancak bu çember henüz Türkiye’yi kapsamıyor.

Sınırları kaldırmak
Video ağırlıklı içerik sağlayıcılar aynen DVD bölge kodlarındaki gibi yayın takvimlerini paylaşmak zorundalar. Örneğin ABD’de televizyonda oynayan bir dizi ya da filmin farklı ülkelerde yayın hakkının alınıp gösterilmesi kimi zaman bir sene sonrasına denk gelebiliyor. Ya da bir müzik albümü kimi zaman ülkeler arasında içeriği yönünden farklılıklar gösterebiliyor. Kimi zaman sadece belirli ülkelere özel olarak farklı şarkılar albümlere eklenebiliyor.
Bu gibi kısıtlamalar yüzünden bütün sınırları kaldıracağı varsayılan internette geleneksel sınırlar yeniden inşa edilmiş oluyor. Bu sınırların inşasında kullanılan yöntemse IP numaraları. İnternete bağlı her cihazın sahip olduğu IP numarasından ayın zamanda bağlantı yapılan ülke de anlaşılabiliyor.

VPN ya da proxy
Bu sınırları aşmanın yolları yok değil. Bu konuda en sık kullanılan yöntemlerden biri Hotspot Shield adlı ücretsiz uygulama. Asıl kullanım amacı internette kişisel bilgilerin korunması ve mahremiyetin sağlanması olan yazılım aynı zamanda kullanan kişilerin IP numarasını da ABD olarak belirliyor. Hotspot Shield üstünden kurulan VPN bağlantılarında ABD içine kısıtlı her türlü hizmeti kullanmak mümkün.
Hem Windows hem de Apple platformunda hizmet veren Ultra VPN hizmeti de tercih edilebilir seçenekler arasında (ultravpn.fr ).
Sınırları aşmak için bir diğer yöntemse proxy sunucuları kullanmak. Aynı VPN’lerde olduğu gibi daha çok mahremiyet ve gizlilik amacıyla tercih edilen proxy (vekil) sunucuları sizden gelen isteği kendi üstünden geçirir. Eğer bu sunucular ABD’deyse doğal olarak karşı taraftaki hizmet sağlayıcı sizi ABD’den bağlanıyormuş kabul ederek hizmet vermeye başlar. Bu konuda Türkçe destek de alabileceğiniz en kolay uygulamaların başında Navige.com  adresindeki ücretsiz hizmet geliyor.
Bütün bunlara rağmen kimi sitelerin hizmet için bunlara ek olarak destek verdiği ülkelere kayıtlı bir bankadan alınan kredi kartı istendiğini de unutmamak gerekiyor.