Tanrım, tek başına koyma kullarını

Tropik bir mekânda mutlu, sakin bir hayat geçirmekte olan anne, baba ve çocuğun başına bir gün olmadık bir iş gelir.

Tropik bir mekânda mutlu, sakin bir hayat geçirmekte olan anne, baba ve çocuğun başına bir gün olmadık bir iş gelir. Kumsalda ana baba hararetle öpüşürken çocuk sahile koşar ve nedense okyanusa girerek deli gibi açılır. Aç köpekbalıkları da çocuğun etrafını sarar. İhtiraslı ana baba olayı fark ettiğinde geç kalmışlardır. Çığlıklarla yardım isterler. O da ne? Göklerde birileri (siz) bu feryadı duyar ve 'ne oluyor?' gibisinden aşağıya uzanır. Ve çocuğu köpekbalıklarının arasından çekip kurtarır.
'Alacakaranlık Kuşağı' benzeri bir başlangıçla açılan Black&White oyunu buradan sonra sizin Tanrı rolüne kendinizi iyice ısındırdığınızı ve bu sorumluluğun ne denli büyük olduğunu anlattıktan sonra size bir seçim şansı veriyor. Bu noktadan itibaren ya her kulun istediği türden şefkatli, bağışlayıcı bir tanrı olacaksınız, ya da hiçbir hatayı affetmeyen, her fırsatta düşene bir de kendi vuran bir Tanrı
olacaksınız. Amacınız ise kullarınızı bir şekle şemale sokmak.
İyilik ve kötülük seçimi
Oyunda sizin ayak işlerinizi yapan
inek, maymun gibi ilginç karakterler var. Ayrıca ekranda sürekli ak sakallı bir dede (iyi) ve fettan boynuzlu bir yaratık (kötü) sizin aklınızı çelip olaylara karşı tavrınızı değiştirmeye çalışıyor. Seçiminiz o anki ruh halinize bağlı elbette. Sonuçlarıysa bayağı etkili oluyor.
Ne de olsa siz bir Tanrısınız.
Oyunun kontrolleri benzer diğer strateji oyunlarındaki gibi karmaşık değil. Ekranınız asla karmaşık düğme ve göstergelerle dolmuyor. Böylelikle gerçekten ana konuya konsantre olabiliyorsunuz.
Kutsal diplomasi
Öncelikle tapınak kurarak başladığınız oyunda bu yapı sizin ihtişamınızı ve etkileyiciliğinizi göstermesi açısından son derece önemli. İnsanları kendinize bağlamak , sözünüzü geçirmek, kıvama getirmek için kimi zaman şefkat, kimi zamansa şiddet kullanmanız gerekebiliyor. Ancak fazla şiddet bir yerden sonra insancıkları bir nevi 'tokat delisi' ya da 'dayak arsızı' benzeri bir şekle sokuyor ve silah bir anlamda geri tepiyor.
Amaç eğlenmekse inceldiği yerden kopsun, ama değilse tanrısal bir diplomasi kurmanın zorluklarını son derece yakından öğreneceğiniz kesin.
Black&White, benzer mantıktaki Populus kadar olaylara uzak değil, ancak bir SimX serisi kadar da detaylara boğulmuyor. Bütün kontroller ekranda devasa bir elle gerçekleştiriliyor. Bu 'Tanrı'nın Eli'ni kimin kontrol ettiğini söylemeye gerek yok gibi.
Oyunun belki tek derdi, sadece beş görevden oluşması. Zaten tanrılık da biz ölümlüler için biraz fazla bir sorumluluk. Ancak yine de bu türün meraklıları için bir kere de olsa denenmesi gereken oyunlardan.