Teknoloji kimin hizmetinde?

Uluslararası suçlu takibi ve operasyonlar konusunda ilk akla gelen kurum olan
İnterpol'ün...

Uluslararası suçlu takibi ve operasyonlar konusunda ilk akla gelen kurum olan
İnterpol'ün (http://www.interpol.int/) Genel Sekreteri Ronald K. Noble, bu hafta yaptığı bir basın açıklamasında bilgisayar ve internetin suçlu takibindeki yerine dair önemli ipuçları verdi.
Noble'a göre ABD'nin yakın tarihinin diğer büyük felaketi olan Oklahoma bombalaması ile bu son eylemlerin arasındaki en büyük fark, internetin çok daha yaygınlaşmış ve kullanım alanlarının gelişmiş olması. Şimdiye kadar hemen herkes, ABD'nin teknolojinin geldiği seviye karşısında istihbarat alanında gerekli önlemleri aldığını düşünüyordu. Ancak son olaylar durumun pek de öyle olmadığını gösterdi.
Düşmanın taktiğiyle oynamak
Elbette internette terörist avlamak ya da takip etmek, teröristlerin bu teknolojiyi ne kadar kullandığıyla sınırlı. Özellikle Üsame bin Ladin düşünüldüğünde, takip edilebileceğini bildiği için kişisel olarak kesinlikle elektronik iletişim cihazlarını kullanmıyor, sadece yüzyüze iletişimi tercih ediyor. Ancak uluslararası iletişimde örgütün kilit isimlerinin internet ve benzer teknolojileri yoğun olarak kullandığı yıllardır bilinen bir gerçek.
Buradan yola çıkan FBI ve CIA, şimdi şüpheli listesindeki isimlerin olay gününe kadar yaptıkları tüm internet yazışmalarını taramaya ve ilişkiye geçtikleri insanları bulmaya çalışıyorlar. Aynı şey, yaptıkları telefon görüşmeleri için de geçerli. Kredi kartlarıyla yaptıkları harcamalar da eşzamanlı olarak devam ediyor. Amaç, detaylardan yola çıkarak büyük resmi görebilmek.
CIA, FBI ve NSA, internete hem bir yardımcı, hem de bir tehdid olarak bakıyor. Yardımcı olduğu konu, izlemeye alınan kişilerin kolay ve kesin şekilde takibi. Tehdid olduğu konuysa, teröristlerin kırılması yüzyıllar alabilecek şifreleme teknikleriyle haberleşebilmesi ve takip edilse de ellerin boş kalması.
FBI'ın geçtiğimiz sene ortaya attığı Carnivore sistemi, tüm internet iletişimini takip etmeyi ve şüpheli görünen kullanıcıları
merkeze rapor etmeyi sağlayacaktı. Projenin ortaya çıkması hem medyayı, hem de özel yaşamı koruyan sivil toplum kuruluşları tarafından topa tutuldu ve sessiz sedasız sahneden çekildi. Bu puslu havada aynı sessizlikle yeniden sahneye çıkması bekleniyor.
Efsanelerin sonu geldi
Fiilen aktif olarak dünyadaki tüm iletişimi dinleyen Echelon ağıysa pratikte dünyadaki tüm iletişimi takip ediyor. Buna fakstan e postalara kadar tüm iletişim giriyor. Ancak yetkililerin son günlerde yaptığı açıklamalar
iletişimin artık takip edilemeyecek kadar geniş bir hacme ulaştığını ve bu sistemin artık bu yükü kaldırmadığı yönünde.
ABD Parlementosu şu aralar kuşkulanan kişilerin telefon ve internet trafiğini izlemek için genişletilmiş yetkileri FBI, CIA ve NSA gibi kurumlara sağlayacak kanun tekliflerini hazırlıyor. Bu gelişmeler başta ABD olmak üzere tüm dünyanın kişilik hakları ve iletişim özgürlüğü gibi kavramları yeniden şekillendirmesine yol açacak gibi görünüyor.