Terör savaşını kim kazanıyor ?

Bilgisayarların yaygınlaşması herkesin olduğu gibi yasadışı kişi ve örgütlerin de hayatını değiştirdi.

Bilgisayarların yaygınlaşması herkesin olduğu gibi yasadışı kişi ve örgütlerin de hayatını değiştirdi. Mafyadan yasadışı siyasi örgütlere kadar herkes bir amaçla bilgisayarları kullanmaya başladı.
Artık örgüt evi baskınlarında dizüstü veya masaüstü bilgisayarlar envanterlerin sıradan kalemleri arasına girdi. Terör örgütleri için bilgisayar, özellikle de internet başka hiçbir ortamın sağlayamayacağı kadar geniş imkânlar sunuyor. Şifreleme yazılımlarıyla destekli haberleşmeler fark edilse bile çözümlenmesi imkânsız bir hal alıyor.
Yasadışı yardım büroları
Öte yandan birçok internet sitesi, kimi ülkelerce yasadışı ilan edilen gruplar için yardım topluyor. Bugün dünyanın gündemine oturan bin Ladin ve kendisine bağlı ağların bile internette irili ufaklı para toplama ve propaganda siteleri bulunuyor.
Teröristlerin interneti kullanım amacı
elbette sadece iletişim de değil. Saldıracakları kişi ya da kurumlarla ilgili bilgileri de internetten topluyorlar. Güvenlik uzmanları FBI ve Pentagon'a yönelik bilgisayar korsanı saldırılarının ardında terör gruplarının istihbarat toplama amacının yattığını iddia ediyor. Son olarak ABD'de Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'a yapılan saldırılarda da uzun, titiz ve hatayı affetmeyecek bir bilgi toplama çalışması olması zorunluluğu bu iddiaları pekiştiriyor.
Bu gerçekler ışığında gözler doğal olarak FBI ve NSA'e çevriliyor. FBI ağırlıklı
olarak ABD içi istihbarata yönelik bir teşkilat. NSA ise ABD de dahil olmak üzere bütün dünya iletişimini takip ediyor.
Yakın zamanda açığa çıkan Echelon ağı, NSA tarafından kurulmuş ve tüm iletişimi takip ederek odaklandığı konular hakkında yapılan iletişimi belirleyip takip edebilmek için geliştirilmiş bir ağ. Son olayların ardından bu yapının da ne işe yaradığı sorgulanmaya başlandı.
NSA'de 1992-1994 yılları arasında NSA' in baş hukuk danışmanı olarak görev yapan Stewart Baker, NSA'in sanıldığı kadar gelişmiş sistemlere sahip olmadığını iddia ediyor. Gelişen teknolojiyi takip etmenin kurum için artık bütçe bakımından son derece güç bir hale geldiğini belirten Baker, milyarlarca dolarlık yatırımlara rağmen geride kalındığına dikkat çekti. Üstelik teröristlerin son teknolojiye geçmesi
için bütçelerini kabul ettirmeleri gereken parlamenter ve seçmenleri de yok.
Korsanların peşinde
Şu anda NSA, FBI ve benzeri kurumlar için en önemli konular arasında şifrelenmiş iletişimleri çözmek için yeni sistemler geliştirmek, siteleri anında takip edebilecek otomasyon sistemleri geliştirmek ve artan bilgiyi ayrıştıracak yazılımlara ağırlık vermek. Bunu gerçekleştirebilmek için Carnivore adlı bir sistem geliştiren FBI, tüm ABD'li internet servis sağlayıcılara
bu cihazı kullanmayı şart koşmuştu. Tüm e-posta trafiğini denetleyecek olan bu yazılım, sivil toplum kuruluşlarından
tepkiler yüzünden geri çekilmişti. Şimdi yeniden gündeme geldi ve karşı sesler de eskisi kadar kuvvetli çıkmıyor.
Teröristlerin ABD ticari hava sistemlerine yönelik önemli kod ve rotaları NASA'nın sitesinden elde ettikleri iddiası da kamu sitelerinin güvenliğinin sağlanması konusunu alevlendirmiş durumda.
Uzun sözün kısası, yakın gelecek bilinmeyen ellerin kablolarla yöneteceği savaşların ipuçlarını veriyor. Elbette yalnızca görmek isteyen gözler için...