Uygarlık için çaba sürüyor

Strateji oyunları kabaca ikiye ayrılabilir. Sıra tabanlı olanlar ve gerçek zamanlı olanlar.

Strateji oyunları kabaca ikiye ayrılabilir. Sıra tabanlı olanlar ve gerçek zamanlı olanlar. Sıra tabanlı sistemlerde aynen klasik masa oyunları gibi her oyuncunun tek tek bütün hamlelerini yapıp beklemeniz gerekir. Gerçek zamanlı olanlardaysa her şey o an olmaktadır. Siz bir şeyler yaparken, rakipleriniz de aynı şekilde kendi işleriyle uğraşmaktadır. Sıra tabanlıların lideri Civilization 3. sürümüyle bir kere daha gecelerimize talip olmuş durumda.
Gelişim belli oluyor
Civilization, Colonization'ın gördüğü ilginin ardından daha geniş bir dünyayı içerebilmesi için yaratılmış bir devam oyunuydu aslında. Colonization, Yeni Dünya'nın keşfinin ardından sömürgeleştirilmesini ve en sonunda Avrupa'yla köprüleri atıp, bağımsızlık savaşını kazanıp Amerika Birleşik Devletleri'ni kurmayı amaçlıyordu. Civilization ise sizin seçiminize bağlı olarak herhangi bir uygarlığı belirli bir noktadan itibaren yönetme şansı veriyordu. Serinin üçüncüsüne gelindiğinde, Sid Meirer en beğenilmeyen ara sürüm 'Call to Powers'tan
epey ders almışa benziyor. Grafikler geliştirilmiş, detaylarda epey oyalanılmış
ve ortaya belki de şimdiye kadarki en eli yüzü düzgün Civilization serisi çıkmış. 1990 yılındaki ilk sürümle karşılaştırılamayacak kadar gelişmiş olsa da yine de ilk sürümün mantığı aynen korunmuş.
Amacınız uygarlıklardan birisini seçip (elbette Türkler veya Osmanlılar yine yok sayılmış) sıfırdan uzay yerleşimine kadar götürmek. Bu sırada yönetim biçimlerinden icatlara, ticari ilişkilerden savaşlara, diplomasiden imara kadar aklınıza gelen her detayla ilgilenmeniz gerekecek. İlk başlarda yapmanız gereken bir ya da birkaç şehir kurup geliştirmek. Ancak ilerleyen safhalarda
bilimsel gelişmeleri takip etmek, yönetim biçimini ilerletmek, savaşmak ya da casusluk yapmak, şehirleri geliştirmek, askeri birimleri yetiştirmek, yeni bölgeler keşfetmek, yeni yerleşim birimleri kurmak, yollar, barajlar, bağlantılar kurmak gibi kimi zaman her biri onlarca dakika alan turları aşmak zorundasınız.
Diplomasi turları
CivIII'ün en büyük yenilikleri diplomasi ve ticaret alanında. Artık savaş açmak hem eskisi kadar kolay değil, hem de belirli bir mantık çerçevesinde değilse intihar anlamına gelebiliyor. Artık diplomasi çok daha önemli.
Üstelik uygarlığınızın gelişmişliği de artık bir imrenme merkezi yaratıyor ve gizli propaganda silahınız oluyor. Ticaret alanınınız ise hem mal adedi olarak hem de alternatif olarak zenginleşmiş.
Yeni askeri birlikler
Askeri alanda irili ufaklı birçok yenilik söz konusu. Ancak güç dengelerinin en kötü olduğu sürüm de bu olmuş. Kimi zaman baltalı bir bölük, dağlık alanda siper almış silahlı bir bölüğü ezip geçebiliyor. Tarihte saldırı amacıyla kullanılan mancınıklar da artık savunma ağırlıklı kendini gösteriyor. En kötüsü, donanmalar artık sadece deniz savaşlarında işe yarıyor. Ne hikmetse topları karaya ateş edemiyor.
Age of Empires, bu tür oyunların tutkunlarının aklını fena halde çeldi ama Civilization da aynen Freddy'nin Kâbusu serileri gibi. Ne olursa olsun mutlaka oynamak zorundasınız. Üstelik oyunun ilerleyen bölümleri inanılmaz sürprizlerle dolu.