3. Ulusal Hamsi Çalıştayı

3. Ulusal Hamsi Çalıştayı
3. Ulusal Hamsi Çalıştayı
- Hamsinin sürdürülebilir şekilde avlanabilmesi için yapılan bilimsel çalışmaların değerlendirileceği çalıştay, Trabzon'da başladı - ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gücü: "Denizden atık ürünü alabilirsek hamsi popülasyonu kendini yine yukarıya doğru zorlayacak ve stoğa zarar vermeyecektir"

TRABZON (AA) - Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen 3. Ulusal Hamsi Çalıştayı başladı.

Yomra ilçesindeki bir otelde düzenlenen çalıştayda, "Karadeniz Hamsi Araştırması" konulu sunum yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Cemal Gücü, Karadeniz'de hamsi stoğunun ne durumda olduğunun bilinmesinin önemine işaret ederek, son yıllarda avlanmada düşüş yaşandığını söyledi.

Düşüşün avcılığı verimsizleştirdiğini, karlılığı azalttığını ifade eden Doç. Dr. Gücü, şöyle dedi:

 "Varsayalım Karadeniz'de hiç hamsi yok. Hamsi bıraktık ve zaman içerisinde artmaya başladı. Yem bol ve rakip olmadığı için zaman içerisinde genç olanı da yavru olanı da besini bol bulduğundan hızlıca artacaktır. Öyle olunca belirli bir noktaya geldikten sonra iyi yem, güçlü balıklar tarafından yenecek ve alan paylaşılacak. Artık bir aşamadan sonra popülasyon eskisi kadar artmayacaktır. Yumurtaların hepsinin hayatta kalma şansı bulunmuyor. Çünkü rekabet var ve azalacak. Ta ki artık besin yetmeyene kadar. İşte bu noktaya biz avlanmayan stok diyoruz."

Gücü, ölen yavruların atık ürün olarak bilindiğini belirterek, "Bu bizim için önemli çünkü bütün hesaplar bunun üzerinden yapılıyor. Denizden atık ürünü alabilirsek hamsi popülasyonu kendini yine yukarıya doğru zorlayacak ve stoğa zarar vermeyecektir. Bu işin temelinde yatan budur" dedi.

-"Deniz anasından kurtulmak mümkün değil"

Atık hamsilerin denizden alınması halinde hamsi stoklarının kendisini sürekli yenilediğine dikkati çeken Gücü, şöyle devam etti:

"Ama stok öyle bir aşamaya geliyor ki artık yerine yeni koyması mümkün değil ve onun yerini başka canlılar alıyor. Karadeniz'de bunun örneği deniz anası. Bunlar hep aşırı avcılığın göstergeleri. Burada bunlar yaşanırken Akdeniz'de ise balon balığı görülüyor. Bu aşamaya gelmiş olan stoklarda geri dönüş yok. Artık bu deniz anaları ve benzerlerinden kurtulmak mümkün değil. O nedenle bizim hedefimiz dengeyi sağlamak. Karadeniz'de ne kadar balık avlanacağını ne kadar üretildiğini bilerek çözmemiz gerekiyor." 

Gelişen teknoloji, dünya nüfusunun artması ve kaynakların azalmasıyla hamsinin önemini herkesin fark ettiğini vurgulayan Gücü, şunları kaydetti:

"Bundan 20 yıl önce Norveçli bir araştırmacıya Karadeniz'i sorsanız bilmezdi. Şimdi ise Trabzon'da avlanan hamsinin balık yağına gözünü dikmiş durumda. Dünya küçülüyor ama diğer taraftan da nüfus artıyor. Buna karşılık nüfusa oranla kaynaklar artmıyor. Bundan dolayı Karadeniz'de kısa vadede yapılması gerekenler arasında av sezonu uzatılmalı, günlük olarak denizden çekilen balık miktarı ile avcılık baskısı düşürülmeli, hafta sonu için av yasağı getirilmeli, ÖTV limiti düşürülmelidir." 

- Gürcistan'da hamsi balıkçılığı

Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. İlhan Aydın ise Gürcistan hamsiciliğinden bahsetmeden Karadeniz'deki hamsiyi yönetmenin mümkün olmayacağını vurguladı.

Yaptıkları seyahat programları sırasında önemli veriler elde ettiklerini anlatan Aydın, şu bilgileri verdi:

"Gözlemlerimize göre 12 metreden büyük 41 tekne bulunuyor. Bunların da 20'si, izinli olarak oraya giden Türk tekneleri. Orada 2 tekne ise Gürcülerin mülkiyetinde. Geri kalanları az da olsa kıyı balıkçılığı yapıyor. Oradaki avcılığın tamamı bu. Çiftliklerde ise alabalık ağırlıklı ve mersin yumurtası ithal edilerek üretim yapılıyor. Gürcistan'da hamsi avcılığı her şeyiyle Türkiye 'ye bağlı. Av yapan teknelerdeki mürettebat, tayfa ve reisler ile taze tüketim için hamsi satımı bunları oluşturuyor."

Aydın, Türk tekneleri ve çalışanlarının Gürcistan'a bir sene gitmemesi halinde olabilecek ihtimalleri değerlendirerek, "Gürcistan'a gitmiyoruz ve o gemi personelini de göndermiyoruz desek Gürcistan 1 ton hamsi yakalayamaz. Gırgır teknelerini çalıştıracak ekipman olsa bile tayfaları yok. Eğer bunu fark eder ve kendi kendilerini idare etmeye çalışırlarsa bu, kara bir görüntünün işaretidir. Gürcistan'da 85 bin kota var ve bu sene bunları 22 tekne avladı. Yarın belki Gürcistan 5 teknesiyle 50 bin ton avlamaya çalışacak. Gürcistan'a biz gitmesek bu işi yapamayabilirler diye düşünüyoruz ama kendi işimizi kendimiz yapacağız derlerse durum farklı olabilir" ifadesini kullandı.

Çalıştaya Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Durali Koçak, Su Ürünleri Kooperatifi Merkez Birliği Başkanı Ramazan Özkaya, Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Ali Güney, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Suat Hacısalihoğlu ile akademisyenler katıldı.