1 Mayıs'ta katledilen 36 kişi anıldı

1 Mayıs'ta katledilen 36 kişi anıldı
1 Mayıs'ta katledilen 36 kişi anıldı
Taksim'de 1 Mayıs 1977'de çıkan olaylarda hayatını kaybeden 36 kişi, Kazancı Yokuşu'nda düzenlenen törenle anıldı



Taksim Meydanı’nda toplanan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) üyeleri, ellerindeki kırmızı karanfillerle Kazancı Yokuşu’nun başındaki 1 Mayıs Anıtı önüne geldi.
Üzerinde 1977 yılında hayatını kaybedenlerin isimlerinin yazılı olduğu levha, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve KESK Genel Başkanı Sami Evren tarafından anıtın ön kısmına çakıldı. Ölenlerin anısına saygı duruşunda bulunulmasının ardından, 36 kişinin adı teker teker okundu. Her birinin adının okunmasının ardından gruptakiler "Yaşıyor" diye bağırdı.
Grup, daha sonra ellerindeki kırmızı karanfilleri ölenlerin anısına anıtın önüne bıraktı.
Törende konuşan DİSK Genel Başkanı Çelebi, 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması için irade ortaya koyanların üzerinde sorumluluk bulunduğunu ifade etti.
Çelebi, 8 saat yerine 13 veya 14 saat çalıştırılan, işlerinden atılan ve giderek yoksullaşan işçi sınıfının sorunlarını, 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nda anlatmayı, daha önceki 1 Mayıs’larda ölenleri yad etmeyi ve bayramı özgür bir şekilde kutlamayı, sorumluluk ve vicdani bir görev olarak gördüklerini söyledi.
Aynı zamanda 100 yıllık bir geleneğe sahip çıkmanın da sorumlulukları arasında bulunduğunu kaydeden Çelebi, 4 örgütün öncülük yaptığı, 70’e yakın meslek odası, sivil toplum örgütü ve sendikalar tarafından bu iradenin ortaya konulduğunu dile getirdi.
Çelebi, 4 örgütün temsilcileri olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve TBMM Başkanı Köksal Toptan ile görüştüklerini, onların konuya duyarlılık gösterdiklerini, ancak henüz bir cevap alamadıklarını belirterek, "Emek ve demokrasiden yana olanların vicdanları, 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamaktan yanadır" dedi.


-"BU BİR İNATLAŞMA DEĞİL"-

1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama yönünde taleplerin bugüne kadar hep zulüm ve baskıyla engellendiğini öne süren Çelebi, "Bizim irademiz çok net. Biz 1 Mayıs’ta Taksim alanında olacağız. Bu bir inatlaşma değildir. Özgür ve coşkuyla 1 Mayıs’ı kutlamak istiyoruz" diye konuştu.
1 Mayıs’ın tatil edilmesinin önemli bir mücadelenin sonucu olduğuna dikkati çeken Çelebi, 1 Mayıs’ın özgürce kutlanılması halinde bunun da tarihe altın harflerle yazılacağını iddia etti.
Çelebi, gerilim yaratmak gibi bir dertleri olmadığına işaret ederek, "Diyarbakır’da bomba patlamış, askerler ölmüş. Bunları kınıyoruz. Nereden gelirse gelsin, şiddeti ve ve terörü kınıyoruz" diye konuştu.
Taksim Meydanı’nın, Polis Haftası ve yılbaşı kutlamaları gibi her türlü kutlamalara açık olduğunu öne süren Çelebi, "Taksim’de kutlama işçilere çok görülmemeli. 1 Mayıs’ın tatil yapılmasından sonra bu bayram işçilere zehir edilmemeli. Buradan Başbakan’a, Valiliğe ve ilgili tüm birimlere bir kez daha sesleniyorum, sorumlu davranmaya ve bu yaklaşımla 1 Mayıs’ın Taksim alanında kutlanmasını bir kez daha talep ediyoruz" dedi.
Uluslararası Arap Sendikaları Konfederasyonu Genel Sekreter Yardımcısı Filistinli Muhammed Berdar da 1 Mayıs 1977’de kendisinin Taksim Meydanı’ndaki kutlamalara katıldığını ifade ederek, "Tam 32 yıl sonra, 1 Mayıs’ta yine Taksim’deyim" ifadesini kullandı.
1977’deki kutlamada binaların üzerinden göstericilere ateş açıldığını söyleyen Berdar, tam 32 yıldır Arap sendikalarına ve işçilerine bu olayı anlattığını ve o olayların aydınlatılması konusunda verilen mücadeleyi desteklediklerini kaydetti.
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün de 32 yıl önce Taksim Meydanı’nda 36 kişinin hayatını kaybetmesiyle ilgili olarak hala olayın failleri ve azmettiricilerinin bulunamadığını, bu gerçekleşmedikçe acılarının hiçbir zaman dinmeyeceğini söyledi.
Anma töreni, konuşmaların ardından sona erdi.


-ÇELEBİ, SORULARI CEVAPLANDIRDI-

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, törenin ardından basın mensuplarının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yapılan görüşmenin sonucuna ilişkin soruları üzerine, Cumhurbaşkanı Gül’ün, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile bu konu hakkında görüştüğünü, ancak bu görüşmenin sonucunda kendilerine ne bakanlık, ne de valilik düzeyinde bir dönüş olmadığını söyledi.
"İstanbul’da Pazartesi günü yapılan operasyonlar sonucunda sansasyonel eylem hazırlığı içinde olan gruplar olduğu açıklandı. İçişleri Bakanlığından size olumsuz cevap gelirse geri adım atmanız söz konusu olur mu?" şeklindeki bir soru üzerine de Çelebi, Türkiye’nin bu ve benzeri süreci her zaman, hatta bugün de yaşandığını dile getirerek, özgürlüklerin kutlanması için bu olayların sonucunun beklenmesinin bir yarar getirmeyeceğini ileri sürdü.
Çelebi, "Tam tersi bu tür kutlamalar terörün panzehridir. Bunlardan korkularak ve ürkülerek, o provokasyonlara bu mücadele kurban edilmemelidir" dedi.
İspanya’da terörün, bu şekilde milyonların bir araya gelmesiyle yenildiğini anlatan Çelebi, Türkiye’nin de milyonlarca buluşmaya ihtiyacı olduğunu ve halkın bir araya gelmesiyle terör ve şiddetin yenileceğini belirtti.
Süleyman Çelebi, DİSK binası önüne konulan 6 MOBESE kamerası ile ilgili bir soru üzerine de "Bu gerçekten Türkiye’nin yüz karasıdır. ’Biri bizi gözetliyor’ mantığının çok ötesinde sokağa kadar tüm alanı kameralarla donattılar. Gelen, giden, içerideki konuşmalar da dahil sanıyorum her şey ellerinde" dedi.
Türkiye’nin en büyük konfederasyonlarından biri ve şeffaf bir örgüt olduklarını ifade eden Çelebi, yapılanın ayıp olduğunu ileri sürdü.
Bu konuda mücadelelerini vereceklerini ve kameraların oradan er geç söküleceğini iddia eden Çelebi, bu yapılanı ulusal ve uluslararası alanda teşhir edeceklerini söyledi.
Çelebi, "Geçen yıl 1 Mayıs’ta polis tarafından çok ciddi gaz kullanımı olmuştu. Bu sene bir hazırlığınız var mı, gaz maskesi almak gibi? İşçileri nasıl korumayı düşünüyorsunuz?" sorusuna da binlerce insanın bu anlamda korunmasının zaten söz konusu olmadığını belirtti.
Kendileriyle hareket edenlere de söyledikleri gibi asla şiddete başvurmayacaklarına dikkati çeken Çelebi, "Herhangi bir şiddete başvuranlar olacaksa da bizimle olmasınlar. Ama şiddeti bu ülkeyi yönetenler kullanacaksa, onlar onun sorumluluğunu taşırlar" şeklinde konuştu. (aa)