'10 dakikalık ameliyat' dediler bir yıldır komada yatıyor

'10 dakikalık ameliyat' dediler bir yıldır komada yatıyor
'10 dakikalık ameliyat' dediler bir yıldır komada yatıyor

Geçen 11 Eylül?de rahmindeki yırtığı tedavi ettirmek için ameliyat masasına yatan 37 yaşandaki Amine Akbulut, bir yıldır makinelere bağlı yaşatılıyor. FOTOĞRAF: MÜCAHİT BEKTAŞ / DHA

İzmir'de '10 dakikada biter' diye ameliyat odasına alınan Amine Akbulut, bir yıldır bitkisel hayatta. Tabip Odası, doktorlar kusurlu değil derken, savcılık 'adam yaralamaktan' dava açtı
Haber: NESRİN COŞKUN / Arşivi

İZMİR - Bir yıl önce rahim ameliyatı olan üç çocuk annesi 37 yaşındaki Amine Akbulut, ‘10 dakikalık’ denilen ameliyattan bitkisel hayatta çıktı. Akbulut, ameliyat olduğu hastanede tam bir yıldır bitkisel hayatta, makinelere bağlı yaşam savaşı verirken eşi Hasan Akbulut doktorlar hakkında hem Tabip Odası’na hem de Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Tabip Odası’nın incelemesinde doktorlar ‘kusursuz’ bulunurken, konuyu soruşturan Cumhuriyet Savcısı, doktorların Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 89/1 maddesine göre ‘taksirle adam yaralama’ suçundan altı aydan üç yıla kadar hapisle yargılanmasını talep etti.

Doğumun bıraktığı tahribat
Amine Akbulut, İzmir’in Selçuk ilçesi Zeytinköy Akpınar Mahallesi’nde, SSK’dan emekli 47 yaşındaki kocası Hasan Akbulut, oğulları 15 yaşındaki Mert ve 13 yaşındaki Kadir ve kızları 4 yaşındaki İrem ile birlikte yaşıyordu. Geçen 11 Eylül’de karın ağrılarından kurtulmak için doktora gitti. Daha önce de muayene olduğu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meral Tüzün’e başvuran Amine Akbulut, rahminde yırtık olduğunu öğrendi. Akbulut, doğum yapan kadınlarda görülebilen, bu rahatsızlığının çözümü için önerilen ameliyatı kabul etti.
Geçen 11 Eylül’de de eşi Hasan Akbulut’la birlikte randevulaştığı gibi sabah erken saatte Özel Ege Sağlık Hastanesi’ne geldi. Amine Akbulut, Opr. Dr. Tüzün ve Anestezi Uzmanı Dr. Özel Kars Yılık tarafından, ‘10 dakikalık’ denilen ameliyata alındı. Ancak iddiaya göre ameliyat sırasında Amine Akbulut’un kalbi durdu, müdahalelere karşın, Akbulut bitkisel hayata girdi. Nefes alması için boğazından delik açılan talihsiz kadın, makinelere bağlandı. Bilinci kapalı, makinelere bağlı hortumla beslenen Amine Akbulut yoğun bakım sonrasında hastanenin 203 numaralı odasına yatırıldı. Talihsiz kadın, bir yıldır hastenede bu halde yaşatılırken, Hasan Akbulut eşinin ‘doktor kurbanı’ olduğu iddiasıyla savcılığa başvurdu.  Akbulut, doktorlar hakkında İzmir Tabip Odası ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne de şikâyette bulundu. İnceleme başlatan İzmir Tabip Odası, doktorların kusurlu bulunmadığı yolunda rapor hazırladı.  Bu duruma şaşıran Akbulut şunları söyledi:
“Doktor eşimi ameliyata götürürken, bana ‘Sen otur, 10 dakika sürecek. Birkaç saat dinlenir, eve götürürsün. Gece kalmayacak’ demişti. Ancak ameliyata girdikten kısa bir süre sonra ben eşimin odaya getirilmesini beklerken doktor geldi, Amine’nin bir hastalığı olup olmadığını sordu, kalbinin durduğunu söyledi. Sonrasında ise eşimi bize enkaz gibi getirdiler. Eşim ameliyata alınmadan önce hiçbir muayene, tahlil yapılmamıştı. Eşim bir yıldır öylece yatıyor. Bana birkaç kez ‘Hastanı al, git’ dediler. Üç çocukla, hangi imkânla ben eşime evde bakabilirim? Buradan eve götürmem, eşimin ölmesi demek.”

TBMM’ye de başvurdu
Savcılığa başvurduğunu belirten Hasan Akbulut, davanın açıldığını kaydederek, şunları söyledi: “Doktorlar İzmir 11’inci Sulh Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak. Ama İzmir Tabip Odası’ndan gelen rapor çok ilginç. Doktorlarda kusur bulunmamış. Bu rapora itiraz ettik. Mücadelemden vazgeçmeyeceğim. TBMM İnsan Hakları Komisyonu’na da şikâyetçi oldum. Bu bir yıldır kimse gelip de eşimin durumunu tespit etmedi. Eşim sözde yaşıyor, ölmediği için doktorlar yaralamadan yargılanacak. Tek umudum yargıda. Biz yandık başkaları yanmasın. Çocuklarım perişan, etkilenmesin diye sadece oğullarımı iki kez annelerini görmeye götürdüm. Her gün başında ailemden biri nöbet tutuyor. Doktorlar geri dönüşün olmayacağını söyledi, yani yaşarsa böyle yaşayacakmış. 10 dakikalık denilen ameliyat bizi mahvetti. Tam bir yıldır eşim bitkisel hayatta, iyileşmesi mümkün değil. Bana da sadece evlatlarıma sarılıp, umutla adaletin yerini bulmasını beklmek kaldı.”
Konuyu soruşturan Cumhuriyet Savcısı, doktorların TCK’nın 89/1 maddesine göre, taksirle adam yaralama suçundan üç aydan bir yıla kadar, mağdurun bitkisel hayata girmesi nedeniyle de 89/3-A maddesine göre altı aydan üç yıla kadar hapisle yargılanmaları istemiyle dava açtı. Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde başlanacak.