10 hakim ve savcının fezlekesi ortaya çıktı

10 hakim ve savcının fezlekesi ortaya çıktı
10 hakim ve savcının fezlekesi ortaya çıktı

YARSAV'ın eski başkanı Eminağaoğlu listenin ilk sırasında.

Ergenekon savcıları "Ergenekon terör örgütü" üyesi oldukları gerekçesiyle dinlenen hakim ve savcılar "yeterli delil bulunamadığı" yönündeki fezlekeyi Adalet Bakanlığı'na gönderdi. Adalet Bakanlığı'nın yanıtı ise kafa karıştırdı.

 

İSTANBUL - 10 hakim ve savcının dinleme fezlekesini CNN TÜRK ele geçirdi. CNN TÜRK yargı muhabiri Serhat Dal'ın ele geçirdiği belgelere göre Başsavcılıktan 20 Nisan 2009'da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü'ne gönderilen fezlekede, son dönemde dinlendiği ortaya çıkan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in imzasının bulunmaması ise dikkat çekti. Oysa, bakanlık genelgesinde hakim ve savcılarla ilgili yazışmaların başsavcılıklar aracılığıyla yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Dinlenen hakim ve savcılar şöyle:

Ömer Faruk Eminağaoğlu- Yargıtay Cumhuriyet Savcısı
Osman Kaçmaz- Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı
Hakan Kızılarslan- Ankara Cumhuriyet Savcısı
Mahmut Kaya- Ankara hakimi
Kadir Ünal- Bursa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı
Hamdi Ünal Karabeyoğlu- Yalova Başsavcısı
Yılmaz Güven- Eskişehir Vergi Mahkemesi Üyesi
Mecit Ceylan- Şişli Başsavcıvekili
Ali Çakır- Bakırköy savcısı
Murat Yiğit- İstanbul savcısı

 



Başsavcılık: "Dinleme yapıldı"

 


Başsavcılıktan bakanlığa gönderilen fezlekede, 10 isim sıralandıktan sonra, "Bu bilgiler çerçevesinde Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca görevlendirilen müfettişler tarafından soruşturma başlatıldığı, adalet müfettişlerinin talepleri üzerine ilgili mahkemelerden iletişimin tespiti ve kayda alınması kararları verildiği ve bu kararlar çerçevesinde iletişimin tespiti ve kayda alınması işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır" deniliyor.

 


"Gereği yapılsın"

 


Fezlekenin devamında, "Yapılan inceleme sonucu, mevcut delillere göre, Cumhuriyet Savcılığımızda soruşturmanın yürütülmesinin mümkün bulunmadığı, bu konuda gereğinin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü'nce yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır" deniliyor.
Söz konusu fezlekenin altında savcılar Ercan Şafak ve Fikret Secen'in imzaları bulunuyor, başsavcı Engin'in ise imzası bulunmuyor.

 


"Eminağaoğlu dışında delil yok"

 

 

Fezlekede, Ömer Faruk Eminağaoğlu dışındakiler hakkında bir delil bulunamadığı belirtiliyor: "Adı geçen yargı mensuplarının tamamının birinci sınıfa ayrılmış ve çoğunun da ağır ceza merkezlerinde görevli olması, keza fiillerinin suç teşkil etmesi halinde bu suçları görevle ilgili ve görev sırasında işlediklerinin anlaşılması, Ömer Faruk Eminağaoğlu dışındakilerin CMK 250. maddesi dışındaki suçlardan birini işledikleri yolunda yeterli delil bulunmaması nazara alındığında, soruştırma evrakının gereğinin takdir ve ifa için Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi gerekmektedir."
Adalet Bakanlığı'ndan hakim Çetin Şen imzasıyla Başsavcılığa gönderilen cevapta ise, "İlgili yasada geçen hakim ve savcılarına yönelik iddia edilen Ergenekon terör örgütüne üye olmak ve bilerek bu örgüte yardım etmek suçlarından, soruşturmanın suçu işleyenin sıfatına bakılmaksızın, ilgili cumhuriyet başsavcılığınca yürütüleceği açıkça anlaşılmaktadır. Bu bakımdan ilgili yasada geçen hakim ve savcılar hakkında görev alanınıza giren bu suçlar bakımından Cumhuriyet Başsavcılığınızca gereğinin takdir ve ifasıyla yapılacak olan işlem sonucunun Genel Müdürlüğümüze bildirilmesini rica ederim" denildi.

 


HUKUKÇULAR YORUMLADI

 

 

Eski DGM Savcısı Mete Göktürk:
- Hukuki açıdan bir problem sözkonusu değil. Adalet Bakanlığı'nın da savcıların da yaptığı işlem doğru. Usulsüzlük söz konusu değil. Rutin bir işlem.
- Teftiş Kurulu Adalet Bakanlığı'na bağlı. Bu nedenle siyasi otoritenin yargıya baskı yaptığı izlenimi tepki doğurdu. Bakana bağlı, bu yüzden bakanın talimatları doğrultusunda hareket etmesi çok doğal. Yargı üzerinde baskılar uygulanıyor deniliyor. Kurul HSYK'ya bağlı olmalı. Bu kuvvetler ayrımının gereğidir.
- Hakimler ve savcıların gereken özeni göstermediğini görüyoruz. Çok daha özenli davranmalıydılar.
- Başsavcının dinlenmesi de sözkonusu. Bu da elbetteki mümkün. Bunun prosedürü de uygulanmaya çalışılmış. Soruşturmalar başsavcıyı da kapsadığı için, başsavcının önüne gitmeden Adalet Bakanlığı'na gitmiş. Bakanlık genelgesine aykırı bir durum, ancak bu durumda kaçınılmaz.

 


Marmara Üniversitesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Ahmet Gökçen:
- Hakimlerin dinlemeye ilişkin karar verirken özenli davranması gerekir. 10 hakimimiz dinlenmiş. 9'unun bizimle ilgisi yok deniliyor. O zaman neden dinleme kararı alındı? Adalet Bakanlığı'nın 'soruşturun' demesi, ilgililerine bilgi verilmesi gerekir. Hangi savcı bu kararı aldıysa, bu karara ilişkin evrakı incelesin, dava açacaksa açsın, yoksa ilgililere bilgi versin.
- Dinleme kararı verildikten sonra, bu dinlemeyi kim istediyse ve hangi hakim bu kararı verdiyse bu ilgilisine iletilecek. Başsavcılıklarımız bunu yapmıyor. Problem burada.
- Bu yetki Genelkurmay Başkanı'na, Başbakan'a verilmiyor. Hakim ve savcılara veriliyor. Kanunu fiilen uygulamıyorlar. Uygulasalar, süreç daha doğru işleyecek. 'Gereğini yapın' diyor yani 'dinleme kararı nereden geldiyse oraya evrakı gönderin' diyor...

 


YARSAV eski Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nın avukatı Baykal Doğan:
- Eğer bir delil elde edilememişse, ilgili kişiye, 'Deliller yok edilmiştir. Bilginize sunulur' diye bir yazının gönderilmesi lazım. Eminağaoğlu'na böyle birşey gelmediğine göre soruşturma devam ediyor demektir
- Ortada suç delili yok ama bakanlık "dinlemeye devam" dedi
- Ben bu yazıyı sizin yayınınızda öğrendim. Bende burada inceleme fırsatı buldum. CMK 137ye göre 'sizi dinledik, hakkınızda bir delil bulamadık, dinleme kayıtlarını sildik' diye bir bildirim yapılmadı. Ya bu soruşturma yürütülüyor ya da yasaya aykırı hareket ediliyor. Bize bir bilgi verilmedi. Eğer böyle bir soruşturma devam ediyorsa tamamen yetkisizce devam ediyor demektir.
- Delil elde edilememiş. Yetkisiz bir işlem yapıldığı ortada. Bununla ilgili gerekli başvurularımızı yapacağız. Bu belge gösteriyor ki müvekklil yetkisiz kişilerce dinlenmiş.
- Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun yargılanma yetkisi Yargıtay'dadır. Ergenekon soruşturması kapsamında dinlenmiş Eminağaoğlu. Eminağaoğlu bir yargıç ve savcı ve birinci sınıf bir Yargıtay Savcısı. Hakimler sıradan vatandaşlar gibi normal usullerle yargılanamaz. 86. madde göre bu soruşturmadan dolayı bir hakim ya da savcıyı soruşturuyorsanız diğerlerini Eminağaoğlu'na tabi kılmak zorunda bırakırsınız.
- Osman Kaçmaz normal, rutin bir soruşturma geçirmiyor. Baktığı davalardan, verdiği ya da verebileceği kararlardan dolayı yargılanıyor. Sayın Adalet Bakanı 'biz Osman Kaçmaz'la ilgili soruşturma iznini verdik. Yani o tarihten itibaren soruşturuluyor dedi'. Ancak sorduğumuz sorulara Sayın Bakan'dan cevap alamadık henüz. (Cnntürk)