12 Eylül darbecileri için AİHM yolu

Yeni anayasa taslağı ile bir kez daha tartışılmaya başlanan "askeri darbenin sorumlularının yargılanması" konusu, 12 Eylül'ün 27. yıldönümünde Darbe Karşıtı Platform tarafından Avrupa'nın gündemine taşınıyor.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

ANKARA - Yeni anayasa taslağı ile bir kez daha tartışılmaya başlanan "askeri darbenin sorumlularının yargılanması" konusu, 12 Eylül'ün 27. yıldönümünde Darbe Karşıtı Platform tarafından Avrupa'nın gündemine taşınıyor. Platform, darbeyi gerçekleştiren komutanlar için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurma kararı aldı.
Dünyada darbecilerini yargılamayan tek ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen platform sözcüsü Ruşen Sümbüloğlu, iç hukukta darbeci generallerin yargılanmasının önünün kapandığına dikkat çekti. Dosya hazırlayan platform, bugün posta ile başvuruyu yapacak.
Hazırlanan başvuru dilekçesinde dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgenral Tahsin Şahinkaya, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgenaral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun ve sıkıyönetim komutanları görevini kötüye kullanmakla suçlanıyor.
'Ülke açık cezaevine dönüştürüldü'
Dilekçede, darbenin ardından ülkenin açık bir cezaevine dönüştürüldüğü vurgulanarak şöyle denildi: "12 Eylül döneminde askeri savcılar 6533 kişi hakkında idam talebinde bulunmuş ve 1468 kişi hakkında ölüm cezası vermiştir. 517 kişinin idam cezası onaylandı, 259 kişinin idam dosyaları Meclise gönderildi ve 18 yaşından küçük Erdal Eren başta olmak üzere toplam 49 kişi idam edildi."
Sözcü Sümbüloğlu, 5 Eylül 2005 Yargtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak sanıkların cezalandırılması için dava açılmasını istediklerini ancak savcılığın bu taleplerini Anayasa'nın geçici 15. maddesini gerekçe göstererek reddettiğini söyledi. Danıştay'ın reddetmesiyle iç hukuk yollarının kapandığını belirten Sümbüloğlu, platformun bugün AİHM'ye dilekçeyi göndereceğini açıkladı. Anayasa'nın 15. maddesi şöyle: "Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir."