12 Eylül işkenceleri sergi oldu

12 Eylül işkenceleri sergi oldu
12 Eylül işkenceleri sergi oldu
İzmir 78'liler Dayanışma ve Araştırma Derneği tarafından hazırlanan '12 Eylül'ü sergiliyoruz' etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen sergi, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi Avlusu'nda açıldı



Çok sayıda İzmirlinin katıldığı etkinlikte sergilenen Alime Mitap resimleri, İsmail Cem Özkan ve Mustafa Yıldız karikatürleri, Mehmet Özer ve Mehmet Çağlarer'in fotoğrafları ile 12 Eylül sonrası idam edilen gençlerin son mektupları, 12 Eylül dönemi işkence canlandırmaları ve ‘Sahibini arayan Mamak Kadınları'nın mektupları’ ilgiyle izlendi.
Sergi açılışında bir konuşma yapan Seda Yelbuğa, 12 Eylül'ün 29'ncu yılı programının bir parçası olan sergi, panel, söyleşi ve film gösterilerinin İzmir Büyükşehir, Konak ve Balçova Belediyeleri katkılarıyla 17 Eylül'e kadar devam edeceğini söyledi. Yelbuğa, “Henüz hiç de uzak olmayan bir geçmişin unutulmamasını sağlamaya, yaşananları hatırlamaya bir davet olan etkinliklerimiz 12 Eylül'ün yargılanması, Anayasa'nın geçici 15'nci maddesinin kaldırılması, 12 Eylül'ü özendiren isimlerin okul, meydan, cadde gibi toplumsal alanlardan kaldırılmasına yönelik eylemlerimizle paralel olarak sürdürülecektir” dedi.
Yelbuğa konuşmasının ardından 12 Eylül işkence canlandırmalarının bulunduğu ve etrafının kapalı olduğu bölüme çocukların sokulmamasını istedi. Kokteyl, Turan Şengül ve arkadaşlarının müzik dinletileri eşliğinde sürdü.

KENAN EVREN LİSESİ ÖNÜNDE EYLEM

Eğitimi ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) üyesi bir grup, Kadıköy’deki Kenan Evren Anadolu Lisesi önünde 12 Eylül askeri müdahalesini protesto etti. Okul önünde toplanan ve çeşitli sloganlar atan grup adına bir basın açıklaması yapan Eğitim-Sen 8 No’lu Şube Başkanı Hatun İldemir, 12 Eylül’ün üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen bugün ”Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasal hayatının hala darbe anayasası ile tahkim edilmiş kurumlar eliyle yönetildiğini” öne sürdü. İldemir, 12 Eylül’ün en büyük tahribatının eğitim alanında gerçekleştiğini savunarak, müdahalenin hemen ardından 50 bine yakın eğitim emekçisinin gözaltına alındığını ve 20 bin öğretmenin meslekten atıldığını söyledi. 12 Eylül liderinin isminin bu okuldan kaldırılarak eğitimci yazar Fakir Baykurt’un isminin verilmesini isteyen İldemir, ”Fakir Baykurt Anadolu Lisesi” yazılı dövizi lisenin duvarına yapıştırdı. Grup daha sonra dağıldı. 



SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ: "12 EYLÜL YARGILANMALI"

Mühendis Odaları, Türkiye’de bugün yaşanan bir çok sorunun kaynağının 12 Eylül darbesi olduğuna dikkat çekerek darbeyle hesaplaşmadan darbenin yarattığı düzeni aşmanın mümkün olmayacağını vurguladılar.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Soğancı, Türkiye’nin darbecileri ve darbe döneminde yaşananları yargılamayan birkaç ülkeden biri olduğunu ifade ederek "Darbecilerini yargılayamadığı sürece Türkiye’deki demokrasi kavramı daima bir açıdan yaralı ve tartışmalı olacaktır. Demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir Anayasa hayata geçirilmedikçe, sosyal hukuk devleti egemen kılınmadıkça, ekonomi ve dış politika ülke ve halkın çıkarları yerine belli çevrelerin güdümünden çıkartılmadıkça, her türlü emperyalist bağımlılık terk edilmedikçe, 12 Eylül Anayasası ile gasp edilen grevli, toplu sözleşmeli sendikalaşma hakkı bütün çalışanlara yeniden tanınmadıkça ve cuntacılar yargılanmadığı sürece 12 Eylül‘ün yarattığı düzeni aşmak mümkün olmayacaktır" görüşünü belirtti.

MMO: BUGÜN YAŞANANLARIN SEBEBİ 12 EYLÜL’LE HESAPLAŞILMAMIŞ OLMASI

Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Korkmaz da Türkiye‘nin bugün yaşadığı eşitsizliklerin, yoksulluğun, dışa bağımlılığın, sanayinin tahrip olmasının ve Güneydoğu’daki çatışmaların, önemli ölçüde 12 Eylül düzeniyle gerçek bir hesaplaşmanın yaşanamamış olmasından kaynaklandığını belirterek "Darbeden sonra gerçekleştirilen idamlar, ‘gözaltında kaybedilen’, işkence gören, öldürülen toplumcu, ilerici, aydın, demokrat insanlar ve hak kayıplarına uğrayan geniş kitleler nezdinde 12 Eylül ve Anayasası ile gerçek bir hesaplaşma gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle Anayasanın Geçici 15. Maddesi kaldırılmalı, darbe tezgâhlayanların ve ölümlerin sorumlularının yargı karşısına çıkması sağlanmalıdır" dedi. Korkmaz, Türkiye tarihinde artık darbelerin yerinin olmadığını kanıtlamanın ve gerçek bir demokratikleşme yolunda atılacak adımların 12 Eylül darbesini yargılamaktan ve emekten, halktan yana eşitlikçi, özgürlükçü bir anayasaya sahip olmaktan geçtiğini kaydetti.

ÇMO: 12 EYLÜL VE MİRASÇILARI YARGILANMALI

Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu’ndan yapılan yazılı açıklamada da 12 Eylül döneminin, sadece kanla, zulümle anılmadığını, yoksulluğun, yolsuzluğun, çetelerin, yağmanın da dönemi olduğunu ifade ederek 12 Eylül döneminin, Türkiye’ye hak etmediği bir geçmiş yaşattığına ve "bizim olmayan, bize ait olmayan bir ülke, bir düzen" yarattığına dikkat çekildi. .Açıklamada şunlar kaydedildi:
"Ancak tüm bu baskılara, işkencelere, cinayetlere rağmen demokrasi mücadelesi de hep var oldu. Bugün de 12 Eylül ile yüzleşme talepleri, sorumlularının yargılanması talebi dört bir yandan yükseliyor. 12 Eylül’ün failleri ve onun yaratığı korku rejimini sürdüren ve ondan beslenen tüm unsurlar tasfiye edilmeden demokrasinin kurulamayacağı, halkın özgür iradesinin hakim kılınamayacağı biliniyor. Bugün artık 12 Eylül ile ve onun yaratığı kültürle hesaplaşılmalıdır. 12 Eylül’ün mimarları ve onun mirasçıları yargılanmalıdır"

HAK İŞ: DARBE ÜRÜNÜ GREV VE LOKAVT YASALARI DEĞİŞTİRİLMELİ

Öte yandan, HAK-İŞ Genel Başkanı Salim Uslu, yaptığı yazılı açıklamada darbe dönemlerinde en büyük zararı emeği ile geçinenlerin gördüğünü belirterek "12 Eylül’ün çalışma hayatına en önemli yansıması da 2821 sayılı Sendikalar ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt yasalarıdır. Örgütlenmenin ve toplu pazarlık sisteminin önündeki en önemli engellerden biri olan, darbe ürünü bu yasaların değiştirilmesi öncelikli talebimizdir" dedi. (anka,dha)