@ismailsaymaz

12 Eylül mağduruna 65 kuruş da çok görüldü

Hakkari'de yaşayan 64 yaşındaki Abdulhafız Tuğan babasından miras kalan ve tapuya ormanlık arazi diye kaydedilen 225 bin hektarlık arazinin iadesi için mahkemeye başvurdu. Fakat Hakkari Kadastro Mahkemesi, Tuğan'dan, kuşaklar boyunca yararlandıkları baba toprağıyla ilgili davanın görülebilmesi için 528 bin TL'lik harç ödemesini istedi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Tebligatta, bu miktar iki hafta içinde ödenmediği takdirde davanın düşeceği, arazinin devlette kalacağı bildirildi. Alacak davasında bir servet talep eden devlet, Tuğan’ın 12 Eylül ’de Diyarbakır Cezaevi’nde geçirdiği iki yıla karşılık açtığı davada ise 65 kuruş maddi tazminat ödemeye karar verdi. Fakat Yargıtay, davanın zamanaşımı kapsamında kaldığını savunarak, 65 kuruşu bile çok gördü. 

Tuğan, ailesinden miras kalan, yıllardır kullandıkları arazinin özel idare tarafından tapuya orman olarak kaydedildiğini öğrenince hemen mahkemeye başvurdu. Tuğan, 29 Ağustos’ta sunduğu dava dilekçesinde, Ağaçdibi köyü Uri Mevkisi’ndeki arazinin kendi adına tescilini istedi. Davası için Hakkari Kadastro Mahkemesi’nde 750 TL harç yatıran Tuğan, “Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini” istedi. Fakat mahkeme, geçen 7 Ekim’de, Tuğan’ın kızı ve avukatı Rojbin Tuğan Kalkan’a yolladığı tebligatta; “belediyeden alınan son beyan dönemi emlak vergisine göre” eksik harç yatırıldığını ve 528 bin 524 TL 16 kuruş daha yatırılması gerektiğini bildirdi. Bu miktarın, evrakın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ödenmediği takdirde davanın düşmüş sayılacağı ifade edildi.

65 kuruş iptal
Babasından kalan araziyi geri alabilmek için açtığı davada kendisinden bir servet istenen Tuğan, 12 Eylül’de Diyarbakır Cezaevi’nde geçirdiği iki yılı için tazminat davası açmıştı. Tuğan, 11 Mayıs 1982’de ‘örgüt üyeliği’nden gözaltına alındığında, 35 yaşında ve dört çocuk babasıydı. 43 gün Emniyet’te tutuldu. Tahliye olacağı 30 Nisan 1984’e kadar ağır işkenceler gördü. 1990’da beraat eden Tuğhan, 2010’daki referandumdan sonra Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi’nde tazminat davası açtı. Mahkemenin 2011’de verdiği kararda, Tuğan’ın 690 gün cezaevinde kaldığını saptadı. Avukatlık masraflarıyla birlikte Tuğan’ın 65 bin TL maddi zarara uğradığı belirlenirken, bu miktar altı sıfır atılarak, 2013 rakamlarına uyarlandı. Böylece toplamda 65 kuruş ödenmesine hükmedildi. İtiraz üzerine dosya, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’ne geldi. Daire, 25 Haziran’da verdiği kararında, beraat kararının 1990’da verildiğini ve on yıllık dava açma süresinin geçirildiğini, 65 kuruşun da ödenmemesi ve davanın düşürülmesi gerektiğini savundu. 

Avukat Rojbin Tuğan Kalkan harç parası için adli yardım talebi imkanının bulunduğunu ama buna başvurmayacaklarını, zira davanın kaybedilmesi halinde miktarın ödenmesi gerektiğini vurguladı. Kalkan, OHAL nedeniyle yıllardır gidilemeyen köylerin bu kez de kadastro çalışması adı altında insansızlaştırılmak istendiğini savundu. Kalkan, şöyle devam etti: 

“Devletin zarara uğrattığı, bizzat faili olduğu suçtan dolayı, 65 kuruş vermeyi çok görüyor ve vermemek için binbir yola başvuruyorken, insaların babalarından kalan, yıllardır yerleşik olduğu, tasarruf ettiği taşınmazlarına pervasızca el atıp burayı insansızlaştırıp insanların da hak aramasına engel olmak için trilyonlarca harca zorlaması ciddi bir adaletsizlik ve tarif edilmez bir öfke yaratıyor. Devletin adaletine güven zedeleniyor.”

Adli yardım alabilir, kaybederse öder
Batman’da, tapu ve kadastro davalarına bakan Avukat Mustafa Yıldız: “Mahkemeler keşiften sonra arazinin değeri üzerinden harç istiyor. Bu harç miktarı, talep ettiğinniç değerin binde 69’un dörtte biri oranındadır. Mesela, bir metrekarenin değeri 10 bin TL ise bunu bine bölüp 69’la çarpmak, kalanı dörde bölmek gerekir. Muhtemelen bu değer de böyle belirlenmiş. Başvurucunun parası yoksa mahkemeden adli yardım hizmeti alabilir. Mahkeme bu durumda başvurucu adli yardıma muhtaç mı, değil mi, bunu araştıracaktır. Muhtaçsa harç masrafı alınmadan dava görülecektir. Fakat bu davanın kaybedilmesi halinde o paranın ödenmesi zorunludur.”