scorecardresearch.com

12 yaşındaki kız çocuğunu sözleşmeyle satmışlar

12 yaşındaki kız çocuğunu sözleşmeyle satmışlar
01/02/2012 13:08
Antalya'da 12 yaşındaki E.Y. adlı kız çocuğunu, babası Osman Y.'den 5 bin liraya satın alan, bu satışı da 'satış sözleşmesi' ile güvence altına alan inşaat malzemesi ticareti yapan 54 yaşındaki Yusuf A., tutuklandı.

Teslime TOSUN

Bugün 18 yaşında olan E.Y., iddiaya göre 2006 yılında, henüz 12 yaşındayken babası Osman Y. tarafından, oğlunun çalıştığı inşaat malzemeleri dükkanının sahibi Yusuf A.’ya 5 bin lira karşılığında satıldı. Küçük kızın babası ile işadamı arasında yapılan satış, sözleşmeyle de imza altına alındı. E.Y.’nin vesikalık fotoğrafının da yapıştırıldığı sözleşmeye, "Kızımı 5 milyon ’5 bin TL’ liraya sattım. 12 Şubat 2006 tarihi itibariyle kızım E.Y.’yi Yusuf A.’ya teslim ediyorum. Parayı peşin aldım. Yukarıdaki tarihten itibaren Yusuf A.’nın kontrolünde olacaktır. Baba olarak rıza gösteriyorum’ dedi. İmzalandı" diye yazıldı. Sözleşmenin en altına küçük kızın ismi açılarak "E.Y.’ye soruldu. ’Babamın rızasını ben de kabul ediyorum’ dedi. İmzaladı" diye yazılarak, küçük kızın imzası alındı.

ÖĞRETMEN ORTAYA ÇIKARDI
Eşinden ayrıldığı belirtilen 4 çocuk babası Yusuf A., küçük kızı ilk olarak Kemer’de bir otele götürdü ve burada tecavüz etti. İşadamının evinde tutulan ilköğretim 6’ncı sınıf öğrencisi E.Y.’nin, durumu okuldaki öğretmene anlatmasıyla satış ve tecavüz ortaya çıktı. Rehberlik öğretmeninin sınıfa, "Canınızı sıkan bir olayı yazarak anlatın" sorusu üzerine ağlayarak sınıftan kaçan E.Y., tuvalete saklandı. Ardından giden öğretmen, E.Y. ile konuştu. E.Y., ağabeyinin patronuna babası tarafından satıldığını söyleyip, Yusuf A’nın kendisine tecavüz ettiğini anlattı.

SAVCILIK İFADELERİ
Öğretmenlerin tutanak hazırlayarak olayı polise aktarmasının ardından soruşturma açıldı. İfadesine başvurulan baba Osman Y., şöyle dedi:

"Oğlum İsmail Y., bu adamın yanında çalışıyordu. İtibarlı bir işadamıdır. Yaz aylarında kızım da, onun hırdavat ve inşaat malzemeleri satan dükkanında çalışmaya başladı. Bir gün bana ’Ben derin devlet için çalışıyorum. Senin bu kızında var. Onu okutmak ve eğitmek istiyoruz’ dedi. Kızımı benden zaman zaman alacaklarını ve eğiteceklerini söyledi. Hatta bana derin devlet adına bazı kağıtlar da imzalattı. Ben kızımı satmadım. Onu zaman zaman çağırıp, götürüyordu."

Yusuf A. savcılıkta, "Osman Y., yeni ev almıştı. Bir gün benim yanıma geldi ve kızını satması gerektiğini söyledi. Ben de kızı kurtarmak için 5 bin lira verdim. Yarın başım belaya girer diye de satış sözleşmesi yaptım ve babasına imzalattım. Kızı da imzaladı. Ben yardımcı olmaya çalıştım" diyerek ifade verdi.

MAHKEMELER ARASINDA DOLAŞTI
Açılan dava dosyası, 2006 yılından bu yana mahkemeler arasında dolaştı durdu. Olay yeri Kemer ilçesi olduğu için Antalya Cumhuriyet Savcılığı, dosyayı Kemer Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi.

Savcılığın hazırladığı soruşturma evrakı ile önce Kemer Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Ancak, bu mahkemenin ’yetkisizlik’ kararı vermesiyle dosya Antalya 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ne geldi. Bu mahkemenin de ’görevsizlik’ kararıyla dava Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

"BABASI SATMAK İSTEDİ"
Dava başladıktan sonra taraflar bulunamadı. Osman Y.’nin olaydan sonra eşini ve çocuklarını alarak memleketi Sivas’a göç ettiği belirtildi. Genç kızın babası, talimatla alınan ifadesinde, Yusuf A.’dan şikayetçi oldu. Mahkeme bu arada tutuksuz yargılanan Yusuf A.’yı bulmaya çalıştı. Aradan 6 yıl geçtikten sonra işadamı Yusuf A. dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Yusuf A., mahkemede Osman Y.’nin kızını satmaya çalıştığını yineleyerek, şöyle devam etti:

"E.Y. yaz aylarında ağabeyi ile birlikte benim işyerimde çalışıyordu. Birgün babası geldi ve ev aldığını paraya sıkışık olduğu belirterek kızını satacağını söyledi. Ben de ’Olur mu öyle şey’ dedim. Hemen oradan bıçak aldı ve kızın boğazına dayadı. ’Ya satacağım, ya keseceğim’ dedi. Ben de kızı kurtarabilmek için atladım ve bıçağı alıp, ’Tamam ben alırım bu kızı’ dedim. Ama başım da belaya girmesin diye satış sözleşmesi yaptım."

MAHKEMEDE YALANLADI
Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Nihat Altuğ’un, "Niye polise haber vermedin? Bak ifadelerinin bazı yerlerinde bu çocuğa karşı yaptıklarını itiraf ettiğin bölümler var" sorusuna Yusuf A., "Polis bana baskı yaptı. Ben baskı altında ifade verdim" iddiasında bulundu. Yusuf A. "Ben kıza bir şey yapmadım. Otele götürmedim. İspatlasınlar götürdüğümü" diyen Yusuf A.’ya hakim Altuğ daha önce tanık olarak dinlenen otelin resepsiyon görevlisi Hakan Can ile sorumlusu Mustafa Önemli’nin ifadelerini okudu. Can ve Önemli’nin, küçük kız ile otele gelen Yusuf A. ile ilgili olarak, "Bu kişi otelimize yanındaki küçük kız çocuğu ile geldi. Biz kimlik sorduğumuzda bu kişi, çocuğun kendi kızı olduğunu söyledi, nüfus cüzdanını yanında getirmediğini söyledi. Küçük kız da yanında suskun durunca biz de gerçekten kızı zannederek odayı kendisine kiraladık. Bununla ilgili defter kaydımız mevcuttur" ifadesi için ne diyeceği sorulan Yusuf A., "Tamam otele gittim ve orada kaldım ama yanımda kız yoktu. Kızın yanımda olduğunu ispatlasınlar" dedi.

Genç kızın nerede olduğu bilinmezken, Yusuf A. mahkemece tutuklandı, duruşma mart ayına ertelendi. (dha)

http://www.radikal.com.tr/107741610774164

YORUMLAR
(4 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Anayasa utansın - dvrmvrl

Son anayasa değişikliğinde kadın ve çocuklara pozitif ayırımcılık maddeleri ile çocuklar ve kadınlar korunacaktı sözde, Ama bu anayasa değişikliğinden sonra en çok şiddete ve tecavüze maruz kalanlar, ve bu şuçu işleyenler hakkında yapılan uygulanan yaptırımlar (Tecavüz ve Kadın Ölümleri artık meşru, düşünmek şuç ) ne kadar pozitif olduğunun ispatıdır, Bu anayasaya evet diyenler hepinizin bu tecavüzlerde ve Ölümlerde parmağınız var, sizde şuça ortaksınız.

Yüksel ki yerin bu yer değildir. - pekmez_2042

Az önce erkek yargı bir öğretmeni tecavüzden-kanıt yok-diye beraat ettirdi. Kadınların alınıp satıldığı yerlerde kadından kanıt arayan erkek yargı bu haberle sarsılır mı. Hiç sanmam. erkekler biribrini kollamaya devam edecekler. Taciz tecavüz, kadınsatışı, çocuk istismarı meşruluğunun onaylanması,hemde inanç partisi akp döneminde yükselerek devam ediyor.

ADALET - HARAYDIN

Bende mal var satıyorum derseniz her zaman her malın bir alıcısı bulunur.Bunun adalet neresinde. Birisi bir çocuğa mal diyor satışa çıkarıyor, biris de satılan bir şey varsa ben alırım diyor.5 bin lira veriyor.Burada 5 taraf var.Çocuk üç tarafın manevi baskısıyla evet ben malım satılabilirim diyor. Abi iş garantisi için kardeşim mal diyor satılık diyor. Baba kızım mal satılık diyor. Geride müşteri ve para kalıyor. En masumu para nasıl kullanırsan o işe yarar masum. 2.masum kız baba ve abi baskısı ile ve çocukluktan ve cehaletten aklı ermemekten tamam diyor. En vahşi taraf bir çocuğa satılık mal diyen baba ve abi. Bunlar niye hücreye tıkılmıyor da bunların suçundan daha az suçlu olan hapse giriyor? Ya üçü de aynı cezayı almalı ya baba en fazla, abi orta, alıcı en az ceza almalıdır.En doğrusu üçü de aynı cezayı almalıdır. Tabi7.faktör anne, zavallı susturulsa da koca ve erkek çocuğuna karşı gelemese de suçludur o da hiç olmazsa yarısı kadar ceza almalıdır.Çocuklar geride kalır demeye gerek yok devlette suça iştirak etmemek için görevini yapmak ve geride kalanları devlet korumasına yurda almak zorundadır.

SUÇ KİMDE - HARAYDIN

Bir ülkede zorunlu eğitim 8 yıl ise, sınıfta kalmak yok ise kızlar okula yazdırılır ama gönderilmez.Okuma yazma bile öğrenemeyen kızlar para karşılığı hiç tanımadıkları yaşlı insanlara 2.3.4. eş adı altında para ile köle olarak satılır. Bu köle ticaretinin suçlusu kimdir? Hiç şüpheniz olmasın zorunlu eğitimi en az 11 hatta 12 hatta 13 ama en az 11 yıl yapmayan, sınıfta kalmak var, üç yıl daha okuduğu halde okulu bitiremeyene diploma vermeyip açık öğretime aktararak ömür boyuda olsa bitirmek ve diploma almak zorunda bırakmayan yetkililerdir. Fakirin parası ile zengini okutmaktan, bedava kitap ve bilgisayar dağıtmaktan vazgeçin ve zorunlu eğitimi en az 11 yıla çıkarın. 4 artı 7 yıl şeklinde olabilir. İnsanları hep genel liseye mahkum etmemek için de her ilçeye karma lise ve nadolu lisesine ilaveten kız meslek lisesi ve kız imam hatip lisesi açılmalı ve okula gönderilmeyerek para ile köle olarak satılan kız rezaletine bir son verilmelidir.Şİmdi bu zavallıların hakkı ile zengin çocukları ana okulu ve 12.sınıf adı altında 13 yıl okutuluyor.Herkes en az 11 yıl okuyamıyorsa bazılarını 13 yıl okutmak, bedava okutmak, kitap bilgisayar dağıtmak haksızlık ve ayrımcılıktır ve anayasa ve insanlık ve vicdan suçudur.