'15 personelle dönmeyi çok isterdim'

'15 personelle dönmeyi çok isterdim'
'15 personelle dönmeyi çok isterdim'
Libya açıklarındaki uluslararası sularda saldırıya uğrayan Tuna Holding'e ait Cook Adaları bandıralı 'Tuna-1' adlı yük gemisi, sahibi olduğu firmanın izniyle gazetecilere açıldı. 3'üncü kaptan İlker Büyükdere'nin yaşamını yitirdiği olayın izleri kameralara yansıdı.

Libya açıklarında uluslararası sularda saldırya uğrayan, 3'üncü kaptan İlker Büyükdere'nin yaşamını yitirmesinin ardından Muğla'nın Fethiye İlçesi açıklarına getirilip demirleyen yük gemisinin birinci kaptanı Ünal Bilici, "Maalesef ki 3'üncü kaptanımı kaybettim. 15 personelle dönmeyi çok isterdim, ama ne yazık ki 14 personelle dönebildim. Son derece üzgünüm" dedi.

Geminin özellikle kıç bölümünde 6-7 santim genişliğinde 20'ye yakın delik bulunurken, yüzlerce şarapnel ve mermi izinin gövdede yer aldığı görüldü. Geminin kargo bölümünün isabet almadığı dikkati çekerken, özellikle motor, personel ve idare kısımlarının hedef alındığı gözlendi. Filikaların da hasar gördüğü saldırı sırasında bazı mermilerin geminin idaresinin yapıldığı köprüüstü kısmına isabet ettiği belirlendi. Özellikle 3'üncü kaptan İlker Büyükdere'nin öldüğü düşünülen noktada ise büyük bir patlama iziyle şarapnel izleri tespit edildi. Geminin dış bölümünü delerek geçen mermilerin personel yatakhanelerine kadar ulaştığı görüldü. Aynı saldırıda geminin vincinin de ağır hasar aldığı belirlendi.

'ZİGZAG VE HEDEF KÜÇÜLTTÜM'

Geminin saldırıdan batmadan kurtulmasında yaptığı manevralarla önemli rol oynayan birinci kaptan Ünal Bilici, gemideki hasarlı yerleri tek tek kameralara gösterdi. Geminin silah taşımadığını ve İspanya'dan alınan alçıpan yükünü Libya'ya taşıdığını söyleyen Ünal Bilici, kargo bölümündeki yükü gazetecilere gösterdi. İlkinin ardından gelen saldırının havadan yapıldığını aktaran Ünal Bilici, "Uçak saldırısı olduğunu anladığım anda hava savunma patenlerini uyguladım. Bunu bilmem beni yetiştiren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan kaynaklanıyor. Deniz Kuvvetleri'nden aldığım eğitimin tecrübesiyle mümkün bir manevradır. Bunlar savaş gemilerinin uçaklara karşı yapacağı savunma metotlarıdır. Uzman kişiler bilir. Zigzag manevraları ve hedef küçültme manevraları yaptım" dedi.

'14 PERSONELLE DÖNEBİLDİM'

İlk saldırıda geminin hasar alıp almadığını bilmediğini, sadece patlama sesi duyduğunu anlatan Ünal Bilici, "O durumda geminin ne kadar hasar aldığını bilmeme imkan yok. Köprüüstüne çıktım, kumandayı ele aldım. İspanya'nın Castello Limanı'ndan yükü aldım, Libya'nın Tobruk Limanı'nda bir kısım yükü bırakıp Lübnan'ın Beyrut Limanı'na gidecektik. Sivil bir geminin bu şekilde saldırısına daha önce hiç maruz kalmadım. Elbette ki çok üzgünüm. Eğer 3'üncü kaptanımı kaybetmeseydim, çok kolay atlatılmış bir saldırı olarak değerlendirecektim. Rahat bir şekilde geçiştirilmiş olay olarak bakacaktım. Maalesef ki 3'üncü kaptanımı kaybettim. 15 personelle dönmeyi çok isterdim, ama ne yazık ki 14 personelle dönebildim. Son derece üzgünüm. Son olarak olay esnasında yapmış olduğum telsiz çağrılarına karşılık veren Türk gemi kaptanlarına şükran ve minnet borçluyum. Yeterli mesafede olmasalar bile bana telsizle cevap verdiler. Bize firkateyn gönderen Deniz Kuvvetleri'ne de teşekkür ediyorum" diye konuştu.

'UÇAK GERİ DÖNMÜŞ'

Tuna Holding avukatı Mahmut Karaman ise "Bomba uzmanları gemiyi inceledi, detaylı inceleme yapıldı. Çıplak gözle baktığımızda hepimizin gördüğü çok kapsamlı bir saldırı olmuş. Roket, top, otomatik silah mermi izleri var. Bir uçağın bütün cephanesini tüketecek şekilde 1.5- 2 saat boyunca saldırı yaptığını gözledik. Ciddi bir bombalama ve ateşli saldırıya maruz kaldı gemimiz. Saldırı gemiyi hareketten mahrum bırakma, makine dairesine ve yaşam mahalline yapılmış bir saldırı. Geminin kargo bölümünde neredeyse hiçbir hasar olmadığını görüyoruz. Bu saldırıyı yapanların bir gemi nasıl hareketsiz bırakılır, nasıl batırılır konusunda tecrübeli olduğunu gösteriyor. Birinci uçak saldırısı gemi artık batıyor -çünkü yoğun duman çıkmış- izlenimi olunca sona ermiş. Bir süre sonra yangının büyük boyutta olmadığı görülünce uçak tekrar dönmüş" şeklinde konuştu.

'SİLAH OLDUĞUNA DAİR EMARE YOK'

Ticaret gemilerinin bayrağı ne olursa olsun kıyısından geçtiği ülkenin güvenliğine, barışına tehdit oluşturmadığı sürece geçiş hakkını kullanacağını vurgulayan Mahmut Karaman, şöyle dedi:

"Kötü havada karaya da demirleyebilir. Gemi zaten saldırıya uğradığı ülkeye yük götürüyor. Önceden bildirimde bulunmuş. Akıl ve mantık dışı bir şey, saldırı. Silah olduğuna dair en ufak bir bulgu yok. Hafif emare, iz bile yok, üzerindeki alçıpanı görebilirsiniz. Ambarları da açıp bakılabilir."