17 ay geçti, ne bir sorumlu var ne de Ömer Vural'ın mezar taşı

17 ay geçti, ne bir sorumlu var ne de Ömer Vural'ın mezar taşı
17 ay geçti, ne bir sorumlu var ne de Ömer Vural'ın mezar taşı

Eşi, annesi ve kardeşiyle eyleme gelen Mehmet Kara patlamada babasını kaybetti. Evi geçindirmek için eğitimini bıraktı, işe girdi. FOTOĞRAFLAR: UMAY AKTAŞ SALMAN

17 ay önce yaşanan Davutpaşa patlamasının mağdurları halen yargılanan tek bir sorumlu olmamasını protesto etti
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - Mehmet Kara bir buçuk yıl öncesine kadar öğrenciydi. Dershaneye gidiyor ve üniversiteye hazırlanıyordu. Hayatı Davutpaşa’daki maytap atölyesinde yaşanan patlama ile altüst oldu. Patlamada, babası Yaşar Kara ölünce ailenin reisi Mehmet oldu. Şimdi özel güvenlik görevlisi olarak çalışıyor. Dokuz yaşındaki kardeşine, annesine ve eşine bakıyor. Onun gibi pek çok kişinin hayatı patlamayla yerle bir oldu. Kara dün kendi gibi mağdurlarla birlikte olayın üzerinden 17 ay geçtiği halde, sorumlulara dava açılmadığı için sokağa çıktı.  Yanında ölen eşine mezar taşını yaptıramayacak kadar yoksul  kalan Güssü Vural vardı.

Çalışma Bakanı nerede?
Patlamada ölen 21 ve yaralanan 117 kişinin aileleri dün Taksim Tramvay Durağı’nda bir araya geldi. “Davutpaşa’yı unutmadık, unutturmayacağız”, “Sorumlular yargılansın. Adalet istiyoruz” ve “Bir daha Davutpaşalar olmasın” yazılı dövizler ve pankart taşıyan grup adına açıklamayı, patlamada, endüstri mühendisi olan eşi Kadir Cesur’u kaybeden Arzu Cesur yaptı.
Cesur, ceza davası açılana kadar her cumartesi Taksim’de toplanacaklarını belirterek, bir türlü işlemeyen hukuki süreci şöyle anlattı: “17 ay geçmesine karşın ortada halen açılmış bir ceza davası yok. Bilirkişi heyeti, raporunu Nisan 2008’de teslim etmiş olmasına rağmen sorumlu gösterilen kurumların ihmalkâr tutumları nedeniyle dokuz ay yazışmalar sürdü. Nihayet BEDAŞ, Büyükşehir ve Zeytinburnu belediyeleri, ilgili görevlileri bildirdi. Çalışma Bakanlığı görevlileri halen bildirmiş değil. Valilik, Büyükşehir Belediyesi görevlilerinin yargılanmasına izin vermiyor. Göre-vini gereği gibi yapmamanın faturasını 21 canımız, 117 yaralı ödedi.”
Facianın mağdurları ve ölenlerin yakınlarıysa kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyor. Patlamada tornacı olarak çalışan babası Ömer Vural’ı kaybeden 10 yaşındaki Koray Vural, “Babamı kaybettim, adalet istiyorum” diyor. Annesi Güssü Vural’sa “Eşimden 730 TL emekli maaşı bağlandı. Üç çocuğumla geçinmeye çalışıyorum. Eşimin mezarını bile yaptıramadım” diye konuşuyor.
Tornacı 20 yaşındaki oğlu Ömer Enes Boyraz’ı kaybeden baba Mehmet Boyraz ise bir buçuk yıldır adeta akıllarını yitirdiklerini anlatarak, “120 milyon kaza maaşı bağladılar. Ruhsatsız yerleri açıyorlar. Bizim canımıza mal oluyor” diyor. Annesi Semra Bakkal’ı kaybeden 12 yaşındaki Erdem Günalan, “Suçluların cezalandırılmasını istiyorum” diyor. Dokuma atölyesinin işletmecisi babası Yaşar Kara’nın ölümünün ardından eğitimini yarım bırakıp dört kişilik ailesini geçindirmeye başlayan Mehmet Kara ise isyan ediyor: “Babam öldüğünde dershaneye gidiyordum. Eğitime devam etmem olmazdı. İşe başladım. Babama bağlanan malulen emekli maaşı ve benim kazandığımla geçiniyoruz. Her gün babamın geldiği saate gözlerimiz kapıya kayıyor. Dava açılsın suçluları bilelim. Evlendim, düğünümün burukluğunu görmenizi isterdim.”