@ismailsaymaz

18 cana mal olan Ermenek skandalı: Eksikler giderildi diye rapor verilmiş!

18 cana mal olan Ermenek skandalı: Eksikler giderildi diye rapor verilmiş!
18 cana mal olan Ermenek skandalı: Eksikler giderildi diye rapor verilmiş!
Enerji Bakanlığı'nın 18 işçinin yaşamını yitirdiği Ermenek'teki maden için verdiği kapatma kararı hiç uygulanmamış... Sondaj makinesi yok diye kapatıldığı halde, madene makine alınmadan tekrar açma izni verilmiş. 
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL- Enerji Bakanlığı'nın 18 işçinin yaşamını yitirdiği Ermenek'teki maden için verdiği kapatma kararı hiç uygulanmamış... Sondaj makinesi yok diye kapatıldığı halde, madene makine alınmadan tekrar açma izni verilmiş. İddianameye göre MİGEM’in heyeti, 1 Temmuz 2014’te ocağa gelerek, 25 metrelik sondaj makinesi alınmasını ve eksiklikler giderilinceye kadar faaliyeti durdurulmasını kararlaştırdı. Kapatma talimatı ise 28 Ağustos 2014’te ocağa gönderildi. Bu talimat ocağa ulaşmadan yedi gün önce MİGEM  ikinci kez teftişe geldi ve bu kez, sondaj makinesi alınmadığı halde ‘eksikliklerin giderildiği’ yönünde rapor vererek, ilk kararını kaldırdı. Dolayısıyla maden, kapatma kararına rağmen faaliyetini aralıksız sürdürdü. İkinci teftişte, sondaj makinesi siparişi verdiklerine dair bir fatura gösteren şirket yönetimi, 20 bin TL ödemekten kaçınınca ‘geliyorum’ diyen facia, 28 Ekim’de 18 işçinin canına mal oldu.  Eğer 25 metre uzunluktaki sondaj makinesi alınmış olsaydı faciaya dokuz metre yaklaşıldığı ortaya çıkacaktı.     

Ermenek’te, Cenne Mevkisi’nde 1967 yılında faaliyet geçen maden bölgesinin işletme ruhsatı, Cenne Linyit Kömür İşletmesi Anonim Şirketi’nin elinde bulunuyordu. Bu şirketi kuran on ayrı ortağın zamanla ayrılması üzerine Cenne sadece ruhsat sahibi şirket olarak kalırken, eldeki maden alanı ise hem Cenne’ye, hem de birbirleriyle hissedar olan dört ayrı maden şirketine dağıtıldı. Turab, Özmerkez, Özkar ve Has Şekerler adlı şirketler tarafından maden çıkarılmaya başlandı. Bu firmalardan, eski belediye başkanı Saffet Uyar’a ait olan Has Şekerler, 2001 yılında üretime başladı. Aynı ocak, bu tarihten önce, 1994-1997 yılları arasında ‘Numune’ adlı firma tarafından işletilmişti. 18 işçinin can verdiği kaza da 28 Ekim 2014’te kazı işlemi yapılırken, kapatılan Numune Ocak’ta birikmiş tonlarca suyun duvarı delerek, işçilerin bulunduğu kömür galerisine dolmasıyla meydana gelmişti. Cinayetten sonra Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı, üçü tutuklu 16 sanık hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak’ iddiasıyla dava açıldı. 

  İŞ MÜFETTİŞLERİ 8960 TL CEZA KESTİ     

İddianamede yer verilen bilgilere göre Has Şekerler, ilk olarak Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bağlı İş Müfettişleri Erdoğan Şeker ve Yardımcısı Rıdvan Mevsim tarafından teftiş edildi.  İki müfettişin hazırladığı 25 Haziran 2014 tarihli raporda, “Ocak genelinde bacalarda yapılan ilerleme ve hazırlık çalışmalarında kontrol sondajı yapılmamaktadır” denildi. Raporun ‘Alınması gereken tedbirler’ başlıklı bölümünde ise “Yeraltı suyunun tehlikeye neden olacağı ocaklarda, zararlı gazların bulunma ihtimali olan su birikintilerinde, eski çalışma yerleri ve buralardaki sularda uzunlukları 25 metreden aşağı olmamak üzere alın yönünde kontrol sondajı yapılır” ifadesi kullanıldı. Müfettişlere göre, kazı işlemi yapılmadan önce sondaj makinesiyle duvarda 25 metre uzunluğunda bir delik açılarak, ileride bir gaz ya da su birikinti olup olmadığına bakılmalı ve buna göreve devam edilmeliydi. Toplam sekiz eksiklik saptayan müfettişler 8960 TL para cezası kesti.

MAKİNE ALINMADIĞI HALDE İZİN VERİLDİ

Bu raporun ardından Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MİGEM) bağlı heyet ocakta inceleme yaptı. Heyetin 1 Temmuz 2014’te hazırladığı “Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu’nda da yine sondaj makinesinin yokluğuna dikkat çekildi. Raporda, “Sondajla ilerleme yapılması can ve mal güvenliği açısından önem arz etmekte olup sondaj makinası tedariki ve sondajlı ilerleme yapılması konusunda uyarı yapılmıştır” denildi. MİGEM, 21 Temmuz 2014’te Karaman Valiliği’ne yazı yazarak, Has Şekerler de dahil olmak üzere Cenne’in uhdesindeki ocaklarda, rapordaki eksiklikler tamamlanıncaya kadar üretimin durdurulması” talimatı verildi. Karar jandarma tarafından 28 Ağustos 2014’te şirkete tebliğ edildi. Ancak bu ikaz hiçbir zaman hayata geçirilmedi. Çünkü MİGEM heyeti, kendi kapatma yazısından bir hafta önce, 21 Ağustos 2014’te ikinci kez “teftişe” geldi. Teftiş sonrası hazırlanan raporda, “Aşağıdaki uyarılar doğrultusunda üretime izin verilmesi” kararlaştırıldı. Bu rapor üzerine madene 5 Eylül 2014’te yeniden faaliyete geçmesi yönünde izin verildi. Oysa ki hiçbir zaman faaliyet durdurulmamıştı. Raporun “uyarılar” bölümünde, adeta facianın haberi veriliyordu:

“Eski imalatlı alanlara yakın bölgelerde üretim ve hazırlık amaçlı çalışmaların yapılması durumunda imalatlı bölgeden su ve gaz olma ihtimali yüksektir. Dolayısıyla eski imalatlı bölgelere yakın bölgelerde yapılan çalışmalarda, 25 metreden aşağı olmayan kontrol sondajlarının (alınan sondaj makinası) yapılarak ilerlemelerin yapılması...”

Öte yandan, ikinci teftiş sırasında heyete gösterilen, sondaj makinesi siparişi verildiği yönünde bir fatura gösterildiği ve bu nedenle izin verildiği düşünülüyor. Cenne Firması adına düzenlenmiş ve altında Mehmet Zeybek’in imzası bulunan 14 Temmuz 2014 tarihli faturada toplam 19 bin 323 dolar bedelinin yazılı olduğu görülüyor. Sanıklardan Mehmet Zeybek, 20 Mart 2015’te alınan ifadesinde, “Bu talebi haziran sonunda müfettişler tarafından rödovansçı firmaların sondaj makinası temin etmesi gerektiğinin bildirilmesi nedeniyle yapmıştık. Cenne Mesul Müdürü Abdullah Özbey, ‘Tüm sahaya bir tane alınsın, bütün redovansçılar bu makinayı kullansın’ dediği için devreye girdim. Bu fatura bir tekliftir. Daha sonra tek sondaj makinasının tüm ocaklarda kullanılmasının problem olacağı düşünüldüğünden her rödovansçının kendi makinasını alması gerektiği konuşuldu. Daha sonra firmalar ne yaptılar, bilmiyorum” dedi.

Sanıklardan, teknik nezaretçi Ali Kurt ise MİGEM heyetinin ocağı kapatacaklarını söylediklerini belirterek, “Ancak kapatma kararının tebliğ edildiğini görmedim. Üretime devam edildi, ara verilmedi. Müfettişlerin eleştirdiği noktaları düzeltmeye çalıştık ve müfettişleri yeniden çağırdık. Onlar da yaptığımız düzeltmeleri beğendi ve daha sonra ocak kapatılmadı diye biliyorum” dedi. Kurt, mahkemede, sondaj makinası konusunda üç şirketin eksiklerini tamamladığını, ancak Has Şekerler’in işlem yapmadığını söyledi. Sanıklardan, maden mühendisi Cemile Karaca “Son denetlemede müfettişlere sondaj makinasının sipariş formunu göstermişlerdi” dedi. Sanıklardan, maden sahibi Saffet Uyar ise ekonomik sıkıntılardan ötürü sondaj makinası alamadığını ifade etti. Kazadan 15-20 gün önce Cenne ve rödovansçılar olarak toplandıklarını kaydeden Uyar, “Cenne yöneticisi Abdullah Özbey ‘Sondaj makinasını biz alalım, rödovansçılarımıza kullandıralım’ dedi. Biz de ‘tamam’ dedik. Ondan sonra Cenne’nin makinayı almasını bekledik” dedi. Bu iddiayı reddeden Özbey, makina alması için Uyar’ı defalarca uyardığını belirterek, “Uyar’ın niye almadığını bilemiyorum. Aslında çok da pahalı bir alet değildir” dedi.      

DOKUZ METRE YAKLAŞMIŞ

Kazadan sonra hazırlanan bilirkişi raporunda, Numune adlı firmanın 1997’de yaptığı eski imalatın, Has Şekerler’in üçüncü başyukarı diye tanımladığı galeriyle dokuz metre birbirine yaklaştığı ve 30 metre boyunca paralel şekilde devam ettiği belirtildi. Ruhsat sahiplerine ve rödovansçılara sondaj makinesi konusunda uyarı yapıldığı ve ocak kapatma cezası verildiği halde önlemin yerine getirilmediği için kazanın meydana geldiği belirtildi. Madenin 5 Eylül 2014’te yeniden açılmasına için veren MİGEM’in sondaj makinesi temin edilmemiş olmasına rağmen “eksiklikler giderildi” diyerek olumlu rapor verdiği için asli kusurlu olduğu ifade edildi. Cenne Mesul Müdürü Abdullah Özbey’in de makineyi almadığı için asli kusurlu olduğu vurgulandı.