@ismailsaymaz

18 işçi can çekişirken, teknik nezaretçi defterleri tahrif ediyormuş

18 işçi can çekişirken, teknik nezaretçi defterleri tahrif ediyormuş
18 işçi can çekişirken, teknik nezaretçi defterleri tahrif ediyormuş
Ermenek'te 18 işçinin can verdiği kazada itiraf: İşçilerin kurtarılması için bütün Türkiye'nin seferber olduğu saatlerde, teknik nezaretçi  defterde geçmişe dönük şekilde "Sondaj makinesinin temini tebliğ edildi" diyerek, tahrifat ve ekleme yapmış
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - “Kazanın önüne geçilebilmesi için kontrol amaçlı sondaj makinası kullanılması gerekirdi. Kullanılsaydı, kaza olmayabilirdi. Ben sondaj makinesi konusunda şirketi uyarmıştım.” Bu ifade, Karaman’ın Ermenek ilçesinde 18 işçinin can verdiği Has Şekerler Maden Ocağı’nın, işçi sağlığı ve güvenliğinden sorumlu olan Teknik Nezaretçisi Ali Kurt’a ait. Savcılıkta alınan ifadesinde şirketi uyardığını ileri süren Kurt’un, facianın meydana geldiği akşam, işçilerin kurtarılması için bütün Türkiye ’nin seferber olduğu saatlerde, teknik nezaretçisi defterinde geçmişe dönük şekilde “Sondaj makinesinin temini tebliğ edildi” diyerek, tahrifat ve ekleme yaptığı ortaya çıktı. İddianamede, “Maden bölgesini 15 günde bir denetlemekle yükümlü olan Kurt’un kazanın meydana geldiği noktada yaşanan kömür kaymasına rağmen buraya sondaj vurulması uyarısında bulunmadığı” ve “alarm sistemi bulunmamasına ilişkin işlem yapmadığı” belirtildi.  

Ermenek’te, Cenne Mevkisi’nde 1967 yılında faaliyet geçen maden bölgesinin işletme ruhsatı, Cenne Linyit Kömür İşletmesi Anonim Şirketi’nin elinde bulunuyordu. Bu şirketi kuran on ayrı ortağın zamanla ayrılması üzerine Cenne sadece ruhsat sahibi şirket olarak kalırken, eldeki maden alanı ise hem Cenne’ye, hem de birbirleriyle hissedar olan dört ayrı maden şirketine dağıtıldı. Turab, Özmerkez, Özkar ve Has Şekerler adlı şirketler tarafından maden çıkarılmaya başlandı. Bu firmalardan, eski belediye başkanı Saffet Uyar’a ait olan Has Şekerler, 2001 yılında üretime başladı. Aynı ocak, bu tarihten önce, 1994-1997 yılları arasında ‘Numune’ adlı firma tarafından işletilmişti. 18 işçinin can verdiği kaza da 28 Ekim 2014’te kazı işlemi yapılırken, kapatılan Numune Ocak’ta birikmiş tonlarca suyun duvarı delerek, işçilerin bulunduğu kömür galerisine dolmasıyla meydana gelmişti. Cinayetten sonra Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı, üçü tutuklu 16 sanık hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak’ iddiasıyla dava açıldı. Sanıklardan biri de, bütün maden bölgesinin teknik nezaretçisi olarak görev yapan Ali Kurt’tu.

İŞÇİLER CAN DERDİNDEYKEN...

Kurt, 9 Kasım 2014’te savcılıkta alınan ifadesinde, “Kazanın önüne geçilebilmesi için kontrol amaçlı sondaj makinesi kullanılması gerekirdi. Bu kullanılsaydı bu kaza olmayabilirdi. Yeraltı suyu için ise ocağın içerisinden kontrol amaçlı sondaj makinesi ile kontrol yapmak iyi olurdu diye düşünüyorum. Ben sondaj makinesi konusunda şirketi uyarmıştım” dedi. Bu iddiasına dayanak olarak, kendisinin tuttuğu teknik nezaretçi defterinin 20 Ağustos 2014 ve 25 Ekim 2014 tarihli sayfalarındaki uyarıları gösterdi. Bu defterin altında Cenne’nin Şube Müdürü Mehmet Zeybek’in de imzasının bulunduğunu belirtti. Defter açıldığında, 20 Ağustos’ta “Ayrıca MİGEM tarafından yapılan teftişte istenilen yeraltı sondaj makinesinin temini ve kullanımı gereği de tebliğ edildi” ifadesinin bulunduğu, 2 Eylül ’de “Ocak içi ilerlemeler sondaj ile yapılmalıdır” ifadesinin yazılı olduğu görüldü.

Bunun üzerine Zeybek’in ifadesi alındı. Zeybek kazanın meydana geldiği gün saat 20 sularında Kurt’un kendisini arayarak, “Savcılığın talimatıyla jandarma kantara geldi ve teknik nezaretçi defterini muhafaza altına alacaklar. Defteri jandarmaya teslim etmeden önce gel, eksik imzalarını tamamla. Yoksa bizim için sıkıntı olabilir” dediğini anlattı. Bunun üzerine Kurt’un uzattığı bölümleri imzaladığını söyledi. Jandarma el koyduktan sonra sayfaların birer nüshasına tekrar baktığını ifade eden Zeybek, Kurt’un sondaj makinesiyle ilgili maddelerin sonradan eklediğini kaydetti. Zeybek, “Kurt’un bu şekilde oynama yapmış olması, kazadan kaynaklanan hukuki ve cazai sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yöneliktir” dedi. Zeybek ayrıca, en son uyarının yapıldığı görünen 25 Ekim 2014’te Kurt’un Ermenek’te bulunmadığını ifade etti. Kurt ise “Böyle bir şey olsa önerilerin altında Zeybek’in imzası olmaz” diyerek, kendisini savundu.

Savcılık da ekleme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için nezaretçi defterini Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderdi. Jandarmanın yaptığı incelemede, 20 Ağustos 2014 tarihli sayfadaki 21. maddenin metninde üç ayrı mürekkepli kalem kullanıldığı saptandı. Bu maddede yer alan “Ayrıca MİGEM tarafından yapılan teftişte istenilen yeraltı sondaj makinesinin temini ve kullanımı gereği tebliğ edildi” ifadesinin deftere sonradan eklenerek, tahrifat yapıldığı belirlendi. Keza 2 Eylül 2014 tarihli sayfanın 21 ve 22. maddelerinde iki ayrı mürekkepli kalem kullanıldığı, “21-Ocak içi ilerlemeler sondaj ile yapılmalıdır” ibaresinin deftere sonradan eklendiği vurgulandı. 

İddianamede, Kurt’un sondaj konusunda kaza tarihinden önce teknik nezaretçi defterine değinmediğini kaydederek, “Kurt kaza günü kusurunun ortaya çıkmaması için teknik nezaretçi defterinin üzerinde oynama yaparak, özel belgede sahtecilik suçunu işlemiştir” denildi. Maden bölgesini 15 günde bir denetlemekle yükümlü olan Kurt’un kazanın meydana geldiği noktada yaşanan kömür kaymasına rağmen buraya sondaj vurulması uyarısında bulunmadığı ifade edildi. Ayrıca ocakta alarm sistemi bulunmamasına ilişkin işlem yapmadığı ve bu hususu nezaretçi defterine kaydetmediği belirtildi. 

TEKNİK NEZARETÇİ NE İŞ YAPAR?

Teknik nezaretçi, iş yerinin her yerinde göreviyle ilgili inceleme yapma ve gerekli her türlü bilgiyi alma yetkisine sahip. Ruhsat sahasındaki faaliyet ve üretimleri 15 günde en az bir defa denetlemek, tespitlerini ve önerilerini teknik nezaretçi defterine not etmek zorunda. İş sağlığı ve güvenliği yönünden tehlikeli bir durumun varlığı tespit etmesi ve hemen tedbir alınmasının mümkün olmadığının belirlenmesi durumunda işletme faaliyetini tedbir alıncaya kadar durdurma yetkisini kullanarak, ilgili kuruluşlara bildirir. Atanmış olduğu iş yerindeki faaliyetlerle ilgili eksiklik ve aksaklıklar, öneri ve önlemleri belirler. Bunları çalışanların görebileceği şekilde ilan eder ya da panoya asar. Eksiklik ve aksaklıkların, öneri ve önlemlerin rapor edilmemesinden teknik nezaretçi, bunların yerine getirilmemesinden ruhsat sahibi sorumludur.