scorecardresearch.com

1970'lerin Türkiyesi, nasıldı?

28/12/2010 12:22
Nasıl bir ülkede yaşanıyordu; hayatımızda neler vardı; o yılları yaşayanlar en çok nelerden etkilendi; hangi olaylar 1970'lerde büyük izler bıraktı ve unutulmazlar arasına girdi? İşte size 1970'lerin unutulmazlarından bir potpori...
Haber: NEVZAT BASIM / Arşivi


KARARTMA

Kıbrıs barış harekatı yapıldı 1974'te...
Türkiye, ikinci dünya savaşı yıllarından beri görmediği bir uygulamaya tanık oldu:
Evler ve otomobiller KARARTILDI.
Yunan savaş uçakları ani bir baskın düzenlerse şehirler ve yerleşim yerleri farkedilemesin diye, evlerin pencerelerine kalın siyah perdeler takıldı.
Otomobillerin farları da koyu renkli jelatinlerle kaplandı.
6 ay kadar süren bu uygulama, 1970'leri unutamayanların da zihnine kazındı.

KUYRUKLAR
1970'ler Türkiye'nin 73 cent'e bile muhtaç olduğu yıllardı. Ülke ihracat yapamıyor, elde döviz olmayınca da en zaruri ihtiyaçlar bile karşılanamıyordu. 1970'leri hatırlayanların en unutamadıkları şeyler, kuyruklardır: Tüpgaz kuyrukları, sana yağı (evet, yağ için bile kuyruğa girilirdi) kuyrukları. 1970'leri yaşayanların zamanlarının büyük bir bölümü kuyruklarda geçti...

Kuyruklarla ilgili nostalji için:
http://nostalji.anilarim.net/forum/lofiversion/index.php/t504.html



MÜSAİTSENİZ AKŞAMA SİZE GELECEĞİZ
Evden eve komşuluk ilişkilerinin çok yoğun yaşandığı, 'son yıllardı'. 1970'lerden sonra komşuluk ilişkileri bir daha hiç eskisi gibi olmadı. Komşuluk ilişkilerini en iyi tarif eden söz ise, bu olmalı: Annem beni gönderdi; müsaatseniz size gelmek istiyoruz. Henüz telefonlar yeterince yaygınlaşmamıştı. Komşuların misafirliğe uygun olup olmadıkları, evin kapılarına gönderilen çocuklar tarafından öğrenilirdi.


TELEVİZYON ÇOCUKLARI

Televizyonun Türkiye'de yayına başladığı yıl; 1969. Ancak yaygınlaşması 1970'lerde oldu. 1970'lerin başından sonuna, çatılar 'çatallı' tv antenleriyle kaplandı. Başlangıçta, televizyonu olmayan aileler televizyonu olanların evine misafirliğe giderlerdi. Açıkçası 1970'lerin başında, evinde televizyon olan aileler misafir yoğunluğundan illallah demişlerdi. Televizyonlar yaygınlaştıkça bu gelip gitmeler de azaldı.

10 yıldan fazla bir süre televizyonlarımız siyah beyaz ve tek kanallıydı. Üstelik tüm gün yayın da olmazdı. Başlangıçta saat 18 ya da 19'da yayın başlar 24 gibi İstiklal Marşı okunarak yayınlar sonlandırılırdı. Televizyon kapanınca herkes yataklarına giderdi.

Yine o yıllar, televizyonlarda yoğun kesintiler yaşanırdı. Bir teknik aksaklık olmuşsa, TRT hemen bir fotoğrafı (Mesela necefli maşrapa) ekrana taşıyarak arızayı izleyicilerine bildirirdi. Bazen arızalar saatler sürebilir, dakikalarca o sabit ekran görüntüsüne bakılırdı.

TRT televizyonunun tarihi hakkında ayrıntılı bilgi için:
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/455257.asp


CUMARTESİ OKUL

İnanmayacaksınız ama, 1970'lerin başında Cumartesi günleri de okula gidilirdi. 1974'ten itibaren Cumartesi günleri yarım gün okula gitme uygulamsı sona erdirilince öğrenci milleti de bayram etti.

LAKLAK

Dönemin en ünlü ve en elden düşmeyen oyuncaklarından biriydi. Bir plastik daireye bağlı v şeklinde bir ip ve o ipin iki ucunda plastikten iki top vardı. Amaç, dairesel plastiğe parmağınızı takıp topları bir üstte bir altta hızla birbirine vurdurmaktı. Bu işi ne kadar hızlı yaparsanız, o kadar becerikli sayılırdınız. Oyuncak öyle yaygınlıkla kullanılırdı ki, çocuklar da büyükler de tak - tak - tak (ya da lak lak lak) sesleri eşliğinde beceri yarıştırırlardı.

GÜNEŞ TECELLİ VE CENK KORAY

En çok hafta sonları televizyon izlenirdi. Ve hafta sonları Türkiye, bu iki ekran figürüyle güne başlar, onlarla günü bitirirdi. Güneş Tecelli, geniş ve kalın kemikli gözlükleriyle, Cenk Koray ise 'soğuk esprileriyle' dönem insanlarının zihinlerine kazındı. Pazar programlarının adı TelePazar (Ya da Stüdyo Pazar) idi, bu programın evlerin hanımları tarafından en sıkıcı bulunan bölümü ise TeleSpor adıyla anılır, maçlardan görüntülere yer verilirdi. (O programın zihinlerde en çok iz bırakan iki de çizgi kahramanı vardı. Biri İtalyanca adı La Linea olan Bay Meraklı, öbürü ise pembe panter...)

Cenk Koray’ın programından bay meraklı diye tanıdığımız, orjinal adı la linea olan çizgi adam 80ler denince ilk akla gelenlerden hasret çekenler için Youtube’ye koymuşlar işte burada hepsi.


La Linea – Bay Meraklı


Çizgi Adam - La Linea Di O. COVANDOLİ
Yükleyen BizimGri19. - En harika videolar burada


Pembe panter

 




Pembe Panter - CizgiFilm.in
Yükleyen ErsaT. - sitcom, skeç, komedi, eğlence, komedi videoları, komik videolar, komik


KAYNANALAR DİZİSİ
Evlerin içleri henüz kalabalıktı. Evlerin çoğunda dedeler ve ninelerle birlikte oturulurdu. Dönemim anneleri için en zor şey, 'kaynanayla' birlikte yaşıyor olmaktı. Kaynanalar dizisi, 1974 yılının Mayıs ayında TRT ekranlarında yayınlanmaya başladı. Dizide, Anadolu'dan İstanbul'a göç eden Nuri Kantar ve ailesinin bu büyük şehre uyum çabalarının 'komedisi' yapılıyordu. Başroldeki Tekin Akmansoy, 1970'lerin insanları için unutulmaz simalardan biridir.

KURTARILMIŞ BÖLGELER - SOKAKLARDA ÖLÜMLER

12 Eylül'den sonra, 1970'lerin adı, '12 Eylül ÖNCESİ' olarak kaldı. 12 Eylül darbesini yapanlar, 12 Eylül öncesini hiç sevmezlerdi. Şehirler, mahalleler, sokaklar 'siyaseten' bölünmüştü. Bir sürü sol fraksiyon vardı. Bazı günler sokaklara çıkmak, liseye ya da üniversiteye gitmek CESARET isterdi. 1970'ler için, sokaklarda 'ölümün kol gezdiği' yıllar demek abartılı olmaz.

DEMİREL - ECEVİT - TÜRKEŞ - ERBAKAN
1970'lerin siyaset tarihi, bu 4 ismin üzerine kuruludur. Demirel, 1965'ten beri siayestin içindedir ve dönemin en başat siyaset figürüdür. Bülent Ecevit 1973'te CHP'de başrol oyuncusu olmuş ve tüm 1970'leri domine eden iki isimden biri olmuştur. Bir dönem Ecevit için, dağlara taşlara bile 'KARAOĞLAN GELİYOR' diye yazılırdı. Necmettin Erbakan, kendisinden en çok beklendiği gibi sadece Demirel ile 'ittifak' yapmadı, Ecevit'i de iktidara taşıdı. 1970'lerde Türkiye'yi koalisyonlar yönetti ve Erbakan kimin yanındaysa, O, başbakan oldu. (Erbakan'ın partisinin adı MSP, simgesi de anahtar idi...)

TARKAN VE KARAOĞLAN

Evet Teksas - Tommiks vardı ama, İtalyanların yarattığı bu 'Amerikan kahramanlarına' rakip olarak TARKAN ve KARAOĞLAN kendilerine sağlam bir yer edinmişlerdi. Her Türk çocuğunun gönlünde, bir gün Tarkan gibi bir kahraman olmak yatardı. (İçindeki ölçülü erotizm de, yeni serpilmeye başlayan gençlerin gönlünü kazanmıştı...)

Daha fazla bilgi için:
http://www.sinepil.org/yazi/cizgi-romandan-sinemaya-bir-turk

SEKS SİNEMALARI VE SEKS FİLMLERİ
1970'ler, Yeşilçam sinemasının tüm 'itibarını kaybettiği' yıllar oldu. Evet Türk sinemasının en komik en klasik filmlerinin bir kısmı 1970'lerde üretildi ama, 'yerli seks filmleri' piyasaya büyük ölçüde egemendi. Her şehirde sadece bu tür filmler gösteren sinemalar olurdu. Bazı ergenler, bu sinemalarda bazen 'babalarına ya da dayılarına' da rastlayabilir; 'dumur' olurlardı. Dönemin seks filmlerinde Aydemir Akbaş, Behçet Nacar, Figen Han, Zerrin Egeliler gibi isimler çok popüler olmuşlardı. O dönemden hatırlarda kalan kimi film isimleri şöyledir: Kartal Pendik Gittik Geldik; Parçala Beni Behcet, Kendin Pişir Kendin Ye; Zeynelle Veysel, Tak Fişi Bitir İşi...

MÜJDE AR - AŞK-I MEMNU VE DÖNEMİN ÜNLÜ DİZİLERİ
Aşk-ı Memnu, dönemin en çok izlenen yerli televizyon dizilerinden biriydi. Şükran Güngör, Müjde Ar ve Salih Güney'li kadro, o günlerde büyük bir 'izleme tutkusu' yaratmıştı. Müjde Ar'ı Müjde Ar yapan da bu dizi oldu zaten. Müjde Ar'ın o dönem fiziği, dönemin 'kadın güzellik anlayışını yansıtan' en önemli figürdür: Daha dolgun, bugünün ölçülerine göre biraz daha xl ölçüler...

1970'lerin unutulmaz tv dizileri şunlar olmuştu:

- Kaygısızlar

- Görevimiz Tehlike

- Charlie'nin Melekleri

- Lassie

- Heidi (Çizgi film)

- Şeker kız Candy

- Uzay Yolu

- Kaçak

- Zengin ve Yoksul


ÇOCUKLARIN KIZ MI OĞLAN MI DOĞACAĞI BİLİNMEZDİ
O yıllar, ultrason cihazlarının bilinmediği yıllar. Çocukların cinsiyetleri doğumdan önce bilinemezdi. Her anne baba, her ağabey abla, yeni doğacak bebeğin cinsiyetini doğum anına kadar merak ederdi. Bebeğin cinsiyeti, doğumdan hemen sonra ilk aons edilen bilgi olurdu.

UZUN SAÇ MODASI

1970'lerde gençler arasında uzun saç modası vardı. Bazı babalar, yakalarlarsa kesmek için, ellerinde makasla sokaklarda dolaşırlardı. Gençler saç uzatamasın diye, 'karı gibi' aşağılaması yapılırdı ama, sökmezdi: 1970'ler boyunca gençler, saçlarını omuzlarına kadar uzatmakta ısrar etti. Dönemin bu modasını uzun saçlı iki 'dönem şarkıcsı' da desteklerdi: Cem Karaca ve Barış Manço...

Ayrıntılı bilgi için:
http://www.erkeksacmodelleri.com/unlulerin-sac-modelleri/sinema/eski-sac-modelleri-707/

İSPANYOL PAÇA

1970'lerin pantolon paçalarını görünce bugün kahkahalarla gülebilirsiniz. Ayak bileklerine kadar normal inen pantolonlar, paça kısmında iki kata yakın genişler ve bir tür yelken görüntüsü alırdı. Siz yürürken, paçalarınız sürekli, bir o yana bir bu yana dalgalanırdı ve bu durum 'güzel' sayılırdı.

1970'lerin modası için İngilizce bir kaynak:
http://www.fashion-era.com/1970s.htm

APARTMAN TOPUKLU AYAKKABILAR
1970'lerin, bazılarına kabus gibi gelen görüntülerinden biri de bu ayakkabılardır. Yapıldığı malzeme olan EPA ön ad yapılarak, onlara epa topuklu ayakkabılar da denir. Kadınlar, 1970'lerde ayakkabıları yoluyla hayli boylarını uzatmışlardır. Yapılmış bir istatistik yok, kesin olarak bilmiyoruz ama 1970'ler kadınların yürüyüş sırasında moda uğruna ayak bileklerini en çok burktukları yıl olabilir.

DİSCO DANS

1970'lerin en etkili müziği Disco olmuştur. Diskotekler henüz herkesin gideceği bollukta değildir ama, Disco müziği tüm Türkiye'de gözardı edilemez bir dinleyici kitlesi kazanmıştır.

Dönemin kısa bir tarihi için:
http://cadde.milliyet.com.tr/2009/12/27/HaberDetay/1178597/1970_LER_DiSKO_YILLARI

KARATE FİLMLERİ VE BRUCE LEE

Dönem sineması, yerli seks filmleri kadar karate filmlerinin de etkisi altındadır. 1970'lerin film dağıtım koşulları gereği, Türkiye'ye filmler zaten 3 - 5 yıl gecikmeli olarak gelebilmektedir. 1973'te ölen Bruce Lee ve ardılları, tüm 70'ler süresince Türk film izleyicilerinin 'beğenilerini' domine etmiştir.

YAĞ SÜRÜLMÜŞ EKMEĞE ŞEKER DÖKMEK
1970'lerin çocukları sokaklarda toz toprak içerisinde oynarlardı. Sokakta yenen en önemli atıştırmalıklar da şunlardı:

- Sana yağı sürülmüş ekmek. (Bazıları yağın üzerine toz şeker döktürürlerdi.)

- Üzerine salça sürülmüş ekmek.

- Üzerine yoğurt sürülmüş ekmek. (Yine bazıları yoğurt üzerine toz şeker dökerdi...)

Şokellalı ekmek, 1980'lerin çocuklarının yiyeceği olmuştur.


KASET KAYITLARI
1970'ler plakların devirlerini kapattığı, teyplerin ve kasetlerin sahne aldığı yıllar oldu. İlkin dev teyp bantları kullanılıyordu; sonrasında kasetler çıktı. Dönemin modası, her köşebaşında bir kasetçi dükkanı açılmasıydı. En sevdiğiniz şarkıların bir listesini verirdiniz, kasetçiler size o şarkıların kayıtlarını yapardı. Henüz telif hakları kaygısının olmadığı yıllardı. 1980'lerin ortalarında listeler hazırlayıp kasetlere kayıtlar yapmak yasaklandı...

SAĞ OLASIN İZOCAM

TRT televizyonlarında ilk reklam gösterimleri 1972 yılında başladı. 1970'lerin iki unutulmaz reklam filmi:
İzocam ve Eti bisküileri olmuştur.

Bir çizgi film biçiminde yapılan İzocam reklamını altta görebilirsiniz. (Bu animasyondaki seslendirme orijinal değil, sonradan yapılmış. Ama çizgiler sizi 1970'lere geri götürecektir.)

Videoyu izlemek için tıklayın

Diğer reklamın cıngılı da böyleydi:

- Çayda kahvaltıda yenir
- Acaba nedir, nedir?
- Bisküvi denince akla?
- Tamam, şimmdi buldum!
- Her an onun adı gelir
- Eti Eti Etii

Ve bir diğer unutulmaz

Akşama babacığım unutma Ülker getir

Videoyu izlemek için tıklayın


DÖNEMİM EN ÇOK KULLANILAN DEYİMLERİ

Allah bir yastıkta kocatsın

Güle güle giy üstünde paralansın

Evlenmeden olmaz

Yenildik ama ezilmedik


ARKAYA KAMÇI

Otomobillerle birlikte at arabalrı da şehrin yollarıydı ve 1970'lerin çocukları at arabalarının arkasına takılmayı çok severlerdi. Bu arkaya takılma hareketi tehlikeli olduğu için, at arabası sürücüleri, çocukların ellerine yüzüne gelecek şekilde atlara savurdukları kamçılarını, arkaya, çocuklara doğru da savururlardı.

MURAT 124 - HACI MURAT

Murat 124, 1971 yılında Tofaş’ın Bursa fabrikasında Fiat 124 şasesine oturtularak Türkiye’de yabancı lisansla üretilen ilk otomobil oldu. 1971-1977 arasında 134 bin 867 adet üretilen ve Hacı Murat da denilen bu otomobillerin, Tofaş'ın KUŞ SERİSİ otomobilleri üretmeye başlamasıyla ömürleri sona erdi. 1984 yılında Tofaş Serçe adıyla yeniden üretimine başlandı, 1995 tarihinde bu kez tamamen durduruldu.

1197cc'lik motoru 65hp güç üretmekte ve aracı 170km/sa hıza çıkarabilmekteydi.

Türkiye yollarında Hacı Murat'a bir diğer yerli otomobil markası olan ANADOL eşlik ederdi.

Bilgi notu:

Murat adı Fiat markasının Türkiye'ye uyarlanmasıdır.

Koç Holding ve Fiat bu isim değişikliğiyle,Türk tüketicisine yerli bir otomobil sunumunu vurgulamak için yapılmıştır.

Fiat İspanya'da da aynı isim değişikliğini,o zamanki ortağı Seat ile de uygulamış, İspanya'da satışa sunulan Fiat araçları Seat adıyla satılmıştır.

Fiat 124, Avrupa'da Yılın Otomobili yarışmasında 1967'de birincilik ödülünü almıştır.


BECKENBAUER VE MÜLLER VE CRUYFF

1970'lerde, televizyonun yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte, dünya futbolunu da izleyebilir hale geldik. 70'lerde özellikle Alman milli takımı, Türk futbolseverlerinin tutkusu olmuştu. 1972'deki Avrupa Futbol Şampiyonası, 1974'teki Dünya Kupası, geniş kitlelerin gözlerini, özellkle Avrupa futbolunun yıldızlarıyla buluşturdu.

O dönemden akılda en çok kalan futbol yıldızlarından üçü:

Gerd Müller

Franz Beckenbauer

Johan Cruyff

http://4.bp.blogspot.com/_WyqJ72Irxu8/SwcTOsL00UI/AAAAAAAAADI/j7pe1Ps63wk/s1600/muller_1.jpg


BERBER VE KASAP KAPILARINDAKİ BONCUKLAR
1970'ler, sinekle mücadelenin zorlu olduğu yıllardı. Özellkle kara sinekler ortalıkta vızır vızır gezinir, vızıltısı ve sürekli üzerinize konmasıyla sizi sinir ederdi. Berber ve kasap dükkanlarının kapılarında, iplere geçirilmiş boncuklardan oluşan ve sineklere önlem olarak kullanılan bir 'kapılık' bulunurdu.

MELAMİN TABAKLAR

Plastik endüstrisinin bu icadı, Türkiye'de tüm 1970'lere damgasını vurdu. Sert plastikten yapılan tabaklar ve mutfak gereçleri, düşse bile kırılmıyor; çinko tabaklar gibi sırrı dökülmüyor, bakır tencereler gibi ağır olmuyordu. Üstelik seramik tabaklar çok pahalıydı ve melamin tabaklar, üzerine basılan desenlerle, o pahalı seramik tabaklara çok benziyordu.

CİN ALİ


İlkokula başlayan çocuklar, CİN ALİ'nin hikayelerini çok severlerdi. 1970'lerde yolu okula düşenlerin, Cin Ali'yi ve serüvenlerini unutması mümkün değil.

Bilgi notu:

Cin Ali, Türkiye'de ilkokul öğrencilerine okumayı kolay öğretmek amacıyla geliştirilmiş 10 kitaplık hikâye serisinin kahramanı. Cin Ali, 1968 yılında ilkokul öğretmeni Rasim Kaygusuz tarafından yaratıldı. Çocuklar kolay çizebilsin diye çöp adam şeklinde tasarlandı. Cin Ali kitaplarının çizimlerini Selçuk Seğmen yapmıştır.

Cin Ali Serüvenleri adlı kitap dizisinde fişleri kullanarak okumayı heceleyerek öğrenme yerine tümdengelimci bir sistemle öğrenme esastır. Kitapların kahramanı Cin Ali; yaramaz, yerinde duramayan, sürekli sorgulayan, araştıran bir çocuktur. Başında sürekli bir kasket ile çizilen Cin Ali, giysili değildir; gövdesi bir çizgiden ibarettir. Cin Ali 1990'larda imaj değiştirdi ve papyonlu, kulağı çiçekli, siyah saçlı, belirgin yüzlü, fiyonklu ayakkabıları olan bir çocuk olarak resmedilmeye başladı. Bu yeni imajı Mustafa Delioğlu çizdi. "Çöp Adam, çocukların görsel sağlığına aykırıdır" iddiası üzerine böyle bir imaj değişikliğine gerek duyuldu.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Cin_Ali

AYI OYNATMAK

1970'lerin en önemli sokak eğlencelerinden biri de bu oldu. Roman vatandaşlarımız, burnuna halka takılmış ayıları, ellerinde bir tef ile bir sopa eşliğinde sokaklarda gezdirir, bir miktar kalabalık görünce, basit bir şarkı eşlğinde ayıları oynatmaya başlarlardı. (Oyun bitince de para toplanırdı.) Dönemin en önemli sağlık egzersizi de SIRT ÇİĞNETMEK idi. Bazıları, sokakta bir yaygının üzerine yatarak, sırtlarını oyuncu ayılara çiğnetirlerdi.

'Ne bakıyorsunuz, ayı mı oynuyor' deyimi o yıllardan kalmadır.

1980’lerde ayı oynatmak kesinlikle yasaklandı.

1980'lerin çocukları, 'oynayan ayıları' bilmezler.

Ayrıntılı bilgi için:

http://dohaydersopengazievi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=674:kocaoglan-ayilara-ozgurluk&catid=131:sirk-gercegi&Itemid=793

LEBLEBİ TOZU

En eğlenceli ve en ucuz çocuk atıştırmalıklarından biriydi. Leblebi dövülerek toz haline getirilir, biraz şekerle karıştılarak çocuklara stılırdı. Yerken konuşmak mümkün değildi. Konuşmaya çalıştığınızda toz genzinize kaçar, dakikalarca öksürerek ciğerlerinizi temizlemeniz gerekirdi.

Ek bilgi için:

http://enlezzetlisi.blogspot.com/2009/09/leblebi-tozu.html

MUŞAMBA

Devir, plastikten üretilen malzemelerin revaçta olduğu bir devir. Muşamba da 1970'lerin en önemli 'zemin kaplama malzemelerinden' biri, hatta önde geleniydi. 1980'lerde 'marley' denilen zemin kaplama malzemesi yaygınlaşana kadar, eski evlerde muşambanın hükmü sürdü.

http://www.zumrutplastik.com/images/resimler/pvc/101_2_b.JPG

DÖNEMİN YILDIZLARI

Özay Gönlüm

Şakir Öner Günhan

Serap Mutlu Akbulut

Bedia Akartürk

Orhan Gencebay

İlhan İrem

Zülfü Livaneli

Öztürk Serengil

Yılmaz Güney

Cüneyt Arkın

Filiz Akın

 
Özay Gönlüm - 1981-82 Yılbaşı Programı
Yükleyen barrlass. - Öne çıkan müzik videolarını izleyin.

http://www.radikal.com.tr/103416310341633

YORUMLAR
(3 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

70'ler ve 80'ler aynı çizgide seyretmiş - new_world

Bende 80 doğumlu birisi olarak, 70'li yıllarda yaşanılan herşeyi yaşadım. Evet 70'lerden 90'ların ortasına kadar Türkiye'de çok şeyin değiştiğini söyleyemeyiz. Çok güzel bir nostalji oldu sahiden... Teşekkürler.

CHP O KAFA - HARAYDIN

CHP nin fanatik O KAFA sına göre 1970 li yıllar AKP li 2000li yıllardan çağdaştı, moderndi, ileriydi, dünyada daha saygın, dünya pastasından daha fazla pay alıyorduk, en azından iki defa CHP hükümet kurmuş ortalık huzur sanat spor teknoloji eğitimli insan dolmuştu. Demirel isyan ederdi 40 günde salata yetişmez öğretmen nasıl yetişsin diye CHP 40 günde öğretmen yetiştirmişti. Kıskananlar ZAM ZULÜM İŞKENCE İŞTE CHP diye aleyhıne propoganda yapsalarda onlar ordu millet el ele demeye devam ederek ortalığı günlük güneşlik yapmışlardı. Hey gidi günler hey, kim bilirdi AKP gelecek aydınlık günler geride kalacak diye.Döviz olmazdı, döviz fiyatından şikayet olmazdı, yağ benzin, fueloil olmazdı insanlar masraftan ve fazla kilolardan şikayet etmezdi, hey gidi günler hey.

80 li biri olarak - enkidusiyar

kıbrıs harekatı, kuyruklar,BECKENBAUER, MÜLLER VE CRUYFF dışında hepsi 80 doğumlu olan benim de hayatımdaydı. ben de çocukluğumda bunları yaşadım demek ki türkiye 70 lerde ve 80 lerde yani 20 yıl boyunca aynı kültürle yaşamış ufak birkaç değişiklik dışında.