'2003 yılından beri yasa var ama prosedürler zor'

2003'ten bu yana kaçak göçmenlerle ilgili çalışmalar yapan Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet İçduygu, Türkiye'nin 1980'lerden itibaren iki tür göç almaya başladığını söyledi...
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - 2003'ten bu yana kaçak göçmenlerle ilgili çalışmalar yapan Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet İçduygu, Türkiye'nin 1980'lerden itibaren iki tür göç almaya başladığını söyledi: "Birincisi transit göç, İran, Irak, Pakistan'dan başka ülkelere gitmek üzere olan insanların göçü. Bu göçün işgücü katılımı sınırlı. İşgücüne katılım Sovyet Bloku'nun yıkılmasıyla Ukrayna, Romanya, Moldova gibi ülkelerden göçün gelmesiyle arttı. Buradan gelenler bazı sektörlerde emeklerini satıyorlar. Bunların başında fuhuş ve eğlence sektörü geliyor. Diğer önemli bir sektörse ev işleri. Tekstil ve inşaat ve tarım sektöründe de Doğu Avrupa'dan gelen erkekler çalışıyor. Sayısal tahminlerimizi polisin yakaladığı kaçak göçmen sayısı üzerinden yapıyoruz. 1995'te yılda 20 bin kaçak göçmen yakalanıyordu. 2000'lerde bu rakam 100 bine çıktı. Son iki yıldır 50 bin kişi yakalandı. Bu rakamlar içinde transit göç de, emeğini satarak çalışan kişiler de var. 2000 yılından beri olan düşüşte Avrupa Birliği'nin hassasiyeti de önemli rol oynuyor."
Prof. Dr. İçduygu'ya göre Türkiye'nin halihazırdaki yapısı, 2003'te çıkan yasaya rağmen yabancıların kayıtlı olarak çalışmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.
25 bin çalışma izni var
Prof. Dr. İçduygu şöyle konuştu: "Emeğini satmak için gelenlerin çoğu yasal vizeyle geliyor ama çalıştığı için yasadışı kalıyor. Türkiye'de zaten ekonominin ve emeğin kendisi, çalışanların yüzde 50'si kayıt dışı. Ekonominin böyle olması da yabancı kaçak işçi çalıştırılmasına arka plan sağlıyor. 2003'te yabancıların çalışmasıyla ilgili yeni yasa yapıldı. Ev işlerinde çalışan kadının işveren tarafından kayıt ettirilmesi gerekiyor. Ancak bunun için çeşitli prosedürler var. Örneğin işkolunda yerli işgücü olmadığını göstermek durumundasınız. Prosedürler de insanları kayıt dışı çalıştırmaya itiyor. Çalışma bakanlığı, yasa çıktıktan sonra kaç kişi izin için başvurdu, kaçı kabul edildi ve reddedildi, bu rakamı veremiyor. 160-180 bin kişi yasal oturma izniyle Türkiye'de yaşıyor. Bunların 25 bininin çalışma izni var. İzinli olanlar zaten büyük sektörlerde, üniversitelerde çalışıyor. Emeğini satanlarla ilgili rakam yok. Yurtdışında işçi müfettişleri var. Türkiye'de İş-Kur araştırmalar yapabilir. Bu sorun sadece Türkiye'de yok. ABD'de yıllık 12 milyon kişi kaçak göçmen durumunda."