2004 model Anadolu lisesinde 'taş mektep' usulü eğitim

Okulun giriş kapısı küçücük bir koridora açılıyor. Koridorun tam ortasına öğrencilerin tek sosyal etkinliği olan masa tenisi yerleştirilmiş, çünkü başka yer yok. Eskiden müdür yardımcı odası olan 'kutucuk' ise şimdi sınıf. Kutu kadar odada beş öğrenci eğitim almaya çalışıyor.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - Okulun giriş kapısı küçücük bir koridora açılıyor. Koridorun tam ortasına öğrencilerin tek sosyal etkinliği olan masa tenisi yerleştirilmiş, çünkü başka yer yok. Eskiden müdür yardımcı odası olan 'kutucuk' ise şimdi sınıf. Kutu kadar odada beş öğrenci eğitim almaya çalışıyor. Öğrenciler rehberlik hizmeti alabilsin diye memur odası rehber öğretmene verilmiş. Öğretmenlerin zorla sığabildiği öğretmen odasında ise memurun da çalışma masası ve eşyaları var. 10 ve 11. sınıflar yetersiz olan bu binada eğitim almaya çalışırken, dokuzuncu sınıfların hali daha da kötü. Onlar, 200 metre ilerideki ilköğretim okulunun sınıflarına yerleştirilmiş.
'Bu şartları hak etmiyoruz'
Bu şartlar altında eğitim vermeye çalışan okul, öğrencilerini sınavla alan Beykoz Anadolu Lisesi. OKS'yi kazanıp Anadolu lisesine yerleştiklerini düşünen başarılı öğrenciler, dokuzuncu sınıfı diğer arkadaşlarından ayrı, ilköğretim öğrencilerinin arasında okumaktan mutsuz. Birlikte eğitim alan diğer öğrenciler de hallerinden hiç memnun değil, 'biz bu şartları hak etmiyoruz' diyorlar.
İlçenin tek Anadolu lisesi olan Beykoz Anadolu Lisesi üç yıl önce açıldı. Eğitime eskiden ilköğretim daha sonra da halk eğitim merkezi olarak kullanılan eski bir binada başladı. Ortaöğretim eğitimi vermek için yeterli olmayan binada eğitime devam eden lise, üç yıldır çözüm bekliyor çünkü her geçen yıl eğitim vermek zorlaşıyor. Bugün yaklaşık 300 öğrencisi olan okul, birçok eksiğiyle üstelik öğrencilerinin yarısını da başka bir okula göndererek eğitim vermeye çalışıyor.
Hiç sosyal aktivitemiz yok
Öğretmenler iki okul arasında dersten derse koşarken, beden eğitimi öğretmeni topları arabasına koyduğu gibi diğer okuldaki öğrencilerine götürüyor. 10. sınıf öğrencisi Umut Taş, sınıfta 33 kişi olduklarını ancak sınıf ufak olduğu için sıkışık olduklarını anlatarak, "Biz bu eğitimi hak etmiyoruz. Hepimiz sınavla, iyi puanlar alarak geldik buraya. Öğretmenlerimiz olmasa bir dakika dayanamayız buraya. Öğretmenlerimiz de bu şartlarda eğitim vermeyi hak etmiyor' diyor. Bir diğer öğrenci Eren Yahşi ise hiçbir sosyal aktiviteleri olmadığını söyleyerek, dil bölümünü seçen arkadaşlarının 'çektiklerini' anlatıyor, "Sayısal, sözel ve eşit ağırlıklı sınıflarının yanı sıra okulda alan seçimi yapılırken dil bölümü seçen arkadaşlarımız oldu. Onlar kantinin içinde oluşturulan ufak odada ders görüyor. Beş kişiler. Kantindeki o oda da eskiden müdür yardımcısı odası olarak kullanılıyordu".
Çözüm olarak konuşulan alternatiflerden biri Beykoz'un Çavuşbaşı beldesinde yapılan binaya taşınmak. Çocuğu 10. sınıfta okuyan Ahsen Gölgeli, Sarıyer'de oturduklarını, deniz ulaşımı kolay sağlandığı ve merkezde olduğu için bu okulu yazdıklarını anlatarak şöyle konuşuyor: "Binanın yetersiz olduğunu kayıtta gördük. Çavuşbaşı'na taşınma ihtimali var deseler buraya kayıt yaptırmazdık. Biz öğrencilerin aynı çatı altında toplandığı, temiz, merkezi okul istiyoruz. Çocukların yarısı iköğretim okulunda.
O çocuklar niye ilköğretim binasında eğitim alsın. Psikolojileri bozuldu. İki ayrı okulda eğitim olur mu ? Öğretmenler iki bina arasında koşturuyor. Konferans salonu küçük, veli toplantısında bile sığamıyoruz. Kütüphanemiz bile yok."
Öğretmene çay molası yok
Kızı bu yıl dokuzuncu sınıfa başlayan Gülten Bayar ise "Sanki dokuzuncu sınıflar dışlandı gibi oldu. Kızım ilkbaşlarda bunalım yaşadı. İlköğretim binasında eğitim alıyor. Öğretmenlere de yazık ne bir çay molaları ne bir öğle tatilleri var, iki bina arasında koşturuyorlar" diyor.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Neşat Yayla ise Çavuşbaşı beldesindeki inşaat bittiğinde okulun oraya taşınacağını söylüyor.