2020 yılında su yok

Son iki haftadır yağan yağmur 'umut' olsa da, Türkiye ciddi bir susuzluk sorunuyla karşı karşıya.
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi

ANKARA - Son iki haftadır yağan yağmur
'umut' olsa da, Türkiye ciddi bir susuzluk sorunuyla karşı karşıya. Meclis'te kurulan araştırma komisyonundaki sonuçlar, Ankara gibi bazı kentlerde şimdiden başlanan su kesintilerinin 2020'de çok daha yaygın ve rutin olacağını ortaya koyuyor.
Üç yanı sularla çevrili Türkiye, yenilenebilir ve sürdürülebilir tatlı su kaynakları bakımından 'yetersiz' kategorisinde. 1960'ta çıkarılan yasayla yeraltı suları temiz, kaliteli, kullanılabilir tutmaya çalışılıyor. Türkiye'yi bekleyen tehlikeyi ve 'zor kararları' önceden gören Meclis, yeraltı suları konusunda bir araştırma komisyonu kurdu. DSİ, Köy Hizmetleri, Dışişleri Bakanlığı gibi birçok ilgili kurumun verilerini ve deneyimlerini değerlendiren komisyonun şu ana kadar ulaştığı sonuç iç açıcı değil.
Bir ülkede su kaynaklarının yeterli olup olmadığının en sağlıklı göstergesi olan yıllık yenilenebilir tatlı su miktarı, Türkiye'de, 'su kıtlığı' sınırı sayılan
'kişi başına yılda 1000 metreküp'ten fazla. Ancak 2000 yılı itibarıyla 1580'e düşen bu rakam 'su baskısı' sınırı kabul edilen 1670 metreküpün altında.
Giden var gelen yok
Türkiye'de rakamın 2030 yılında 1200'e düşmesi kaçınılmaz görülüyor. Bununla birlikte bu miktarın sadece yüzde 33'ü kullanıma sunulabilindiğinden, 2000 yılı itibarıyla Türkiye'de kullanıma sunulan su miktarı kişi başına 602 metreküpte kalarak,
'su kıtlığı' seviyesinin altında gerçekleşti.
Yağmur suları ve komşu ülkelerden gelen sular tatlı su kaynağı olarak kabul ediliyor. DSİ'nin verilerine göre yağmur ve komşudan gelen su kaynaklarının miktarı ve Türkiye'den su çıkışı şöyle:

  • Yıllık ortalama yağış miktarı 643 milimetre (mm) olup, 1000 mm olan dünya ortalamasından düşük. Türkiye'ye yağışlarla yılda 500 milyar metreküp su gelmekte.
    Bunun 274 milyar metreküpü buharlaşıyor. Geri kalan suyun 158 milyar metreküpü yüzey akışına dönüşüyor, 69 milyar metreküpü yeraltı suyuna karışıyor. Yeraltı sularının büyük bölümü de yüzey akıntılarına dönüşüyor.
    Yüzeyden akan suların 151 milyar metreküpü denizlere, 75 milyar metreküpü komşu ülkelere akıyor.
  • Türkiye'ye komşularından yılda sadece 6.9 milyar metreküp su girişi var. Türkiye'nin geriye yeraltı ve yerüstünde 110 milyar metreküplük bir su rezervi kalıyor.
    Ya enerji ya tarım
    Meclis'teki araştırma komisyonunda konuşulanlara göre komşularına bıraktığı 75 milyar metreküp suyu içerde tutmak isteyen Türkiye, 10 yıl içinde komşularına neredeyse hiç su veremeyecek. Bu nedenle, Suriye, Irak ve İran'la ciddi diplomatik sorunların yaşanması bekleniyor. Suriye'yle ortak çalışmalar yapılıyor. Ancak Türkiye'nin Suriye ve Irak'ın isteklerini karşılayabilmesi için ya tarım ya da enerji projelerinden fedakârlık yapması gerekiyor.
    ***
    Dünyanın üçte ikisi su
    Şimdilik yaşam olan tek gezegen dünyanın üçte ikisi sularla kaplı. 1.4 milyar kilometreküp hacim kaplayan bu suyun sadece yüzde 2.5'i tatlı su. Her geçen gün biraz daha artan dünya nüfusu karşısında sabit kalan tatlı su miktarının tamamına yakını Antarktika ve Grönland'da buzul halinde bulunuyor. Göllerde ve nehirlerde bulunan yüzey suları dünyadaki suyun binde 26'sını oluştururken, bu suyun sadece 100 trilyon metreküpü yenilenebilir ve sürdürülebilir bir şekilde fiilen kullanılabiliyor.
    Çökme başladı
    Tatlı suyun dönüşümü tam olarak gerçekleşemediğinden boş kalan yeraltı suyu kanalları çökmeye başladı. Örneğin Meksika şehri geçen 70 yıl zarfında 10.7 metre çöktü. Bangkok ve Houston şehirleri de aynı sorunla karşı karşıya. Venedik'te ise çökmeleri önlemek için 1970'den beri yeni kuyu açılması durduruldu.
    Çökmenin yanı sıra sahil kesimlerinde tuzlu su tatlı su kaynaklarına karışıyor ve kalitesini bozuyor. Bangkok ve Jakarta şehirleri bu sorundan kurtulmaya çalışıyor. Hastalıkların yarısı su yoluyla bulaştığı için tatlı sulardaki kirlenme hızla etkisini gösteriyor. Dünya nüfusunun yüzde 20'si güvenilir içme suyuna erişemezken, yüzde 50'si sağlık şartlarına uymayan içme suyu kullanıyor. Sadece yüzde 5'i arıtılan endüstriyel ve insan atıklarının geri kalanı
    ise tatlı sulara karışıyor.