21 barodan, 'güvenlik paketi' protestosu

21 barodan, 'güvenlik paketi' protestosu
21 barodan, 'güvenlik paketi' protestosu
Doğu ve Güneydoğu'da 21 baro hükümetin Meclis'e sevk ettiği İç Güvenlik Paketi'ni, Diyarbakır'da cübbeleriyle yürüyerek protesto etti. Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, "Bu yasa tasarısı Meclis'ten geçerse artık çabasını, mücadelesini yürüttüğümüz tüm Türkiye toplumunun özlemi olan demokratik bir gelecekten yoksun kalacağız. Hukuk devleti hayalinin sonuna geleceğiz" dedi.

RADİKAL - Diyarbakır'da aralarında Van, Gaziantep, Erzurum, Mardin, Batman'ın da bulunduğu bölgedeki 21 ilin baro başkanları ile barolara bağlı yaklaşık 300 avukat, bugün Diyarbakır Adliyesi önünde toplandı. Cübbelerini giyen avukatlar, daha sonra 500 metre mesafedeki valilik önüne sloganlar eşliğinde yürüdü. Burada konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, TBMM gündeminde kamuoyunda güvenlik paketi, iç güvenlik paketi olarak bilinen yasa ve kanun değişikliğine ilişkin tasarının Salı günü genel kurula gelmesi beklenirken bir süre daha ertelendiğini belirterek, şöyle dedi:

"Bu yasa tasarısı Meclisten geçerse artık çabasını, mücadelesini yürüttüğümüz tüm Türkiye toplumunun özlemi olan demokratik bir gelecekten yoksun kalacağız. Hukuk devleti hayalinin sonuna geleceğiz. Bu yasal düzenleme meclisten geçerse artık tümüyle valilerin, kaymakamların, güvenlik görevlilerinin tasarrufuyla kitlesel gözaltı ve tutuklamalar, yine aşırı keyfi güç kullanılmasıyla yoğun bir şekilde yargısız hukuk dışı insanlar gerçekleşebilecektir. Bir an önce parlamento bu tasarıyı gündeminden çıkarmalı ve yeni parlamento bu konuda taktir sahibi olmalıdır. Bu yasal düzenlemenin yeni yasama döneminde yani Ekim ayında eğer gerekirse ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yasal düzenleme toplum adına bizi ayağa kaldırmıştır."

Elçi'nin konuşmasının ardından 21 baronun imza attığı ortak açıklamayı ise Batman Barosu Başkanı Ahmet Sevim okudu. Sevim, "Söz konusu tasarı ile hakim, savcı kararı alınmaksızın polisin arama yetkisi genişlemekte, savcı talimatı olamadan kolluğa gözaltına alma, yakalama yetkisi tanımakta. Yine polise yargı denetimi olmadan telefon dinleme yetkisi verilmekte, toplantı gösteri yürüyüşü hakkının meşru olup olmadığının nitelenmesi dolayısıyla müdahale yetkisi polisin taktirine bırakılmaktadır. Kamu düzeni tarafsız ve bağımsız bir yargı ile suç, suçlu mücadele etme demokratik ölçüler içinde temel insan haklarına saygılı bir idari pratikle sağlanabilir. Bizler Doğu ve Güneydoğu Bölge ve Ankara baroları olarak, iktidar partisine gerek mecliste bulunan tüm partilerin gerekse de sivil toplum örgütlerinin itirazlarına, muhalefetine kulak vermesini bu düzenlemeyi meclisten bir an önce geri çekmesi çağrısı yapıyoruz" dedi.
DHA-Canan ALTINTAŞ-Bayram BULUT