22 barodan 'telekulak' bildirisi

22 ilin baro başkanı yargıdaki telefon dinlemelerine karşı ortak bildiri hazırladı: Adalet, yargı bağımsızlığıyla mümkün



YOZGAT - 22 ilin baro başkanları, yargıda telefonların dinlenildiği iddialarıyla ilgili ortak bildiri hazırladı.
Yozgat Baro Başkanı Yusuf Başer, yaptığı yazılı açıklamada, Sivas, Burdur, Eskişehir, Erzincan, Çankırı, Düzce, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Mardin, Nevşehir, Şırnak, Tokat, Trabzon, Iğdır, Kırklareli, Yalova, Aksaray, Afyonkarahisar ve Kahramanmaraş baro başkanlarıyla görüştüğünü, yargıda telefonların dinlenildiği iddialarıyla ilgili görüştükten sonra ortak bildiri hazırladıklarını belirtti.
Başer’in açıklamasına göre, bildiride, son günlerde bazı yargı mensuplarının telefonlarının dinlendiğinin ortaya çıkmasının ardından çok sayıda açıklama yapıldığı, buna bağlı olarak kamuoyunda bilgi kirliliği yaşanmaya başlandığı, açıklamaların çoğunun yargının üzerinde baskı kurulmak istendiği ve yargı bağımsızlığının bu yolla zedelendiği yönünde olduğu belirtildi.
Toplumsal yaşamın özünün "adalet" ve "adalet duygusu" olduğu, adaletin gerçekleşmediği veya gerçekleştiği inancının yaratılamadığı bir toplumda barış, huzur ve güvenin sağlanmasının mümkün olmayacağı ifade edilen bildiride şöyle denildi:
"Adaleti ve adalet duygusunu gerçekleştirmenin vazgeçilmez ön koşulu yargı bağımsızlığıdır. Yargı bağımsızlığı yargıcın sadece yasama ve yürütmeden değil diğer yargıçlardan, toplumsal baskıdan ve kendi ön yargılarından bağımsız olması demektir. Bu nedenle yargı bağımsızlığına yönelen her eylem en başta hukukçulardan tepki alacaktır. Yargı bağımsızlığını zedeleyen her çeşit eyleme karşı, tüm hukukçular ve bu bağlamda avukatların meslek örgütü olan barolar elbette tepkilerini ortaya koyacak ve bu davranışlarla mücadele edeceklerdir. Yargı bağımsızlığı, yargıçların sürekli olarak kamuoyu baskısı altında tutulması veya tutulmaya çalışılmasıyla da zedelenmektedir. Yargıç kararına dayanmaksızın dinleme yapan kurum ve bireyler derhal ortaya çıkarılarak cezalandırılmalıdır. Bu konuda herkesi sağduyulu davranmaya, eksik veya yanlış bilgilerle kamuoyunda oluşan endişeleri körüklememeye, yargıya güvenmeye davet ediyoruz."


-"SİVİL, ŞEFFAF, MEŞRU VE ÖZGÜRLÜKÇÜ ANAYASA HAZIRLANMALI"-

Yargılama sisteminin yanlış uygulamaları düzeltmeye elverişli olduğu belirtilen bildiride şunlar kaydedildi:
"Yeter ki yargıçlarımıza güvenelim ve onların üzerinde bir de biz baskı kurmayalım. Unutmayalım ki adalet hepimiz için zorunlu olan toplumsal temeldir ve bağımsız yargı bu konudaki tek güvencemizdir. Diğer yandan, 1982 Anayasası, gerek biçimsel gerekse maddi yönden demokratik meşruiyete sahip değildir. Anayasa, bireysel özgürlükler yerine yasakları, bireyler yerine kamusal otoriteyi, milli iradenin temsili yerine vesayet dayatmayı temel alarak hazırlanmıştır. Demokratik meşruiyete sahip olmayan ve temel tercihleri modern hukuk devletinin gerekleriyle taban tabana ters bulunan bu anayasanın kısmi düzeltmelerle özgürlükçü yapıya kavuşturulması mümkün değildir. Bu nedenle derhal sivil, şeffaf, meşru ve özgürlükçü bir anayasanın hazırlanması zorunludur." (aa)