23 Nisan'da Ergenekon kavgası

23 Nisan'da Ergenekon kavgası
23 Nisan'da Ergenekon kavgası

TBMM?de dün gerçekleştirilen ?23 Nisan özel oturumu?nu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de izledi. FOTOĞRAFLAR: ECVET ATİK / AA Baykal kürsüde öfkeyle konuşurken Erdoğan?ın yüzü de hiç gülmedi. FOTOĞRAF: HAMZA ŞAHİN / AA

Gergin bir havada geçen TBMM'deki 23 Nisan özel oturumu Erdoğan'la Baykal'ın 'darbe' ve 'diktatörlük atışmasına sahne olurken Toptan Anayasa değişikliği için uzlaşma çağrısı yaptı

ANKARA - Meclis’in açılışının 89. yıldönümü kutlamalarına ‘protestolar’ damgasını vururken, liderler Meclis’te ‘darbe’ iddiaları ve ‘Ergenekon soruşturması’ konusunda atıştı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan; “Her türlü hukuk dışı teşebbüs, her türlü karanlık girişim, TBMM ve demokrasiyi hedef alan her türlü yeraltı örgütlenmesi demokrasi ve hukuk çerçevesinde bertaraf edilecektir” derken; darbeleri eleştiren CHP lideri Deniz Baykal’dan “Tek başına milli irade demokrasi için yetmez” yanıtını aldı. MHP lideri Devlet Bahçeli, ağırlıkla Ermeni soykırımı iddialarına değinmeyi tercih etti. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk yeni Anayasa ve Kürt sorununun çözümü için çaba sarf edilmesini istedi.
TBMM Genel Kurulu dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın başkanlığında ‘özel gündem’le toplandı. Toptan oturumu açarken ‘uzlaşma, işbirliği ve diyalog zemininde gerçekleştirilecek ortak çalışmaların, hem Meclis’e hem de siyaset kurumuna duyulan güveni artıracağını’ vurguladı. Toptan Anayasa değişikliği için uzlaşma çağrısında da bulundu.

Erdoğan’dan 23 Nisan sözü

Daha sonra kürsüye gelen Erdoğan, milli irade ve demokrasiye yönelik her türlü girişimin, Türkiye’nin büyümesine, ilerlemesine, kalkınmasına yönelik engelleyici bir girişim olarak algılanacağını belirtti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her türlü hukuk dışı teşebbüs, karanlık girişim, TBMM’yi ve demokrasiyi hedef alan her türlü yeraltı örgütlenmesi, demokrasi ve hukuk çerçevesinde mutlaka bertaraf edilecektir. Bugün aydınlık bir Türkiye için ter dökmeyenler, fedakârlıkta bulunmayanlar, cesaret sergilemeyenler, çocuklarımıza bugünkünden daha iyi bir Türkiye emanet edemezler. Bugün karanlıkları aydınlığa kavuşturmak için samimi bir tavır ortaya koyamayanlar, yarın çocuklarımızın yüzüne bakmakta zorlanırlar. 23 Nisan’da çocuklarımıza bugünkünden daha iyi bir Türkiye teslim edeceğimize dair kararlılığımızın altını bir kez daha çiziyorum.”

Bahçeli ‘özür’e kızdı

MHP Lideri Bahçeli ise konuşmasında ‘Ermenilerden özür kampanyasına’ değindi. Bahçeli, şöyle dedi: “Tarihin kapanmış sayfalarının, öç ve intikam duygularıyla, yüzleşme adı altında canlı tutulmaya çalışılması dikkat etmemiz gereken bir konu olarak tekrar karşımızdadır. Aksi takdirde, Türk milletini, Selçuklu Sultanı Alparslan adına Romen Diyojen’den, Osmanlı Padişahı Fatih adına Konstantin’den ve Atatürk adına ise yedi düvelden özür dilemeye kadar götürecek olan suçlamaların kapısının aralanmasını kim engelleyecektir?” 

Türk yeni Anayasa istedi

DTP Genel Başkanı Türk’se şu mesajları verdi: “Yeni bir Anayasa ile katılımcı demokratik sistemini oturtmuş bir Türkiye’de, ne Kürt sorunu ne düşünce ve inanç sorunu ne de gelir adaletsizliği  kalır. Birilerinin dediği gibi tekçi ulus-devlet dogması şeklinde değil, demokratik çoğulcu bir ulusal anlayışla, yeni bir Anayasa’dan başlayarak, sorunlarımızı çözmek zorundayız.”
Ergenekon soruşturmasına değinen ÖDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ise şunları söyledi: “Daha davanın kendisi sonuçlanmadan, halkın vicdanında kaybedilmesine yol açmayalım” dedi. (Radikal)

Baykal: 27 Mayıs utanç
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP’lileri kızdıran 23 Nisan konuşması’nda şu mesajları verdi:
İki darbe de utanç verici: 89 yıllık dönem içinde önce 1960’da 1.5 yıl, sonra 1980’de üç yıl TBMM’nin askıya alınmış olması, bunu gerçekleştirenlerin en büyük utancı olarak tarihteki yerini almıştır.  Egemenliğin millete ait olması onun mutlaka demokratik biçimde kullanılacağı anlamına gelmez. Milli egemenliğin demokrasiye dönüşebilmesi için bağımsız bir yargıya, etkin bir basın denetimine gereklilik vardır. Yoksa milli egemenlik, kolayca bir parlamento egemenliğine, parlamento egemenliği bir parti çoğunluğunun diktasına, parti çoğunluğu da bir liderin hegemonyasına dönüşebilir. Duvarlarda ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözlerinin yazılı olması lider hegemonyası yaşanmakta olduğunumaskelemeye yetmez.
Ergenekon eleştirisi: Böyle bir durumda da, memleketin namuslu insanları, vatansever aydınları, evleri basılıp neyle suçlandıklarını bile bilmeden aylarca tutuklanabilirler. Herkesin telefonları, bilgisayarları izlenebilir. İnsanlar gizli tanık ifadeleriyle, işkence altında sağlanan suçlamalarla, sahte haham ifşaatlarıyla emniyette ya da savcılıkta sanıklarla pazarlık yapılarak oluşturulan delillerle yargılanabilirler. Muhalafet eden gazeteleri susturmak için ekonomik ve mali baskı ve yıldırma yöntemleri acımasızca uygulanabilir.
Demokrasilerde neler olmaz: Gerçek demokrasilerde dokunulmazlık zırhının arkasına saklanan başbakanlara, kendi suçları için af çıkaran bakanlara yer yoktur. Yakınlarına ihale ayarlamak demokrasilerde yoktur. İktidar olanakları ile devlet bankalarını kullanarak yakınlarına yandaş medya satın almak, demokrasilerde yoktur. Devletin en önemli birimlerini tarikat, cemaat örgütlenmelerine teslim etmek demokrasilerde yoktur. Polisi, emniyeti intikam mangası gibi kullanmaya demokrasilerde yer yoktur. Devletin mali yetkilerini şirketlere karşı bir tehdit ve şantaj silahı gibi kullanmaya demokrasilerde yer yoktur.