23 Nisan'ın bayramsız çocukları

23 Nisan'ın bayramsız çocukları
23 Nisan'ın bayramsız çocukları

Fotoğraf: MURAT KİBRİTOĞLU/DHA

Radikal'in en küçüğü Şükrü Oktay Kılıç, bir günlüğüne köşe yazarlığına geçti. 23 Nisan günü, bayramı olmayan çocukları yazdı.
Haber: ŞÜKRÜ OKTAY KILIÇ / Arşivi

23 Nisan müsamerelerinde; kürsüden dinleyenleri ağlatacak bir şiir okumak için gür sesli, üst düzey bir idari amirin koltuğuna oturup koca bir şehri yönetmek için hazırcevap, flama taşımak içinse uzun boylu olmak gerekiyordu. Bu prestijli görevlere seçilmek için gerekli özelliklere sahip olmayanlar, en fazla bando takımının birer neferi olabiliyordu. Boyumuzdan büyük davullarla, “10 para ver, 10 para ver, 10 para yoksa 5 para ver” ritmini hatasız çalabilmek için bayramdan bir hafta öncesinden başlıyorduk provalara. Nisan güneşinin altında esmerleşmiş yüzümüz ve titreyen bacaklarımızla protokolün önünden geçerken, doğrusu 23 Nisan’ın gerçekten de bizim bayramımız olup olmadığı konusunda şüpheye düşüyorduk. 23 Nisan’a ilişkin anılarımı gözümün önüne getirmekte dahi zorlanırken, Radikal’in ‘en çocuğu’ olarak 22 yaşındaki ben, dünkü yuvarlak masa toplantısında Eyüp Can’ın koltuğundaydım. Resmi kayıtlara göre 2 bin 281 tutuklu ve hükümlü çocuk , okul sıralarında değil de cezaevi koğuşlarındayken ben o koltukta, ‘çocuk’ olarak oturdum. Aslında bu bayram benim değil, Ceylan Önkol’un bayramı olmalıydı. Diyarbakır ’ın Lice ilçesinde, koyun otlatırken havan mermisiyle parçalanarak hayatını kaybeden 14 yaşındaki Ceylan’dan geriye gözlerini kocaman açmış vesikalık fotoğrafı kaldı. En azından okul masraflarını karşılayacak kadar para kazanmak için çıktıkları kaçakta Heronların hedefi olan çocuklar yürümeliydi protokolün önünden. Belki biraz sırtları ağrırdı ama minik bedenleri çok daha ağır işlere alışkın olduğundan pek de şikâyetçi olmazlardı, davulları onlar çalmalıydı. Sahi, 16 yaşındayken girdiği Pozantı Cezaevi’nde tecavüze uğrayan F.G, nakledildiği ‘süper cezaevinde’ yaşıtlarının okuduğu 23 Nisan şiirlerini duyuyor mudur acaba? 

19 Mayıs’a az kaldı
Toplantı sonrasında Eyüp Can, “Bugünkü köşende ne yazacaksın?” diye sorduğunda aklıma ilk tutuklu üniversite öğrencileri geldi. Onlar da yaşları itibariyle benim gibi biraz sakallı ve bıyıklı çocuklar. Attıkları sloganlar, dağıttıkları bildiriler, açtıkları pankartlar ve okuduğu kitaplar yüzünden 600’e yakını cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Eğer ülkeyi yöneten büyüklerimiz, gençlerin coşkuyla kutlayacağı gerçek bir bayram görmek istiyorlarsa biraz acele etmeliler. 19 Mayıs yaklaşıyor zira. (RADİKAL)