24 Kasımda hediye 'İŞSİZLİK'

24 Kasımda hediye 'İŞSİZLİK'
24 Kasımda hediye 'İŞSİZLİK'
Metin Kurtçu 4 yıl şevkle çalıştıktan sonra kanser oldu. 30 gün rapor aldı. 31'inci gün kapıya kondu. Öğ- retmenler Günü'nde işsiz, çünkü o bir 'sözleşmeli'ydi.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN - umay.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

Sözleşmeli öğretmenlerin rapor hakkı hastalıkları ne olursa olsun 30 günle sınırlı. Hastalandığı için sözleşmesi feshedilen Metin Kurtçu yarın ameliyata girecek. Kendi hastanede, aklı tek maaşla geçindirdiği sekiz kişilik ailesinde. İşten çıkarıldıktan sonra üç ay daha geçerli olacak SGK güvencesi ise aralıkta iptal olacak. Yani 20 gün sonra artık tedavi de olamayacak.
Türkiye ’de 4B kapsamında yaklaşık 70 bin sözleşmeli öğretmen bulunuyor. Maaş açısından kadrolu öğretmenlerle aralarında fark yok. Ancak özlük hakları açısından aralarında dağlar kadar fark var. Örneğin sözleşmeli öğretmenler eş durumundan tayin yaptıramıyor, idareci olamıyor. En büyük mağduriyetlerinden biri de hastalık izninin 30 gün ile sınırlı olması.

Kimse duymuyor
Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu 28 yaşındaki Metin Kurtçu, dört yıllık sözleşmeli öğretmen. Kurtçu, üç yıl Erzurum’da bir köy okulunda çok zor koşullarda çalıştıktan sonra Yozgat’a tayini çıktı. Mayıs 2010’da Akut Miyeloid Lösemi teşhisi kondu. Ankara ’da tedaviye başladı. Metin Öğretmen o günden sonra okula gidemedi. Raporlu gün sayısı 30’u geçince 14 Eylül’de sözleşmesi feshedildi. Ekim ayında Yozgat İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma davası açtı. Sesini duyurmak için aylardır çabalıyor. Kimse duymuyor.
Kurtçu, bu arada beş ay önce doğan bebeği ve eşiyle daha iyi tedavi için Ankara’ya taşındı. Eşi bebeklerine bakarken babası onu radyoterapi için hastaneye götürüyordu. Metin Öğretmen 35 gündür Ankara Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi’nde yatıyor çünkü artık kemik iliği naklinin bir an önce yapılması gerekiyor. Yarın ameliyat olacak. Zor günler geçiriyorlar çünkü eşi, çocuğu, annesi, babası ve kardeşlerinden oluşan sekiz kişilik ailesine bir tek onun maaşıyla bakıyordu.

‘Öğretmenin değeri bu mudur?’
Hastalığından çok yaşadıkları onu yıpratmış. Aklına doğuda üç yıl boyunca elektriksiz, susuz, zor şartlarda çalıştığı günler, hizmet aşkı geldikçe neden diğer öğretmenlerle aynı hizmeti kendinin alamadığını düşünüyor. 24 Kasım’ı hastanede kutlayacağına değil, Milli Eğitim Bakanlığı ’nın sözleşmeli öğretmenleri düşürdüğü duruma üzülüyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni projeler üretmek yerine asıl sorunlara çözüm üretmesi gerektiğini söylüyor. İdealist bir öğretmen, “Keşke öğretmen olmasaydım” dediği noktada utandıran şu soruyu soruyor: “Öğretmenin değeri bu mudur?”

Bu sıkıntıları yaşayan sadece Metin Öğretmen değil. İstanbul’da üç yıl sözleşmeli öğretmenlik yapan Elif Aybaç Aşık da nisanda beyninde tümör olduğu için 40 gün rapor alınca işine son verildi. Eğitim Bir Sen 2009 yılında 30 gün hastalık izninin iptali için Danıştay’a dava açmıştı. Şubat 2010’da bu maddenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildi. Ancak kararın gereği yerine getirilmedi. Sözleşmeli öğretmenlerin mağduriyeti nedeniyle kurulan Eğitim Söz Sen ise 24 Kasım’ı ‘yas günü’ ilan etti.