27 yıl sonra Sinan Cemgil'in yanına geliyor

27 yıl sonra Sinan Cemgil'in yanına geliyor
27 yıl sonra Sinan Cemgil'in yanına geliyor
68 kuşağının tarihe geçen isimlerinden Sinan Cemgil'in Almanya'da yaşamını yitiren eşi Şirin Yazıcıoğlu Cemgil, 27 yıl önce ayrıldığı vatanına dönüyor


Şirin Cemgil, yarın Karacaahmet Mezarlığı’nda 1971’de vurularak öldürülen eşi Sinan Cemgil’in yanında toprağa verilecek.

YIL 1965. ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencisi Sinan Cemgil, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi kız arkadaşı Şirin Yazıcıoğlu’yla Dönüşüm Dergisi dağıtırken, polis tarafından gözaltına alınır. Arkadaşlıkları bununla sınırlı kalmaz. 1969’da Eskişehir’de evlenirler. Sinan 25, Şirin 24 yaşındadır. Genç çift, Ankara Sıhhiye’de her yağmurda su basan bir bodrum katında oturmaya başlar. İkisi de FKF’nin (Fikir Kulüpleri Federasyonu) kurucuları arasındadır ve ikisi de TİP üyesidir. Şirin’in söylediği yanık türkülerin tınısı, o dönem solcu gençlerinin kulaklarından hiç kaybolmaz.

Nurhak’ta çatışma

Sinan Cemgil, 11 Nisan 1969’dan itibaren gıyabi tutuklama kararıyla aranmaya başlar. 14 Ekim 1969’da CHP milletvekili olan avukat dayısı Nedim Müren’in yanında, Aydın’da yakalanır. Polise mukavemet ve patlayıcı madde bulundurmakla suçlanmaktadır. Tutuklama kararı vicahiye çevrilerek Ankara’ya götürülür. Sinan Cemgil, aynı dönemde, Gizli Komünist Partisi kurmak suçuyla Ankara İkinci Ağır Ceza Mahkemesi’nde Deniz Gezmiş, Yusuf Küpeli, Münir Ramazan Aktolga, Aydın Karagözoğlu, Sema Karagözoglu, Bingöl Erdumlu ve Mustafa Kemal Çamkıran’la birlikte yargılanmaktadır. Tarih 24 Aralık 1969’u gösterdiğinde, beş bin lira kefaletle serbest bırakılır. Şirin, 1970’de doğum yapar. Cemgil çifti oğullarına, Beyazıt’ta vurularak ölen ODTÜ’lü arkadaşları Taylan’ın (Özgür) adını verirler.

1970’de Sinan Cemgil, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Alpaslan Özdoğan, Deniz Gezmiş ve Cihan Alptekin’le birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun (THKO) kuruluş çalışmalarına başlarlar. Çeşitli eylemlere katılan Sinan, 12 Mart 1971 muhtırasından sonra, arkadaşlarıyla Elbistan yakınındaki Nurhak Dağı’na çıkar. 31 Mayıs 1971’de askerle çatışmaya girecekler ve öldürülen Sinan Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecektir. Şirin 26, oğlu ise bir yaşındadır.

Buldan’dan Duisburg’a

Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra bir süre avukatlık yapan Şirin Yazıcıoğlu Cemgil, 12 Eylül sonrasında yeniden tutuklanır. Serbest kaldıktan sonra bir daha gelmemek üzere Türkiye’yi terk edecektir.

Şirin Yazıcıoğlu Cemgil, bembeyaz saçları ve yüzünden eksik olmayan gülüşüyle Almanya’daki eski tüfekler arasındaki yerini alır. 17 Nisan Cuma günü rahatsızlanarak hastaneye kaldırılır. Ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamaz. 11 Mayıs 1945’te Denizli Buldan’da başlayan bir hayat, 64 yıl sonra 17 Nisan 2009’da Duisburg’ta sona erer.

Sessiz çığlık

Türkiye’den 27 yıl önce ayrılan Şirin Yazıcıoğlu Cemgil’in cenazesi yarın (25 Nisan Cumartesi) Karacaahmet Mezarlığı’nda eşi Sinan Cemgil’in yanında toprağa verilecek. Eşinden 38, vatanından 27 yıldır ayrı olan Şirin Yazıcıoğlu, son yolculuğuna devrimci arkadaşlarınca uğurlanacak. Belki de artık olmak istediği yerde olacak. Oral Çalışlar’ın yıllar öncesinden aktardığı kendi sözleri de bunu doğrular gibi:

"Aranızda olmak isterdim. Orada, ömrümün sessiz çığlığının yankılandığı, sevdiğimin gömülü olduğu yerde."

Sadece Türkiye’yi değil, dünyayı değiştirmek için yola çıkmışlardı. Ne var ki, ne Türkiye ne de dünya onların bu çabasının farkındaydı. Sinan Cemgil’in hayatı Nurhak’a noktalandı. Şirin Cemgil ise Türkiye’nin değişmeyeceğini görüp gönüllü sürgünü tercih etti ve bir daha dönmedi ülkesine. Oysa, Türkiye’nin de, dünyanın da hálá büyük bir değişime ihtiyacı var...