scorecardresearch.com

28 Şubat'ta 4. gözaltı dalgası

28 Şubat'ta 4. gözaltı dalgası

Arşiv

08/05/2012 00:00
28 Şubat soruşturması kapsamında aralarında muvazzafların da bulunduğu askerler hakkında alınan gözaltı kararının ardından polis eş zamanlı operasyon başlattı.

Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında 16 kişinin adreslerinde aramalar yapılıyor. Adreslerinde arama yapılan kişiler şunlar: 

Tümgeneral Berkay Turgut, Tümgeneral Mehmet Faruk Alpaydın, Tuğgeneral Celalettin Bacanlı, Tuğgeneral Mehmet Ali Yıldırım, Tuğgeneral Metin Keşap, Emekli Korgeneral Mustafa Bıyık, Emekli Korgeneral Hakkı Kılınç, Emekli Tümgeneral Cevat Temel Özkaynak, Emekli Kurmay Albay Erkan Yaykır, Emekli Tümgeneral Çetin Dizdar, Emekli Albay Ardan Kıratlı, Emekli Albay Mehmet Mithat Kiziroğlu, Emekli Tümgeneral Çetin Saner, Emekli Astsubay Asım Atak, Emekli Astsubay Abdullah Hoşgür, Emekli sivil memur Tanju Veli Aydın.
 
Korgeneral Tevfik Özkılıç'ın Balyoz soruşturması, emekli Tümgeneral Erdal Şenel'in ise Ergenekon soruşturması kapsamında daha önce adreslerinde arama yapılmış olması nedeniyle bu kişilerin adreslerinde arama yapılması kararı çıkartılmadı. Adresinde arama kararı çıkartılan emekli Tümgeneral Cevat Temel Özkaynak'ın da yurt dışında olması nedeniyle kendisine henüz ulaşılamadığı öğrenildi.

'SABIRLA İZLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ'
Operasyonun ardından bir açıklama yapan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 28 Şubat Soruşturması'nın, soruşturma savcılarının dosyanın ihtiyaçlarına göre takip ettikleri bir süreç olduğunu belirterek, “Sürecin sonunu sabırla izlemeye devam edeceğiz” dedi. Bakan Ergin, 28 Şubat Soruşturması'yla ilgili yeni gözaltıların sorulması üzerine, devam eden soruşturmalarla ilgili yorum yapmayacağını belirterek, soruşturma tamamlandığında, gereğine göre iddianameye bağlanma ihtiyacı çıkarsa savcıların iddianameyi ilgili mahkemeye göndereceklerini söyledi. Böyle bir ihtiyaç olmazsa takipsizlik kararı verilebileceğini belirten Ergin, “Tamamen soruşturma savcılarının dosyanın ihtiyaçlarına göre takip ettikleri bir süreçtir diye düşünüyorum ve sürecin sonunu sabırla izlemeye devam edeceğiz” dedi. 

'BİR AN EVVEL KOVUŞTURMA BAŞLAR'
28 Şubat soruşturmasına ilişkin bu sabahki gelişmeler üzerine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise, “Demek ki soruşturma devam ediyor. Bir an evvel iddianame varsa iddianamenin ortaya çıkması veya eğer takipsizliğe bağlanacaksa bir takipsizlik kararının bir an önce sonuçlandırılmasını ben şahsen bir hukukçu olarak da bir siyasetçi olarak da arzu ederim. Önemli bir konu. Yeni gözaltılar olacaksa soruşturma bir an evvel bitmeli diye düşünürüm. Yargı sürecidir. Soruşturma biterse arkasından kovuşturma safhası başlar. Bir an evvel bu yargılamalardan sonuç alınabilir” dedi. 

Arınç, “28 Şubat üzerinde durulması gereken, seçilmiş bir hükümete karşı bir askeri darbenin bizzat yaşandığı bir olayın bugün , bütün açıklığıyla ortaya çıkması lazım. Bu konunun bizzat mağdurlarından biri olarak, o günkü hükümette payı olan bir siyasetçi olarak, bir milletvekili, kendisi ve ailesiyle birlikte mağdur olmuş bir insan olarak o sürecin Türkiye 'de bir ibret vesikası olarak yargı tarafından hesabının sorulması beni ancak mutlu eder” diye konuştu. (AA)

http://www.radikal.com.tr/108732410873246

YORUMLAR
(6 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

bu kaçıncı - genco940

artık dalga dalga, dalga geçilir olduk, farkında değiliz. Bu işte sittin seneden önce bitmez. En sonunda tek bir çuvala doldurulur da konacak yerde bulunmaz, başlarına kalır. Var sen seyrele çümbüşü o zaman. Deniz feneri re-Cep'cilerinden haber yok.Davadan el çektirilen savcıları da mahkum ettirerek dosyayı kapatırlar.

ABD ve TSK - Dead Solger

ABD'nin kontrolüne girdiği günden bu yana TSK Kürtleri, Alevileri, Atatürk ilkelerini benimsemiş olan personelini ve halkını ezmiştir. Bu dünde böyleydi bugünde böyledir. Ergenekon ve KCK davalarını birbirlerinden ayrı tutmak büyük bir hatadır. TSK ABD'nin dümen suyunda hareket ettiği, NATO denen suç örgütünden çıkmadığı sürece bu eziyet devam edecektir. NATO ve ABD demek irtica ve ortaçağ demektir. Laikliği, çağdaşlığı, kadın erkek eşitliğini ve bilimi savunan halklar bir araya gelip devrim yapmalıdır.

Güzel taktik! - Dead Solger

AKP'nin yeni taktiği son derece iyi. Halkımız bu taktiği yemiş gibi gözüküyor. AKP "güya" TSK'yı yıpratmıyalım, bu ordu bizim ordumuzdur, şanımızdır, şerefimizdir diyerek ABD planları doğrultusunda TSK'yı yok etmeye çalışmaktadır. Çok "Özel" paşamız Sayın Çoşkun ve Kocasakal'a muhtıra vermekle uğraşacağına kendi personelini ve halkını alayı düzmece olan tezgah içerisinden çıkarmakla uğraşsın.

ÇALI TEPESİNDEN SÜRÜKLENMEZ - N.Ö.Altanay

27 Mayıs,12 Mart,12 Eylül,28 şubat vs.vs. Cumhuriyetimizin son 50 yılının kısa öyküsü.Mevcut siyasi iktidara göre seçilmiş iktidara karşı darbe girişimleri, yasalardaki suç maddelerine göre kavuşturuluyor.Mahkemeler de sanki bu suçlar bu gün işlenmişcesine soruşturuyor,tutukluyor vs.Suçlanan eylemlerin üzerinden 15 yıl geçmiş,O zamanki hukuk da aynı hukuk,yargı organları o zaman da vardı ama nedense 15 yıl beklenmiş... Bu çok mu normal bir durum? Öncelikle bu sorun aydınlanmalı. Siyasi iktidarlara karşı darbe yapan ya da darbeyi düşünen silahlı veya silahsız kuvvetler hep şu argümanı kullanmışlardır: "ATATÜRK'ÜN KURDUĞU CUMHURİYET İLKELERİ TEHLİKEDEDİR".Şimdi bu Argüman doğrudur,eğridir ayrıca tartışılır.Ama bize göre öncelikle tartışılması gereken,seçimle iş başına gelen ve meşru olduğunu iddia eden siyasi iktidarların ne ölçüde MEŞRUİYETİ bulunduğudur.SEÇİM sistemleri ile sürekli oynanan,halk çoğunluğunun yoksul ve cahil olduğu ve ekmek derdiyle kıvrandığı,Dinin açık ve gizli sürekli istismar edildiği bir ortamda yapılan seçimlerle gerçekten milli irade mi belirlenmiş olmaktadır? DARBE GİRİŞİMCİLERİ manevi güçlerini elbette milli irade(!)den almamaktadırlar. Lakin onların da dayandığı nokta 1920 lerin ATATÜRK ilkeleri ve direktirfleridir. Kanımıza göre darbeciler o dayandıkları ilke ve direktife ters düşüp art niyetle davranmışlarsa gerçekten suçludurlar ve hatta haindirler. Yok eğer samimiyetle ve inanarak girişimlerini sürdürmüşlerse onları yargılamak demek dayandıkları ilkeleri yargılamak demektir. MEVCUT SİYASİ İKTİDAR ve HUKUK SİSTEMİ bu konuyu göz ardı edemez.Tüm okulların sınıflarında milyonlarca öğrencinin her gün okudukları ve gördükleri ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE seslenişi tablolarının hemen oralardan indirilmesi gerekir. ZİRA o seslenişte Mustafa KEMAL meşru siyasi iktidarların da gayri meşru olabileceğini ve onlarla mücadele etmek gerektiğini çok açık biçimde emretmektedir. Eğer Siyasi iktidar samimi ise bu konuda ciddi bir atılım yapmak durumundadır. Tüm Okul ve resmi kurumlardaki ATATÜRK ilke ve direktiflerine derhal son vermelidir. Ve ondan sonra da O direktiflere göre davrandıkları için suçlanan GENERAL;AMİRAL ASKER SİVİL herkesi derhal serbest bırakmanın ortamını yaratmalıdır. "ERMENİ DÖLÜ","SOLCU" vs diye gençleri suçlayanların binlercesinin kanı ile ellleri kana bulanmışların peşine takılmalı

Sonuna kadar devam - Mustafacenc

güzel ülkemizde kimse istediği gibi at oynatamaz geçti o dönemler artık 80 yıldır istediği gibi hareket etme yetkisine sahip olan zihniyetin çöküşüdür yaşananlar.Sonuna kadar devam kimler bu işe bulaştıysa çıksın ortaya

Darbe - mataman

Bu tip darbe suclarinin bir yerde sinirlanmasi gerek. Türkiyede yapilan darbelerin hepsine toplumun degisik kesimlerinden degisik sekillerde katilim olmustur. Bunlarin hepsi suclu olmalarina ragmen yargilanmalari artik mümkün degildir. Onlari vicdanlari ile bas basa birakip, ana sorumlulular ile bu davalari sinirlamak yerinde olacaktir