3 bin metrede 'üniversiteli alabalık' operasyonu

Yüz binlercesi derelerde dinamit patlatılarak veya suya elektrik akımı verilerek 'avlandı'. Bir kısmı daha geleneksel yöntemlerle, zehirli otla öldürüldü.

ERZURUM - Yüz binlercesi derelerde dinamit patlatılarak veya suya elektrik akımı verilerek 'avlandı'. Bir kısmı daha geleneksel yöntemlerle, zehirli otla öldürüldü. Sonuçta yok oldular. Erzurum'u çevreleyen derelerde, göllerde alabalıkların, sazanların kaynaştığı günler bitti.
İşte tam bu noktada, olaya Erzurum Atatürk Üniversitesi el koydu. Ziraat Fakültesi'nde üretilen 20 bin kırmızı benekli alabalık, oksijen takviyeli su dolu tanklarla Köşk Köyü'ne götürüldü. Balıkların bir kısmı Köşk Köyü'nün içinden geçip artık içinde tek bir sazan kalmayan Karasu'yu besleyen dereye bırakıldı. Ekip ardından Kargapazarı Dağları'na çıktı. Kalan balıklar da çam, meşe ve huş ağaçlarının ortasındaki derelere bırakıldı. Balıkların suda çırpınarak 3 bin metre yükseklikteki krater gölüne doğru ilerleyişini keyif çayını yudumlayarak izleyen rektör Prof. Dr. Yaşar Sütbeyaz umutlu:
20 bin kırmızı benekli alabalık önümüzdeki kış sulara yumurtalarını bırakacak. Birkaç yıl içinde göl ve derelerin kırmızı benekli alabalıklarla dolup taşması, Köşk Köyü'nünse olta balıkçılığı açısından önem kazanması bekleniyor.
Birkaç gramdan yedi kiloya
Rektör Sütbeyaz, bu konuda umutlu olmakta haklı. Çünkü bölgenin kalkınması için eğitim, sağlık, tarım, hayvancılık gibi konularda öncülük yapan Atatürk Üniversitesi, 2004 yılında da Karagöl'e, birkaç gramlık üremeyen cinste balıklar atmış, parmak iriliğindeki yavrular üç yılda altı yedi kiloluk somonlara dönüşmüştü.
'Minnettarız'
Üniversitenin girişimi bölge halkını da heyecanlandırmış. Köşk Köyü Muhtarı Durali Gökkaya, "Dereleri ve gölün yeniden hayat bulmasını istedik, onlara minnet borçluyuz" dedi, "Bizim için çok güzel bir gün. Çevresi ormanla çevrili yayla ve ortasındaki Karagöl'e artık gözümüz gibi bakacağız. Katliam yapmak isteyenler, Köşk'ün sınırlarına giremeyecek."