30 yıl sonra gelen ödülün hikâyesi

30 yıl sonra gelen ödülün hikâyesi
30 yıl sonra gelen ödülün hikâyesi
Dünyanın en prestijli fotoğraf ödüllerinden olan World Press Photo'da Türkiye 30 yıl sonra ödül kazandı. Emin Özmen'in fotoğrafı ikinci seçildi.
Haber: TOLGA AKTAŞ - tolga.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

World Press Photo’da 124 ülkeden 5600 fotoğrafçının gönderdiği 103 bin 481 fotoğrafın incelendiği yarışmada, Sabah gazetesi fotomuhabiri Emin Özmen, Spot Haber kategorisinde ikinci oldu. Özmen, 31 Temmuz 2012’de çektiği, Suriye ’de muhaliflerin bir muhbire uyguladığı şiddeti yansıtan fotoğrafıyla bu ödüle layık görüldü. Böylece Özmen, 30 yıl sonra WPP ödülüne layık görülen ilk Türk gazeteci olmayı başardı. Daha önce bu ödülü 1983 yılında Hürriyet gazetesi muhabirleri Ümit Turpçu ve Mustafa Bozdemir kazanmıştı. Yılın Spot Haber dalındaki 1’incilik ödülünü ise İsveç’te yayımlanan Dagens Nyheter gazetesinden Paul Hansen, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği hava saldırısı sırasında 20 Kasım 2012’de hayatını kaybeden iki çocuğun fotoğrafıyla kazandı. 

Sebbiha sorgusunda çekildi 
Emin Özmen, 2012’nin yaz aylarında Halep’te çatışmaların en yoğun olduğu dönemde bölgeye girmiş. Suriye’de toplam 33 gün geçiren Özmen, ödül aldığı fotoğrafın hikâyesini şöyle anlattı: “Kilis üzerinden Suriye’ye girdik. Halep’e vardığımda muhaliflerin üssü olarak kullanılan okula yerleştik. İlk birkaç günüm hareketsiz geçti. Ardından çatışmalar başladı. Şebbiha isimli sivil polis teşkilatı ile muhalifler arasındaki çatışmaları fotoğraflarken, 30 Temmuz 2012 de muhbirlere para dağıtırken yakalandığı belirtilen 2 kişi bizim sığındığımız okula getirildi. Şebbihalar uzun süren sorgulamanın ardından okulun alt katındaki zindana götürüldü. Sorgulama süresince iki muhbire de şiddet uygulandı. Ödül aldığım bu fotoğrafda sorgulanma esnasında çekildi. Fotoğrafları çekmeye başladığım anda refleks olarak sadece olayın akışına tanık oldum. Gözlerimin önünden geçen görüntünün ve olanların anlamına makineyi yere indirdiğim anda vardım. Yaklaşık 3 saat kendime gelemedim.”