30 yıllık hukuksuzluğun sonu 'zamanaşımı' oldu

30 yıllık hukuksuzluğun sonu 'zamanaşımı' oldu
30 yıllık hukuksuzluğun sonu 'zamanaşımı' oldu

Abdi İpekçi 1 Şubat 1979?da Nişantaşı?nda aracının içinde öldürüldü.

Abdi İpekçi'nin öldürülmesi davası zamanaşımı nedeniyle kapandı ve sanık Yalçın Özbey cezadan kurtuldu. İpekçi'nin son anmasında kızı '30 yıllık hukuksuzluğun tanığıyız' demişti

İSTANBUL - Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü ve Başyazarı Abdi İpekçi’nin öldürülmesiyle ilgili dava 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle ortadan kalktı. Davada yargılanan Yalçın Özbey ve Yusuf Çelikkaya cezadan kurtuldu. Yurtdışında bulunan  Özbey hakkındaki yakalama kararı da kaldırıldı. İpekçi dosyası böylece kapanmış oldu. Abdi İpekçi’nin son anmasında kızı Nükhet İpekçi, “30 yıllık hukuksuzluğun tanığıyız” demişti.
İpekçi’nin 1 Şubat 1979’da öldürülmesinden sonra İstanbul Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nde yargılanan Mehmet Ali Ağca idama mahkûm edilirken, diğer sanıklar Yavuz Çaylan’a üç yıl hapis cezası verilmiş, Mehmet Şener’in davasında da ‘zamanaşımı’ nedeniyle ‘takipsizlik kararı’ verilmişti. Ağca, 23 Kasım 1979’da cezaevinden firar ettikten sonra Papa 2. Jean Paul’e silahlı saldırı düzenlemekten Roma’da tutuklandı. 

Ağca: Ben değil Özbey öldürdü
1983’te ifade veren Ağca, gazeteci İpekçi’yi kendisi değil Yalçın Özbey’in öldürdüğünü, Özbey’in cezaevinden firar ettikten sonra kendisini sakladığını, yurtdışına çıkmasında yardımcı olduğunu anlattı. Firarda olan Özbey hakkında 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Almanya’da olduğu ortaya çıktı. İki MİT görevlisince sorgulandı. İfadesinde İpekçi’yi öldürdüğü iddiasını reddetti Ancak daha sonra ifadesinin ses kayıtlarının imha edildiği ortaya çıktı. 1997 yılında Belçika’da yakalandı ancak iade edilmedi.
7. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki Özbey’in İpekçi’nin öldürülmesinde yargılandığı davanın iddianamesinde şunlar anlatılıyordu:
“İpekçi’nin öldürülmesinden önce Ağca’nın hesaplarına bazı paralar yatırılmıştır. Adres olarak da Yalçın Özbey ’in Aksaray’daki emlak bürosu verilmiştir.  Özbey, İpekçi’nin öldürülmesinden önce otomobili satmış, Ağca da cezaevinden firar ettikten sonra bu araçla kaçırılmıştır. Suçtan önce Ağca ile Yalçın Özbey ’in aynı evde kaldıkları ve emlak işi yaptıkları sabittir.”
Özbey’in yargılandığı davada gasp suçundan cezaevinde yatan Yusuf Çelikkaya 2000’de davaya dilekçe göndererek İpekçi’nin öldürülmesinin Abdullah Çatlı, Ağca, Mehmet Şener, Yavuz Çaylan, Oral Çelik ve kendisi tarafından planlandığını anlattı. Çelikkaya’ya İpekçi’nin öldürülmesi suçuna katılmaktan dava açılmıştı. Özbey ve Çelikkaya ’nın yargılandığı bu dava dün zamanaşımının dolması nedeniyle ortadan kalktı. Mahkeme yurtdışında olan Özbey hakkındaki yakalama kararının da kaldırılmasına karar verdi.  Duruşmada savcı Fethi Türkmen, Yalçın Özbey’in kaçak olması nedeniyle hakkında tutuklama kararı verildiğini, dolayısıyla dava zamanaşımının durduğunu belirtti.  Özbey’in avukatı Ergun Öztürk, suç tarihinin 1 Şubat 1979 olduğunu belirterek zamanaşımı süresinin dolduğunu savundu. Mahkeme sanıklar hakkında taammüden adam öldürmek’ten dava açıldığını hatırlattı ve  uzatılmış zamanaşımı süresinin 30 yıl olduğunu belirtti. Mahkeme davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verdi ve Özbey hakkında yakalama kararının kaldırılmasını da karara bağladı. 1 Şubat 2009 günü İpekçi’nin mezarındaki anmada kızı Nükhet İpekçi “30 yıl önceki cinayeti çözümleyememiş olarak buradayız. Yaptığımız tanıklık 30 yıllık hukuksuzluğun tanıklığı” demişti. (Radikal)