30 yıllık kucaklaşma

İzmirli Emine Gümüş, 30 yıl önce boşandığı gurbetçi eşinin yanında bıraktığı ve bu tarihten itibaren hiç haber alamadığı çocukları Fatma, Ferhat ve Arif'e tesadüfen kavuştu.
Haber: MURAT EĞİLMEZ / Arşivi

İZMİR - İzmirli Emine Gümüş, 30 yıl önce boşandığı gurbetçi eşinin yanında bıraktığı ve bu tarihten itibaren hiç haber alamadığı çocukları Fatma, Ferhat ve Arif'e tesadüfen kavuştu. Annesinin izini bulunca kilometrelerce uzaktan kalkıp gelen Ferhat
ile annesi Emine Gümüş sevinç gözyaşları içinde sarmaş dolaş oldu.
40 yıl önce evlenip birlikte Almanya'ya gittiği eşi Mehmet Zoroğlu'ndan üç çocuğu olan 55 yaşındaki Emine Gümüş, gurbete alışamadı. Eşiyle de kavgaları eksik olmayınca Türkiye'ye döndü. Çocukları Fatma, Ferhat ve Arif ise babalarıyla Almanya'da kaldı. Gümüş, bir süre sonra bir evlilik daha yaptı ve üç çocuğu oldu.
Biri zihinsel özürlü üç çocuğunu büyütürken, Almanya'da bıraktığı evlatlarının özlemiyle yanan Gümüş, tüm aramalarına rağmen izlerini bulamadı. Bu arada ikinci eşinden olan çocuklarından ikisini evlendirdi. Gümüş, zihinsel özürlü kızıyla yaşadığı evinde, Almanya'daki çocuklarına kavuşmak için dua ederken, geçen ay Stuttgart'tan sürpriz bir telefon aldı.
Torunun öğretmeni tanıyor
Telefondaki ses, kızı Fatma'ya aitti. Evlenip çoluk çocuğa karışan 37 yaşındaki Fatma Kiraz'ın Stuttgart'ta ilkokula giden oğlu, annesinin dramını Türk öğretmenine anlatmıştı. Öğretmen de yıllar önce Emine Gümüş'le İzmir'de aynı semtte oturduğunu hatırlamıştı. Öğretmen, İzmir'deki annenin adresini tespit edip telefon numarasını öğrenmişti.
Sürpriz telefonla sevinçten havalara uçan Gümüş, kızı Fatma ve Ferhat'ın Stuttgart'ta olduğunu, büyük oğlu Arif Zoroğlu'nun ise yıllar önce İstanbul'a yerleşip oto tamirciliği yaptığını öğrendi. Buluşma yolunda ilk harekete geçen, küçük oğul Ferhat oldu. Ferhat, iki çocuğu, eşi ve baldızını yanına alarak Türkiye'ye geldi.
Altı yaşından beri annesiz Duygulu buluşmada
30 yıldır görüşmeyen ana-oğul gözyaşı içinde kucaklaşırken, izleyenler de gözyaşını tutamadı. Altı yaşında ayrılmak zorunda kaldığı yavrusunu bağrına basan Gümüş, "Tanrı bugünü gösterdi ya artık ölsem de gam yemem" dedi.
Gümüş, İstanbul'daki oğlu Arif'in de birkaç gün içinde kendisini görmek için İzmir'e geleceğini söylerken heyecandan güçlükle konuşuyordu:
"Şu an yaşadıklarımı tarif etmem imkânsız. Ben çocuklarıma hasret çekerken, onlar da beni arıyormuş. 30 yıl sonra da olsa hepimiz mutluyuz. Yavrularımı bulmak, torunlarıma sarılıp koklamak en büyük arzumdu."
Annesine kavuşmanın sevincini yaşayan Ferhat Zoroğlu ise "Canım annem" diye sarıldığı annesini hiç olmazsa birkaç aylığına Almanya'ya götüreceğini, böylece işi nedeniyle Türkiye'ye yakın tarihte gelmesi mümkün olmayan ablası Fatma'yla görüşmesini sağlayacağını söyledi. Zoroğlu, duygularını şöyle dile getirdi:
"İnanılmaz bir mutluluk yaşıyorum. Bu çok güzel, anlatılamaz bir duygu. İnsanın annesine sarılmasının sıcaklığını dünyada hiçbir şey veremiyor. Artık annemden ayrılmak istemiyorum."