301'inci madde için umut sivil toplumda

Değişiklik için yeşil ışık
Hrant Dink'in ölümüyle yeniden gündeme gelen ve 'Türklüğü aşağılamak' suçlamasını düzenleyen TCK'nın 301'inci maddesinin değiştirilmesi için iktidar yeşil ışık yaktı. Ancak yeni yasa metninin nasıl olması gerektiği konusunda bir görüş birliği yok. Hükümet sivil toplumdan öneri bekliyor.
Baskın görüş: Kaldırılsın
301'inci maddeyle ilgili daha önce iki kez toplanan ancak görüş birliğine varamayan sivil toplum örgütleri yeniden bir araya gelecek. Örgütlerin önemli bir kısmı maddenin tamamen kaldırılmasından yana. Başbakan Erdoğan, "Tamamen kalkmaz ama ortak öneri gelirse masaya yatırırız" diyor.
'Ortak kanaat zaten ortada'
TTB Başkanı Prof. Gençay Gürsoy bütün örgütlerin tek bir metinde uzlaşmasını mümkün görmese de hafta arasında geniş katılımlı toplantı yapacaklarını söyledi. Gürsoy, "Hükümet bizden ortak kanaat bekliyor ama o kanaat zaten Hrant Dink'in cenazesinde ortaya çıkmıştı" diye konuşuyor.

ANKARA - Öldürülen AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in hedef gösterilmesine neden olan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinin değiştirilmesi için sivil toplum kuruluşları bir dizi kampanya başlatıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine geçen yıl 301 için öneri hazırlamak amacıyla bir araya gelen ancak, ortak bir teklif sunamayan sivil toplum kuruluşları da yeniden çalışma başlatma kararı aldı. Boğaziçi Üniversitesi de 'Türklüğe hakaret'i suç sayan 301'in tümden kaldırılması için bir bildiriyi imzaya açtı.
İnsan Hakları Derneği (İHD), Mazlum-Der, Helsinki Yurttaşlar Derneği (HYD) ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi'nin oluşturduğu İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) kısa vadede 301. maddenin kaldırılması, uzun vadede düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanması için başlattığı 'Düşünceye Özgürlük Kampanyası'nı canlandırıyor. İHOP eski dönem sözcüsü ve Mazlum-Der Genel Başkanı Ayhan Bilgen, geçen eylül ayından beri süren kampanya çerçevesinde 17 imza toplandığını belirttikten sonra şunları söylüyor: "Dink'in öldürülmesi sonrası yeniden değerlendirme yaptık. Yeni bir çalışma daha başlatıyoruz. İlk aşamada, toplanılan imzaları TBMM Başkanı Bülent Arınç'a vereceğiz. İnternet üzerinden imza kampanyamız da sürüyor."
'Tümüyle kaldırılmalı'
Bilgen, 301'in değiştirilmesinin yetmeyeceğini, tümüyle kaldırılması gerektiğini de belirtiyor.
Müzisyen Şanar Yurdatapan'ın yürüttüğü 'Düşünce Suçuna Karşı Girişim' de daha önce Dink'i yargılandığı davalarda yalnız bırakmamak için başlattığı, 'Dink'in Suçuna Katılır Mısınız' kampanyasını canlandırıyor. Girişim, "Elbette soykırım vardır diyorum" diye demeç verdiği için Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde Dink aleyhine açılan davanın 22 Mart'taki duruşmasında, düşünce özgürlüğüne duyarlı herkesi "Ben de Hrant Dink'im" demeye çağırıyor.
İHD de 301'in kaldırılması için bir teklif hazırlayarak TBMM'ye sunma kararı aldı. İHD Başkanı Yusuf Alataş, 301'in ıslah olabilecek bir madde olmadığını ve kaldırılması gerektiğini savunduklarını hatırlattıktan sonra şöyle devam ediyor: "Sorun teklif hazırlamak ise merak etmesinler hafta sonuna doğru TBMM'ye bir yasa önerisi vereceğiz. Tek maddelik bir öneri olacak, 301. madde kaldırılmıştır biçiminde. Ama gerekçesini de ortaya koyacağız."
'Beni de yargıla 301'
301'e akademik isyan ise Boğaziçi Üniversitesi'nden (BÜ) geldi. BÜ Rektörü Prof. Ayşe Sosyal öncülüğünde 135 akademisyen, bir bildiri yayımlayarak
"301. maddenin tümüyle iptal edilmesini" istedi.
301 karşıtı cephenin en 'genç' üyesi ise Güçlü Türkiye Partisi (GTP). Dink, katledildikten sonra Agos Gasetesi'nin Şişli'deki binasına 'Katil 301' dövizleriyle yürüyen GTP'liler bu kez de 'Beni de yargıla 301' diye kampanya başlattı. Bu kampanyayla 301 genç, yasa kapsamındaki bir suçu 23 Şubat'tan itibaren işleyip 10'arlı gruplar halinde kendilerini mahkemelere ihbar edecek. GTP Genel Başkanı Tuna Bekleviç, "Hükümet bu maddeyi kaldırana kadar her birimiz ayrı ayrı 301'inci maddeyi bilerek ve isteyerek çiğneyeceğiz. Bu maddeden yargılanıp suçlu bulunan aydınlarımızı destekleyeceğiz" diyor.
Öneri çıkmayan girişim
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın talebi üzerine 301 için değişiklik önerisi hazırlamak amacıyla geçen yıl bir araya gelen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Türkiye İşverenler Sendikası (TİSK), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Türk-İş, DİSK, Hak-İş, Memur-Sen, Televizyon Yayıncıları Derneği, Türk Tabipleri Birliği (TTB) gibi sivil toplum örgütlerinin toplantılarından sonuç çıkmamıştı. İKV Başkanı Davut
Ökütcü'nün koordinatörlüğünde yürütülen çalışmalarda görüş birliği sağlanamamış, 2006'nın Aralık ayında AB'nin Türkiye ile müzakereleri sekiz başlıkta durdurma kararı almasının ardından da sivil toplum örgütlerinin çalışmaları sona ermişti.
İKV: Yasayı biz yazamayız
İKV Başkanı Davut Ökütcü, gelinen noktayı şöyle değerlendirdi: "301'le ilgili yeniden bir çalışma başlatılması hususunda hükümetten
öneri gelmedi. Zaten sayın Başbakan ile yaptığımız toplantıda sivil toplum örgütleri olarak yasanın muğlak ifadelerden arındırılarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde yeniden ele alınmasını talep ettiğimizi ifade ettik. Ama yasayı düzenleme, değişikliği gerçekleştirme misyonu hükümete ve Meclisimize aittir. Yasayı bizim yazmamız doğru olmaz. Örgütlerin 301'in kaldırılmasından, kısmen değiştirilmesine kadar farklı görüşleri var. Bizler net olarak irademizi ortaya koyduk. Kamuoyunun nabzını tutan hükümet iradesini ortaya koyarak gerekeni yapmalıdır."
Gürsoy: Yeniden başlıyoruz
Ökütücü'nün aksine aynı çalışma içinde yer alan TTB'nin Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy ise 301'in değiştirilmesi veya kaldırılması sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin bu hafta içinde yeniden çalışma başlatacağını söylüyor. Gürsoy, halihazırda 'telefon trafiğinin' sürdüğünü kaydederken, bu kez katılımın da geniş tutulacağını belirtiyor. Bir önceki görüşmeleri 'başarısız' bulan Gürsoy, hükümetin bütün örgütlerin bir metinde uzlaşmasını beklemesini 'hayal' diye niteliyor: "Hükümetten gelen, 301'in kalkma olasılığıyla ilgili mesajlar doğrultusunda temas halindeyiz. Şu an TTB, TMMOB, DİSK ve Hak-İş'le görüşüyoruz. Türkiye Barolar Birliği'ni de çağıracağız. Bu örgütler arasında bu maddenin kaldırılması veya değiştirilmesi yönünde mutabakat yok. Aslında 301. maddeyle ilgili ortak kanaat, Dink'in cenazesinde ortaya çıktı. Hükümetin bunu algılaması ve adım atması gerekir ama hâlâ sivil toplum örgütlerinden mesaj bekleniyor. Bu mesaj verilmiş durumda.
Eğer hükümet örgütlerin bir metinde uzlaşmasını bekliyorsa bu hayaldir."
'Değiştirilse Dink ölmezdi'
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu da "301 vaktinde değiştirilseydi belki de Dink ölmeyecekti" diyor. Maddenin tümüyle kaldırılmasından yana olan Uslu'nun görüşleri şöyle: "Nezaketen geçmişte yarım bıraktığımız işi aynı katılımcılarla sürdürmemiz gerek. Bu konuda adım atılamayacaksa o zaman 301 konusunda kim içtenlikliyse o ortaya çıkar. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'yla görüştüm, Gençay Gürsoy'la görüştüm bu konudaki temaslarımız sürüyor. Şu noktada hükümet yetkilileriyle görüşmeye gerek yok."
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise "301 lastik gibi her tarafa çekildiği için şimdilik bu konuda görüş belirtmek istemiyorum. Önümüzdeki günlerde bu konuda bir çalışma yapacağız" diyor.
'301 utancı bitsin'
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) de 301'den kurtulmak gerektiğini söylemişti. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, geçen hafta yapılan 37. Genel Kurul'da yaptığı konuşmada "Demokrasiye sahip çıkmak isteniyorsa yapılacak ilk iş 301. maddenin ve yerleşik uygulamalarının yarattığı utançtan kurtulmaktır" demişti.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay da 301'in zaman yitirilmeden kaldırılmasını istedi.
TBMM İnsan Hakları Komisyon Başkanı Mehmet Elkatmış ise maddenin eleştiri sınırları içindeki söylemleri suç saymadığı kanaatinde. Elkatmış, "Şimdiye kadarki uygulamalar 301'in hâkimler tarafından yanlış uygulandığını ortaya koydu. Eğer madde çağdaş yorumlansaydı buna ihtiyaç kalmayacaktı. Maddenin değiştirilmesi gerekli" diye konuşuyor.
AKP'de öneri var
AKP cephesinde 301 için bugüne kadar çeşitli çalışmalar yürütüldü. Parti yönetimi 301'i tümüyle kaldırmak yerine 'somutlaştırmak' üzere bir metin hazırladı. Akademisyenlerden destek alınarak hazırlanan 'taslak' metinde, 301'in birinci fıkrasındaki 'Türklüğü' ifadesinin çıkarılıp yerine 'Türk milleti' ifadesi konularak somutlaştırılması ilke olarak benimsendi. Bu çalışma Erdoğan'a da sunuldu ancak tasarı biçimine dönüştürülmeden beklemeye alındı. Bunun yerine sivil toplum kuruluşlarının bir metin hazırlaması istendi.
Başbakan talimat verirse bu öneri teklife dönüştürülerek TBMM'ye sunulabilecek.