32 yıl sonra anıt mezarı oldu

32 yıl sonra anıt mezarı oldu
32 yıl sonra anıt mezarı oldu
Savunmasını dahi yapamadan idam edilen Veysel Güney'in mezarı bulunamadı. Ailesi de vasiyeti üzerine adına anıt mezar yaptırdı.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

12 Eylül döneminde 11 gün arayla yapılan iki duruşma sonrası idama mahkûm edilen Veysel Güney’in infazı 11 Haziran 1981’de gerçekleştirildi. Ancak cenazesi ailesine teslim edilmedi. Nereye gömüldüğü 32 yıl geçmesine rağmen bulunamadı. Güney, ailesine idamdan önce yazdığı son mektubunda “Mezarımı yol kenarına kazın/üzerine devrim şehidi yazın/ başına yıldızlı yumruk kazın-gidiyorum ölümsüzlüğe/ hoşcakalın.. Sizin Veysel” sözleri ile vasiyetini dile getirdi.
Güney’in mezarı bulunamadı ancak CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın girişimiyle Güney’in doğum yeri olan Malatya’nın Davuldu Köyü’nde vasiyetine uygun olarak bir anıt mezar yaptırıldı. Anıt mezar Veysel Güney’in vasiyet ettiği gibi yol kenarına yapıldı ve üzerine Veysel Güney’in kabartmasının yanına ‘yıldız yumruk’ figürüne yer verildi. Anıt mezarın üzerine de ailesine yazdığı son mektupta dile getirdiği sözler yazıldı. Yıllarını oğlunun naaşını arayarak geçiren annesi göremese de, baba Ali Güney, kardeşleri, yakınları, köylüleri ve Veysel Güney’in arkadaşları törene katıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve CHP’li Veli Ağbaba’nın katıldığı tören için Ankara , İstanbul ve Mersin’den Veysel Güney’in ‘yol arkadaşları’ geldi. Tören için gelenleri aile, mezarlığın kapısında karşıladı. 

Biz beklerken gömmüşler

Veysel Güney için tören mezarlığa kadar yapılan yürüyüşle başladı. Anıt mezar başında ise Güney’i anlatan konuşmalar yapıldı. Ayhan Güney, ağabeyi Veysel Güney’in idamından dakikalar önce son görüşmesini şöyle anlattı: “Bir gece köyden annemle beni cemseye bindirip götürdüler. İlk ben girdim. Girdiğimde ağabeyim cemsedeydi ve elleri arkadan bağlıydı. Ağlayarak girdim, beni görünce gülümsedi. ‘Neden ağlıyorsun, ben bu mücadeleye sonunu bilerek girdim’ dedi. Ben ‘Ne mutlu ki sana kavgan uğruna seve seve can veriyorsun. O nedenle hiçbir zaman ölmeyeceksin’ dedim. Slogan attım. Slogan atınca beni dışarı çıkardılar. Annem cemseye girdiğinde annem, ‘Nasıl dayanacaksın’ diye sormuş. ‘Anne ben o kadar işkence gördüm ki bunlar bana vız gelir’ demiş. Sonra bizi oradan ayırdılar beni gözaltına aldılar.” Ağabeyi ile son görüşmesini gözyaşları içinde anlatan Ayhan Güney, “Sabaha kadar bekledik. Cenazeyi teslim edeceğiz demelerine rağmen, etmediler. Meğer biz beklerken gömüp gelmişler” diye konuştu.