40 bin çocuk sokakta

Ürkütücü boyut
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan sorumlu Devlet Bakanı Güldal Akşit, 'sokakta yaşayan çocuklar' sorununun ürkütücü boyutlara ulaştığını açıkladı: "40 bin çocuk sokakta yaşıyor veya çalışıyor. Bunların 3 bini de madde bağımlısı."
Ulaşılabilenler
Akşit'in aktardığı bilgiler: Çocukların 1165'i okula başlatıldı, 5 bin 79'u yarım bıraktığı okula döndürüldü. 11 bin 268 çocuk ailelerinin yanına yerleştirildi. 6 bin 20 çocuğa yardım sağlandı. 117 çocuk ise korumada.
Haber: NAZİF İFLAZOĞLU / Arşivi

ANKARA - Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan (SHÇEK) sorumlu Devlet Bakanı Güldal Akşit, Türkiye'nin giderek kronikleşen 'sokakta yaşayan çocuklar' sorununa dikkat çekti. Akşit 40 bin çocuğun sokakta yaşadığını, bunların 3 bininin de madde bağımlısı olduğunu açıkladı.
Plan ve Bütçe Komisyonu'nun önceki gün yapılan oturumunda, sokakta yaşayan ve çalışan çocuklarla ilgili bakanlığının yaptığı çalışmalara ilişkin bilgi veren Akşit, Türkiye'de 40 bin 205 çocuğun sokakta yaşayıp çalıştığını söyledi.
334'ü işe döndü
Akşit, bakanlığının yaptığı çalışmalar sonucunda, bu çocuklardan 1165'ine ulaşılarak okula başlatıldığını, 5 bin 79 çocuğun yarım bıraktığı okuluna döndürüldüğünü, 11 bin 268 çocuğun ailesinin yanına yerleştirildiğini ifade etti. Bakan Güldal Akşit, 334 çocuğun işe döndüğünü, 6 bin 20 çocuğa sosyal yardım sağlandığını, ailesinin yanındaki 841 çocuğa nakdi yardım yapıldığını, 177 çocuğun ise korumaya alındığını kaydetti.
85 aileye ceza
Sokakta yaşayan çocuklardan 3 bin 57'sinin madde bağımlısı olduğunu belirten Akşit, çocuğunu sokakta çalıştıran 692 aile hakkında da yasal işlem yapıldığını ve bunlardan 85'ine ceza verildiğini söyledi. Akşit, CHP'lilerden gelen SHÇEK'te 'ilahiyatçı kadrolaşma' bulunduğuna ilişkin eleştirileri yanıtlarken de 'bunların gerçeği yansıtmadığını, kurumdaki ilahiyatçı sayısının az olduğunu söyledi.
Sezer'e eleştiri
Toplantıda konuşan AKP'li Musa Uzunkaya ise, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i eleştirdi. Sezer'in katıldığı Din Şûrası'nda yaptığı laiklik tanımına dikkat çeken Uzunkaya, "Acaba, Cumhurbaşkanı'mızın din konusunda danıştığı yetkin biri var mı? Toplumda asla kabul görmeyecek bu laiklik tanımını belli bir uzman kadrosundan mı almıştır, merak ediyorum" dedi.
Misyonerlik tartışması
Kendisine gönderilen İncil'i de üyelere gösteren Uzunkaya, CHP'li milletvekilleri, "Bize gelmedi" deyince, "Herhalde sizin dine bakışınızda bir sakatlık var, ondan size göndermediler" karşılığını verdi.
Komisyon Başkanı Sait Açba' nın, "Anlaşılan, sizden başka kimseye göndermemişler", CHP'li Ali Kemal Deveciler'in ise, "Sizin ihtiyacınız var, ondan sadece size göndermişler" demesi üzerine Uzunkaya, Türkiye'de ciddi bir misyonerlik faaliyeti olduğunu ve her eve İncil gönderildiğini ileri sürdü. Uzunkaya, "Oysa biz insanımıza bir Kuran meali bile gönderemiyoruz. İnsanımızın eline, İncil'den önce Kuran geçmeli" diye konuştu.
CHP'li Birgen Keleş de, dış politikada dostluğa yer olmadığını, ülke çıkarlarının önemli olduğunu belirterek, bu nedenle söylem ve uygulamanın birbiriyle tutarlı olması gerektiğini söyledi. Başbakan ve eşini isim vermeden eleştiren Keleş, "Çağdışı kıyafetlerle yabancıların karşısına çıkmakla, zinayla ilgili taleplerle tutarlı olabilir misiniz?" diye sordu. Keleş, AP Yeşiller Grubu temsilcilerinin kendisine, İlerleme Raporu'na 'ucu açık müzakere' ibaresinin, zina ve benzer tartışmalar nedeniyle konulduğu bilgisini verdiklerini kaydetti.
Toplantıda, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın üyelere Kuran ve ilmihal dağıtması dikkat çekti.